TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu'nda, 12 bin 500 öğretmen kadrosu ihdası ile er, erbaş ve askeri öğrencilerin harçlıklarını artıran düzenlemeleri de içeren kanun teklifi kabul edildi.

30 Aralık 2015 Çarşamba

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın'ın başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda, sözde özerklik ve öz yönetim iddialarıyla ilgili gündemdışı konuşma yapan AK PARTİ Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara, terör örgütünün, sivil vatandaşlarla kolluk güçlerini karşı karşıya getirmeyi amaçladığı yeni bir strateji uyguladığını belirtti.

"Bombaları, silahları bırakın bir kenara, hendeğin kendisi tek başına bir terör olayıdır" diyen Boynukara, "Yönetim süreçlerine ilişkin değişiklik taleplerinin gündeme geleceği yer TBMM'dir. Konu TBMM'de gündeme gelir, tartışılır ve bir karara bağlanır. Ama bunun dışında bir yöntemle terör üzerinden konu gündeme getirildiğinde bizim ona söyleyebileceğimiz çok söz vardır" değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ise TBMM'nin öfke, ayrıştırma, ötekileştirme yeri olmadığını, buranın Türkiye'ye örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi.

Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın da "Hepimizin milletvekili olarak mutlaka milletin onuruna uygun bir şekilde hareket etmesi lazım. Bu Meclis çatısı altında verimli bir çalışmayı sağlamamız lazım" dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp ise Diyarbakır'ın sorunlarıyla ilgili konuşmasında, 7 il ve 20 ilçede onlarca mahalleyi kapsayacak şekilde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının toplamda 250 günü geçtiğini savunarak, "Bunun tek sebebiyse eşitlikçi, çoğulcu, birlikte yaşam temelinde olan, yani demokratik cumhuriyet isteğiydi, yani öz yönetimdi" diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, "Bundan 96 yıl önce Ankaralılar ne kadar vatan sevgisiyle dolu olduklarını göstermişlerdi" ifadesini kullandı.

İçinde bulunulan dönemde, 27 Aralık tarihlerinin giderek daha sönük geçtiğini savunan Nazlıaka, "27 Aralık, aynı zamanda bir ruhun temsilidir. Ankaralılar devrimcidir. Ankaralılar inandıkları uğruna mücadele edenlerdir. Ankaralılar yüreği vatan sevgisiyle dolu insanlardır. Onun için biz bu mücadele meşalesini her zaman diri ve canlı tutacağız" dedi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) yerleşkesinde yaşanan gerginlik, TBMM Genel Kurul gündemine de geldi.

MHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için üniversitelerdeki PKK yapılanması ve terör eylemlerinin araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul'a getirdi.

MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter, üniversitelerdeki terörist yapılanma nedeniyle, pek çok öğrencinin öğretim hakkı ve can güvenliğinin tehdit altında olduğunu belirtti.

Yönter, PKK'nın, öğrencilerin üniversite yönetimlerine başvurusuna rağmen baskı, dayatma, şantajını tüm şiddetiyle sürdürdüğünü ifade ederek, "Üniversite yönetimlerinin ve emniyet birimlerinin gerekli tedbirleri almaması, üniversitelerimizde öğrencilerin PKK terör örgütü militanlarınca şehit edilmesine de sebep olmaktadır" dedi.

PKK'nın eylemlerini üniversiteler hatta öğrenci yurtlarına kadar yaygınlaştırarak niyetini gösterdiğini ifade eden Yönter, üniversitelerde eğitim hakkının, PKK tarafından gasp edildiğini, emniyet güçleri, üniversite yönetimi, hükümetin buna seyirci kaldığını öne sürdü.

PKK ve yandaşlarının, Güneydoğu'dan sonra üniversitelerde de kalkışma propagandası yaptığını, bunun hükümetin eseri olduğunu savunan Yönter, "AKP'nin Çözüm Süreci adını verdiği dönemde, 'Üniversite yıllarında namaz da kılardı' denilerek parlatılmak istenen bebek katilinin üniversitelerdeki yandaşları, ODTÜ'de, namaz kılan öğrencileri darbetmeye kalkışmıştır. Biz Cumhurbaşkanı'nın ODTÜ'de müessif olaylara göstermiş olduğu tepkinin aynısını PKK'lı teröristlerin saldırısına uğrayan milliyetçi, vatansever öğrencilere de göstermesini bekler, bunu dilerdik" diye konuştu.

Öneri aleyhinde konuşan HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, öğrenci disiplin yönetmeliğinin, solcu, demokrat, Kürt öğrencileri sindirmek, baskı altında tutmak için uygulandığını ileri sürdü.

Sancar, hükümetin ülkeyi yönettiği 13 yıl içinde, bu yönetmeliklerin değişmesi için taleplerin iletildiğini ifade etti.

"Keşke MHP Grubu, üniversitelerde oynanan oyunun açığa çıkarılması için daha objektif önerge verseydi" diyen Sancar, MHP'nin tabanına, kendisine yakın öğrencilere "Bir tezgah kuruluyor, buna gelmeyin. Sizi Kürt öğrencilerin üzerine saldırtıyorlar, provokasyon var. Bu oyunlara gelmeyin" demesi gerektiğini bildirdi.

Yıllardır ODTÜ'ye saldırıldığını öne süren Sancar, "Orada namaz kılması engellenmiş bir araştırma görevlisinin ve bu haber üzerine başlayan bir linç kampanyası. Cumhurbaşkanı bile ODTÜ'yü hedef gösterdi" dedi.

Bir kişinin ibadet hakkına en ufak bir saldırı olursa buna ilk kendilerinin karşı çıkacağını belirten Sancar, "Eğer öğrenciler arasında bu minvalde bir tartışmayı ODTÜ'yü linç etmek için kullanırsanız ODTÜ'yü savunuruz, sonuna kadar ODTÜ'nün yanında oluruz, sonuna kadar ODTÜ'yü size yedirmemek için her şeyi yaparız" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, sataşma gerekçesiyle söz alarak öğrencilerin siyasi faaliyet yürütmesinin ayrı, üniversitelerdeki terör faaliyetlerinin ayrı olduğunu belirtti.

MHP'nin, "eller kalem değil, silah tutmalı" sloganıyla hareket ettiğini ifade eden Akçay, Sancar'ın, objektiflik tavsiyesini, "MHP'nin çağrılarını, Genel Başkanımızın binlerce kez bu konudaki telkinlerini, parti olarak gösterdiğimiz dirayeti dikkate alacak olursak bu konuda son derece objektifiz. Oynanan oyunun, provokasyonların farkında olan bir partiyiz" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da grup önerisi lehinde yaptığı konuşmada, gençlere, "Sizler yarının mimarısınız" denildiğini, bunun, "Bugünler bizim, bugünleri vermem, hele yarın olsun" anlamına geldiğini belirtti.

Gençlerin, bugünün de yarının da mimarı olduğunu vurgulayan ve kendisinin de ODTÜ mezunu olduğunu anlatan Nazlıaka, şunları söyledi:
"ODTÜ ile hesaplaşmanız bitmedi gitti. Sizler konuyu inanç özgürlükleri meselesine getirdiniz. Bizler inanç özgürlüğünü en fazla savunanlarız. Asıl mesele inanç özgürlüğü değil. Asıl mesele ODTÜ'ye girme, talan etme hırsı, ODTÜ ile hesaplaşma, hedef gösterme. ODTÜ'ye tankla, tüfekle girilmez, akılla girilir. Önce sınav kazanmamız gerekir."

AK PARTI Ardahan Milletvekili Orhan Atalay,grup önerisi aleyhindeki konuşmasında üniversite, gençlik, bilim denilince sicili en utanç verici partinin CHP olduğunu ifade ederek, 1933'de Darülfünun'un kapatıldığını, CHP'nin, üniversite kapatan parti olarak tarihe geçtiğini kaydetti.

CHP'nin 25 yıl tek başına iktidar olduğunu anımsatan Atalay, bu süre içinde sadece Ankara Üniversitesi'nin açıldığını, 13 yıllık AK PARTI iktidarında ise 100'ün üzerinde üniversite açıldığını anlattı.

Şanlıurfa, Ardahan, Denizli, Kırklareli'nde geleceğin Oxford'larını kurduklarını ifade eden Atalay, AK PARTI'nin hiçbir üniversiteyle davasının olmadığını bildirdi.

Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"ODTÜ bu ülkenin yüz akıdır, uluslararası sıralamada bu ülkenin yüzünü ağartacak üniversitelerimizden biridir. Ama ne yazık ki ODTÜ'nün şanına yakışmayan, despot, dayatmacı, sizin zihniyetinizi paylaşan gençler, oradaki öğrencilerin ibadetine dahil tahammül etmemiş. Farklılık, özgürlük, hürriyet sadece sizin lehinize olursa değer taşır. Sizin lehinize değilse, sizden farklı düşünüyor, sizden farklı inanıyorsa o yok edilmesi gereken düşman gibi kabul görür. Nitekim ODTÜ'deki öğrencilerin uğradığı saldırı bunun açık kanıtıdır. O çocukların namaz kılmak zorunda kaldıkları mezbelelik yeri de gördük. Türkiye'de ne yazık ki bazı üniversiteler belli kalıpların, dar ideolojik, sekter yapıların yuvası haline gelmiştir. Orada çoğulculuk, farklılık, özgürlük yaşatılmıyor, yaşatılmasına izin verilmiyor. ODTÜ'de bir grup kendinden sol, PKK, DAEŞ adı ne olursa olsun kendi inancını, ideolojisini ötekine zorla dayatan, şiddeti kendi düşüncesini benimsetme aracı olarak tercih etmiştir. Bu yapıya biz izin vermeyiz."

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da Atalay'a sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.

Atıcı, "Cumhuriyet olmasaydı ben de aramızdaki birçok insan da halen padişahın kapıkulu olacaktık. Bugün Cumhuriyetin bütün kazanımlarına rağmen içimizde sarayın, padişahın kapıkulu olmaya özenenler var. Bize asla namaz edebiyatı yapmayın. Namaz kılanlarla sorunumuz yok. Namaz kılarken nasıl ihale kaparım diyenlerle, acaba 5 vakit daha fazla kılsam da milletvekili olsam diyen zihniyetle sorunumuz var. Dindarla değil, sizinle sorunumuz var" diye konuştu.

Konuşmaların ardından, MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, 12 bin 500 öğretmen kadrosu ihdasına ilişkin düzenlemenin de bulunduğu Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor.

Görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Numan Kurtulmuş, Suriyeli sığınmacılarla ilgili bir soru üzerine, Nisan 2011'den bu yana Türkiye'ye yaklaşık 2,5 milyon sığınmacı geldiğini kaydetti.

Türkiye'nin başından beri Suriye'deki drama sessiz ve seyirci kalmadığını vurgulayan Kurtulmuş, "Açık kapı politikası gereği Suriye'de her kim Türkiye'den yardım istemişse, elini uzatmışsa, ister Kürt kökenli, ister Arap kökenli, ister Türkmen olsun, ister Ezidi olsun, ister Alevi, ister Sünni olsun, ister gayrimüslim olsun, her kim Türkiye'den yardım istediyse, Türkiye'ye sığınmak isteyen Suriyeli ve Iraklılara kapımız açılmıştır" dedi.

Kurtulmuş, Türkiye'nin, şimdiye kadar yapılan hizmetin BM standartlarına göre, yaklaşık 8 milyar dolarlık maliyeti karşıladığını bildirdi. Bunun bazen yanlış anlaşıldığını belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin cebinden bu kadar para çıktığı anlamında olmadığını söyledi.

Sorunun çok taraflı ve büyüklüğünün farkında olduklarını belirten Kurtulmuş, bunun, Türkiye'nin tek başına çözebileceği bir sorun olmanın çok ötesine geçtiğini dile getirdi.

Kurtulmuş özellikle yaz aylarında Türkiye üzerinden Doğu Akdeniz göç yolunu kullanarak Avrupa'ya geçmek isteyen insanların oluşturduğu manzara dolayısıyla Suriyeli göçmenler sorununun, uluslararası camianın yeni dikkatini çektiğini belirtti. Türkiye'nin, bu mülteciler meselesini uluslararası platformlara taşıdığına işaret eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün dünyanın bu konuda dikkatini her platformda çekmeye devam ediyoruz. Fakat maalesef Suriye'de, halkın istediği onurlu bir barış sağlanmadan Suriye meselesinin kısa süre içinde çözülmesi mümkün görülmüyor. Uluslararası camia Suriye meselesinde, başından itibaren Suriye'de sorunun nasıl çözüleceğine ilişkin bir plana sahip olmadığı gibi mülteciler meselesinin de nasıl üstesinden gelinebileceğine dair ortak bir plana sahip değildi. Türkiye olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye gayret ettik, bundan sonra da gayret ediyoruz. Bizim amacımız Suriye'de, Suriye halkının istediği kalıcı, onurlu bir barışın sağlanmasıdır."

Kurtulmuş, ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının, ilgili Başbakan Yardımcısı'nın başkanlığında düzenli olarak toplanıp, AFAD'tan Göç İdaresi'ne, Sağlık Bakanlığı'ndan Milli Eğitim Bakanlığı'na kadar entegre Suriye mültecileri politikasını Türkiye'de yürütmeye gayret ettiklerini anlattı. Kurtulmuş, bunu da sürekli olarak güncellediklerine işaret etti.

Kurtulmuş bütün bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının, sorumluluklarını yerine getirdiğini, son derece disiplinli, bütünleşik Suriye politikasını uygulamaya gayret ettiklerini bildirdi. Kurtulmuş, "Mesele sadece Türkiye'nin tek başına çözebileceği sorun olmanın çok ötesine geçmiştir" dedi.

Kurtulmuş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bağımsız olup olmadığına yönelik soru üzerine, Bankanın yasası gereği bağımsız bir kuruluş, hükümetten bağımsız olduğunu belirtti.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Ancak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türkiye'deki hükümetin genel olarak ortaya koyduğu, parlamentoda kabul edilen ekonomi politikalarıyla uyumlu şekilde, dünyanın her yerinde bütün merkez bankalarında olduğu gibi uyumlu şekilde hareket eder. Türkiye'de, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bağımsızlığı konusunda en ufak tereddüt yoktur. Bu bağımsızlık araçsal bağımsızlıktır. Araçsal bağımsızlık Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın tamamıyla Türkiye'deki ekonomi politikalarından uzak, azade olduğu anlamına gelmez. Merkez Bankası Yasası gereği, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın temel sorumluluğu, Türkiye'de fiyat istikrarını sağlamaktır.

Bununla ilgili olarak bütün araçsal bağımsızlık kuralı içerisinde bütün araçlarını geliştirip, zaman zaman farklı araçlar kullandığına siz de şahit oldunuz. Zaman zaman faiz aralığı gibi yeni uygulama ortaya koyar. Başka araçları kullanır. Dolayısıyla bütün bu uygulamalarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bağımsızdır. Herhangi bir şekilde bağımsızlığında bir şüphe yoktur. Bunu başkasının raporları değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin uygulamaları ve yasaları belirler."

Partisinin önerisi üzerinde söz alan Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı bölgelerde en fazla zarar görenlerin, kadınlar ve çocuklar olduğunu söyledi. Söz konusu bölgelerde kadınların düşük oranlarının da arttığını savunan Özkan, bu durumun halkta derin bir endişe oluşturduğunu ifade etti.

MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul, terör örgütü PKK'nın, devlet güçleriyle vatandaşlar arasında gerilim yaratmak istediğini belirterek, PKK'nın bugünkü duruma sinsice değil, açıkça ve göstere göstere geldiğini savundu.

Ankara ve Diyarbakır cumhuriyet başsavcılıklarının, DTK bildirisi sonrası başlattığı soruşturmaları hatırlatan Yurdakul, "Sayın Meclis Başkanı, Sayın Başbakan, Sayın Adalet Bakanı, o zaman getirin şu fezlekeleri bu Meclis'te karar verelim, sonuçlandıralım. Var mısınız AKP Hükümeti?" dedi.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, BM'nin, terör örgütleri ve destekçileriyle ilgili listesinin yakın bir zamanda açıklanacağını ifade ederek, "O açıklama yapıldıktan sonra burada subjektif düşünceler üzerinden değil, evrensel kriterler üzerinden kimin terör örgütü olduğu, kimin terör örgütlerine destek verdiği açık bir şekilde ortaya çıkacak" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da "İster evrensel kriterleri dikkate alalım, istersek milli vicdandaki kriterleri esas alalım, terör terördür, PKK da bir terör örgütüdür. Bunu hiçbir hakikat değiştiremez" ifadesini kullandı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan ise her şeyin kamuoyu önünde yaşandığını belirterek, "Şimdiye kadar, 13 yıldan beri milletin irfanına, izanına sığınarak şunu söyledik: Biz bu milletin doğusunu batısını, kuzeyini güneyini ayrı görmüyoruz. Bizim partimiz Şırnak'ta da var, Edirne'de de var, Samsun'da da var, Hatay'da da var. Bu bile başlı başına bizim bu meseleye nasıl yaklaştığımızın en güzel fotoğrafı" değerlendirmesinde bulundu.

AK PARTİ Van Milletvekili Beşir Atalay, "Bizim MHP'li dostlar sloganla konuşurlar, pek düşünce geliştiremezler, onun için 2 yıldır aynı şeyi söylüyorlar. Bu Meclis'te mümkün olabildiğince daha kapsamlı, daha makro, daha genel bakarak ülkemizin sorunlarını mümkün olduğunca ortak akılla nasıl çözeriz, onun peşinde olduk. Yaptığım 12 yıl bakanlığım süresince bütün icraatımın, eylemlerimin, kararlarımın, politikalarımın hesabını her zaman vermeye hazırım" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP'nin grup önerisinin önemli olduğunu kaydederek, "Hakkari'deki bebek ölüm hızına baktığınızda bu rakam ancak iki yılda yaşanacak rakam yani 8 kat bir artış var, iddia fevkalade vahim" diye konuştu.

AK PARTİ Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, partisinin iktidarı döneminde sağlık alanında devrim sayılabilecek çalışmalar yapıldığını anımsatarak, "AK PARTİ, batıda ne varsa doğuda da aynısını yapmıştır. Burada bir ayrım yoktur. Temel sorun, sağlık hizmetleri sorunu değil, hizmetin ulaşımında sorun vardır, terör vardır. Kürtlerin sağlık hizmetlerine ulaşımını engelleyen terördür" görüşünü dile getirdi.

HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, 12 bin 500 öğretmen kadrosu ihdasını da içeren Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi kabul edilerek, yasalaştı.

Kanuna göre, er, erbaş, Kıbrıs'a giden askerler ile askeri öğrencilerin harçlıkları arttırılıyor.

Er ve erbaşlar ile Kıbrıs'a giden askerlerin harçlıklarının hesaplanmasında esas alınan gösterge rakamları yüzde 100 artırıldı. Buna göre, 38 TL alan erler 76 TL, 43 TL alan onbaşılar 86 TL, 49 TL alan çavuşlar 97 TL alacak.

Askeri öğrencilerin harçlıkları da artırılacak. Askeri öğrencilerin harçlıklarının hesaplanmasında, "teğmen rütbesinin birinci kademe brüt aylığı" yerine, "6528 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutar" esas alınacak.

2003 öncesi ve sonrası göreve başlayan astsubayların başlangıç derece kademeleri ile eğitim seviyelerine bağlı olarak yapılan intibak işlemlerinde paralellik sağlanıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) sözleşmeli olarak istihdam edilen erbaş ve erlerin brüt asgari ücret esas alınarak belirlenen maaşları, subay, astsubay ve uzman erbaşlar dahil TSK'daki kamu görevlileri gibi memur aylık katsayısı esas alınarak belirlenecek.

Kanuna göre, devlet üniversitelerindeki öğretim üyelerinde emeklilik yaşının 72 olmasına yönelik düzenleme 1 yıl uzatılarak, 31 Aralık 2016'ya kadar geçerli olacak.

Hazine'ye veya DSİ'ye ait deniz, iç sular ve karada yapılacak su ürünleri üretim tesislerinde veya su ürünleri yetiştiriciliği yatırımlarında ihtiyaç duyulan su ve su alanlarıyla deniz ve iç sulardaki su ürünleri istihsal hakkının kira teknik şartları, süreleri ve yıllık bedellerinin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenme süresi 1 Ocak 2017'ye kadar uzatılacak.

Vakıflar, burs vermek için 31 Aralık 2016'ya kadar bağış alabilecek.

Kamu İhale Kanunu'nun, hizmet alımlarında ihale öncesi ilgili kurumlardan uygun görüş alınması ve personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarıyla ilgili sözleşmelerin uygulanması sürecinde yer alan görevlilerin sorumlulukları ve bunlar hakkındaki idari yaptırımları düzenleyen maddesinin ilgili fıkrasının bu yıl sonunda dolacak olan yürürlük tarihi, 30 Haziran 2016'ya kadar uzatılacak.

Milli Eğitim Bakanlığı'na 12 bin 500 öğretmen kadrosu ihdas edilecek.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.