TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI İSMAİL KAHRAMAN'IN ANAYASA MUTABAKAT KOMİSYONU TOPLANTISINDA YAPTIĞI KONUŞMASI...


TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın, Anayasa Mutabakat Komisyonu Toplantısı'nda yaptığı konuşmasının tam metni...

04 Şubat 2016 Perşembe

Anayasa Mutabakat Komisyonumuzun değerli üyeleri,
Sayın basın mensupları,
Ekranda bizi izleyen Aziz Milletimiz,
Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 26’ncı Yasama Döneminde oluşturduğumuz sivil anayasa konusunda çalışacak olan komisyonumuzun bu ilk toplantısında, sizleri saygılarımla selamlayarak sözlerime başlıyorum.
24’üncü Dönemde başlatılan ancak tamamlanamayan yeni ve sivil bir anayasa yapımı sürecine, yeni bir heyecan, şevk ve gayret ile tekrar başlıyoruz. Bu çalışmaların hayırlara vesile olmasını ve bir an önce muvaffakiyetle neticelenmesini diliyorum. Milletimizin 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan Genel Seçim ile yetkilendirdiği temsilcileri tarafından Anayasa yapılması anlamına gelen bu çalışmanın, siz değerli komisyon üyelerinin çabaları ile başarıya ulaşacağına inanıyorum.
Bilindiği gibi, Başbakanımız Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun siyasi partilerimizin yeni bir Anayasa çalışmasının başlatılması yolundaki yaptığı temaslar sonucunda olumlu yaklaşımlarını göz önüne alarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulunan siyasi parti genel başkanlarına birer mektup göndermiştim.
Siyasi partilerimizin genel başkanları, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Halkların Demokratik Partisi Eş Başkanları Sayın Figen Yüksekdağ ve Sayın Selahattin Demirtaş ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere, komisyonda görev alan milletvekili arkadaşlarımıza, bu komisyonun oluşması için katkı veren, anlayış gösteren ve süreçte bize destek ve cesaret verecek, yardımcı olacak herkese şükranlarımı ifade ediyorum.
Başkanlığını yapacağım bu komisyonda Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Sayın Cemil Çiçek, Sayın Ahmet İyimaya, Sayın Abdülhamit Gül; Cumhuriyet Halk Partisi’nden Sayın Bülent Tezcan, Sayın Namık Havutça, Sayın Ömer Süha Aldan; Halkların Demokratik Partisi’nden Sayın Mithat Sancar, Sayın Meral Danış Beştaş, Sayın Garo Paylan; Milliyetçi Hareket Partisi’nden Sayın Oktay Öztürk, Sayın Mehmet Parsak ve Sayın Kadir Koçdemir üye olarak partilerince görevlendirilmişlerdir. Milletimizin yeni bir anayasa beklentisine en iyi şekilde cevap vereceğine inandığım sayın komisyon üyesi milletvekili arkadaşlarıma başarılar diliyorum.

Değerli milletvekilleri,
Gayemiz; Türkiye’mizin geleceğini çağdaş, çoğulcu demokrasi esaslarına uygun insan hak ve hürriyetlerine saygılı ve öznesi insan olan, insana hizmet için teşkilatlandırmış kuvvetli, kudretli, üniter yapıda bir hukuk devleti yapılanmasını ortaya koyacak bir sistemi inşa etmek olmalıdır.
Milletimiz bizleri meseleleri çözümlememiz için görevlendirdi. Çözüm üretmek ve zorlukların üstesinden gelmek durumundayız. Zayıfların silahı şikâyet ve şiddettir. Zorluklar da mecburiyetler gibidir. Var diye kabul ederseniz var olurlar. Zorluklar başarının değerini artıran süslerdir.
Çözümde görev almayanlar sorunun bir parçası olurlar. Engelleri aşamayanlar onları aşılmaz görenlerdir.
Bir düşünürün dediği gibi; Ya başlamamalı, ya da bitirmelidir. Gerçeği, çareleri birlikte arayacağız ve sonuca gitme ümidini hiç ama hiç kaybetmeyeceğiz. Sonuçları değiştirecek olan başlangıçlardır. Bugün başlangıcını yaptığımız yolculuk, inanıyorum ki başarı ile sonuçlanacaktır. Aksi takdirde milletimizin beklentilerini boşa çıkartmış olacağız.
Milletimiz engin ruh zenginliğine sahiptir. Hakşinastır. Ariftir.
Ancak, içinden aydınlananlar dışına ışık verir. Manevi ve milli değerlere ve ruh köküne sahip milletimiz birçok zorlukları aşmıştır. Türkiye’mizin geleceği parlaktır. Türkiye, tarihi misyonunun yüklediği yükü taşıyacaktır. Büyük mesafeler kat etmiştir ve edecektir.
Anayasalar, vatandaşların temel hak ve hürriyetlerini koruyan, vatandaş ile devlet arasındaki ilişkiyi düzenleyen, kaynaşmayı sağlayan devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini tanımlayan metinlerdir. Bazı Anayasalar devletin ve toplumun değişen şartlara göre kendisini yenilemesini, yeni durumlara intibak etmesini engelleyen ya da son derece zorlaştıran metinler de olabilmektedir. Mevcut anayasa imkân vermediği için birçok yasal düzenlemeyi yapamıyoruz. Demokratik bir Anayasanın yapılması diğer kanunlarda gerekli değişikliklerin yapılmasını önünü açacaktır.
Türkiye’nin, ithal ve taklit olmayan, günün şartlarına cevap veren, geleceğin büyük Türkiye’sini inşa edecek, yalın, sürekli değişiklik yapılmasını gerektirmeyen, kalıcı nitelikte yeni bir Anayasaya ihtiyacı bulunmaktadır. Anayasamızın uzun vadeli, yol gösterici, efradını câmi ağyârını mani nitelikte kısa ve özlü bir temel kanun olması gereklidir diye düşünüyorum. Teferruatlı anayasalar diğer hukukî düzenlemelerin günün şartlarına uygun hale getirilmesini önlemekte, devletin hareket kabiliyetini sınırlamakta, yeni şartlara uyma kabiliyetini ortadan kaldırmakta, gelişmeyi engellemektedir. Sorun çözmesi gerekirken sorun haline gelmektedir.

Değerli komisyon üyeleri,
24. Dönem Anayasa uzlaşma komisyonu çalışmalarında, yeni Anayasa yapımı için oldukça uzun bir zaman ayrıldığı ve emek sarf edildiği görülecektir. Çalışmalar, 19 Ekim 2011 tarihinde başlamış ve 25 ay sürmüştür. Geçmiş anayasalarımıza bakıldığında, 1876 Anayasası iki buçuk ay, 1921 Anayasası 2 ay, 1924 Anayasası 3 ay 10 gün, 1961 Anayasası 4 buçuk ay, 1982 Anayasası ise 8 ay 10 günde hazırlanmıştır.
1876 tarihli Kanun-i Esasi ilk anayasamız olarak 119 maddeden oluşmuş, 7 kez değişikliğe uğramış ve 48 yıl yürürlükte kalmıştır. 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adını taşıyan 1921 Anayasası, 24 maddeden teşekkül etmiş, 2 kez değişikliğe uğramış ve 3 yıl yürürlükte kalmıştır. 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunumuz 106 maddeden oluşmuş, Meclis kararıyla toplamda 7 kez değişikliğe uğramış ve 36 yıl yürürlükte kalmıştır. 157 maddeden oluşan 1961 Anayasası ise yürürlükte kaldığı 19 yılda 7 kez değişikliğe uğramıştır. 177 maddeden oluşan ve halen yürürlükte olan 1982 Anayasasında da, 34 yıl içinde 17 kez değişiklik yapılmıştır.

Değerli Komisyon üyeleri,
Meclisimiz bir bütün olarak tüm Türkiye’mizin Meclis’idir, millî iradeyi ve milletin egemenliğini temsil etmektedir. Komisyonumuzun sayın üyelerinin, mensubu oldukları siyasi parti ile olan bağlılıklarının komisyon çalışmalarında uzlaşma ortamını zedelemeyeceğine inancım tamdır. Ortak aklı harekete geçirerek ve fikir teatisinde bulunarak Anayasa yapım sürecini başarıyla neticelendireceğimize inanıyorum. Hareket noktamız ve hedefimiz, millet-devlet kaynaşması olmalıdır. Türkiye’nin, toplumsal kutuplaşmayı önleyecek, milletçe birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek yeni bir Anayasaya ihtiyacının bulunduğu kesindir. Günümüzün ihtiyaçlarına cevap verecek bir anayasa düzeni köklü bir değişiklikle ve yeni bir anayasanın kabulüyle mümkündür.

Değerli Komisyon üyeleri,
24. Yasama Dönemi’nde yapılan çalışmalar her ne kadar yarım kalmışsa da, komisyonumuza ciddi bir birikimin aktarılmasına vesile olmuştur. 24. Yasama Dönemi’nde, 19 Ekim 2011 tarihinde çalışmalarına başlayan Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun faaliyet sürecinin ilk aşaması “katılım”a ayrılmış ve bu aşama 2012 yılı Nisan ayı sonuna kadar devam etmiştir. Komisyonun başkanlığını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı sıfatıyla Sayın Cemil Çiçek yürütmüştür. Bu çalışmalar, 2013 yılı sonlarında, bir taslak metin üzerinde mutabakat sağlanamadan nihayete ermiştir. 172 maddeden oluşması planlanan taslağın 60 maddesinde uzlaşma sağlanmış, sonrasında görüşmeler tıkanmış ve sonuç alınamamıştır.
24. Yasama Dönemi’nde Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışması kapsamında, katılım aşamasında, 3 alt komisyon kurulmuş ve bu komisyonlar, bu ilk aşamanın tamamlandığı 2012 Nisan ayı sonuna kadar kamu kurumu, üniversite, Sivil Toplum Kuruluşları başta olmak üzere 160 kuruluşu dinlemiştir. Komisyon 165 üniversite, 78 il barosu, 60 siyasi parti, 18 belediye birliği, 17 kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu, 7 yüksek mahkeme, 7 kamu görevlileri sendikaları üst kuruluşu, 6 muhtarlar birliği derneği, 4 işçi ve işveren sendikaları üst kuruluşundan yazı ile görüş istemiştir. Ayrıca RTÜK, Vilayetler Hizmet Birliği ve Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’ndan da yazı ile görüş talep edilmiştir. Bunun yanı sıra 14 bin 538 dernek, 4 binden fazla vakıf, 1.700 yerel ve ulusal radyo ve 197 yerel televizyondan e-posta vasıtasıyla görüş talep edilmiştir.
Komisyonun resmi internet sayfası üzerindeki görüş bildirme sistemi üzerinden 66 bin 15 kişi, e-posta ile 1872 kişi veya kuruluş, posta yoluyla da 1.050 kişi veya kuruluş görüş açıklamıştır. Gönderilen görüşlerin 104 üniversite, 102 dernek, 58 vakıf, 34 meslek örgütü, 32 platform, çatı kuruluşları dâhil olmak üzere 30 sendika, 21 kamu kurumu, 21 siyasi parti, 19 diğer Sivil Toplum Kuruluşları ve 5 enstitüye ait olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca, Komisyon Başkanı ve üyeleri, Anayasa Platformu tarafından 12 ilde organize edilen “Türkiye Konuşuyor Toplantıları” na destek vermişlerdir.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu çok sayıda toplantı yapmıştır. 19’u Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, 1’i İstanbul’da olmak üzere 20; Alt Komisyonlar tarafından da 57 olmak üzere toplam 77 toplantı gerçekleştirilmiştir.
Yeni kurulan Komisyonumuz geniş kapsamlı ve takdire değer bu birikimden faydalanacak, böylece çalışmalar en kısa sürede tamamlanacaktır.
24. Yasama Dönemi’nin Meclis Başkanı Sayın Cemil Çiçek başkanlığında Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyeleri, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Sayın Ahmet İyimaya, Sayın Mustafa Şentop, Sayın Mehmet Ali Şahin, Cumhuriyet Halk Partisi’nden Sayın. Süheyl Batum, Sayın Rıza Türmen, Sayın Atilla Kart, Milliyetçi Hareket Partisi’nden Sayın. Tunca Toskay, Sayın Oktay Öztürk, Sayın Faruk Bal, Barış ve Demokrasi Partisi’nden Sayın Ayla Akat Ata, Sayın Altan Tan, Sayın Sırrı Süreyya Önder ve Sayın Bengi Yıldız görev almışlardı.
Ayrıca sürece katkıda bulunan sivil toplum kuruluşlarına, vakıf ve derneklere, kurum ve şahıslara huzurlarınızda ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.

Değerli Komisyon üyeleri,
Bugünden itibaren çalışmalarına başlayacak olan komisyon, önceki çalışmalardan yararlanarak yeni bir başlangıç yapacaktır. Bu çalışmaların bir mutabakat ile sonuçlanacağını ümit ediyorum. Böylece, 26. Yasama Dönemi siyasi tarihimizde müstesna bir yere sahip olacaktır. 24. Yasama Döneminde kurulan Anayasa Uzlaşma Komisyonunun yaptığı çalışmalar ile mevcut komisyonun çalışmalarının rahatça takip edilmesi ve sağlayacağı kolaylıklar açısından kurulan komisyonumuzun Anayasa Mutabakat Komisyonu olarak adlandırılmasının daha doğru olacağı düşüncesindeyim.
Komisyon çalışmaları hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesinde ve çalışmaların desteklenmesi yönünde siz basın mensuplarımızın çok büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.
Tabiatıyla, yeni bir Anayasa yapımı süreci kolay bir süreç değildir. Sabır, dikkat, emek ve ihtimam isteyen zorlu bir süreçtir.
Bildiğiniz gibi kanunların yapılmasında iki yol vardır. Hükümetin hazırladığına Kanun Tasarısı, milletvekillerinin hazırladığına Kanun Teklifi denmektedir. Anayasada yapılacak değişiklikler milletvekillerinin vereceği Kanun Teklifi ile olur. Buna ait hükümler Anayasanın 175. Maddesinde düzenlenmiştir.
Özetlemek gerekirse; Anayasa hususundaki kanun teklifleri milletvekili tamsayısının en az üçte birinin yani 184 Milletvekilinin imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulur. Teklifler, Anayasa Komisyonunda görüşülür. Teklif daha sonra Genel Kurulda 2 defa görüşülmekte, birinci görüşmede önce teklifin tümü üzerinde konuşmalar yapılmaktadır. Konuşmaların ardından teklifin maddelerine geçilmesine ait gizli oylama yapılır. İkinci görüşmede, yalnızca maddeler üzerinde verilmiş değişiklik önergeleri görüşülür. İkinci görüşmede üye tamsayısının beşte üçünden yani 330’dan az oy alan maddeler reddedilmiş sayılır. İkinci görüşmeden sonra ise, teklifin tümüne ilişkin gizli oylama yapılır. Üye tamsayısının beşte üçünden, 330’dan az oy alan teklifler reddedilmiş sayılır. Kanun teklifi; üye tamsayısının beşte üçü olan 330 ila 367 arasında bir oyla kabul edilirse doğrudan referanduma gidilir.
Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu olan 367 ve daha fazla bir oyla kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun tümü veya gerekli görülen maddeleri, Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmî Gazete’de yayımlanır. Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu şeklinde olması gerekir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden hangilerinin birlikte, hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar. Komisyonumuzun yapacağı çalışmalar sonunda hazırlayacağı taslak metin, ümit ederim ki tüm siyasi partilerimizden milletvekillerinin ortak imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisin’ne sunulur.

Sayın milletvekilleri,
1961 Anayasasının hazırlanması sürecine ilişkin bir anekdotu nakletmek istiyorum; 1961 anayasasını hazırlayan heyette bulunan Anayasa hukuku Profesörü Hüseyin Nail Kubalı Bey ile bir sohbetimdeki beyanları şöyleydi. 1975 yılı idi. Kendisine, “Hocam hazırladığınız anayasanın tatbikatını ve ortaya çıkan sıkıntı ve tıkanıklıkları yaşadınız. Ne dersiniz?” diye sordum. Cevabı dikkate değerdir; “Biz odadaki 23 kişiye Anayasa hazırlamışız. Dışarıda bir Türkiye olduğunun farkında değildik.” dedi.
Hazırlayacağımız Anayasa millet ve devlet kaynaşmasını sağlayan bir temele oturtulmalı ve 78 milyonu kucaklamalıdır.

Değerli komisyon üyeleri,
12 Eylül yönetiminin, 1982 Anayasası’yla Türkiye’ye bıraktığı otoriter mirasın, kısmi değişikliklerle devam ettiği aşikârdır. Geçmişte yapılan değişiklikler, bu Anayasanın restore edilerek demokrasinin evrensel standartlarına ulaşılamayacağını göstermiştir. Bütün toplumsal ve siyasal kesimlerin bu konuda genel bir mutabakat içinde oldukları görülmektedir. 1982 Anayasası yamalı bohçaya dönmüştür. 34 yılda 17 kere değişmiştir. 113 maddesi, yani yüzde 63’ü değiştirilmiş durumdadır. Günümüze cevap vermekten, Türkiye’yi geleceğe taşıma yeterliliğinden uzak olduğu ortadadır.
Milletimizi temsilinde %97’nin üzerinde bir orana sahip bulunan Meclisimizin yeni bir Anayasa yapmaya; darbe yönetimlerinden daha fazla hak sahibi olduğu elbette şüphesizdir. 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi ile ilgili olarak Yüksek Seçim Kurulu’nun açıkladığı tutanaklar, mevcut Meclis’in millî iradeyi güçlü bir şekilde yansıttığını ve temsil ettiğini ortaya koymaktadır. Buna göre, 26. Yasama Dönemi’nde Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasal partilerin aldığı toplam oy sayısı, 46 milyon 635 bin 959’dur. Meclis’in temsil oranı; kayıtlı seçmen sayısı esas alınırsa %81, oy kullanan seçmen sayısı esas alınırsa %96, geçerli oy sayısı esas alınırsa %97 gibi çok yüksek bir düzeyde gerçekleşmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, ülkemizdeki seçkin insanların toplandığı, fikri yönden, temsil ve örnekleme bakımından fevkalade üst seviyededir. Meclis’imizde her ilimizden seçilerek gelmiş kabiliyetli, meziyetli bir kadro mevcuttur. Ülkemiz, siyasî katılımın ve siyasî temsilin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda hâlâ darbe yönetiminin dayattığı, üstelik pek çok soruna yol açtığı ve yetersizliklerle mâlul olduğu bilinen bir Anayasa ile yönetilmeye müstahak değildir. Meclisimiz yeni bir Anayasayı hayata geçirerek, milletten aldığı yetkiye layık olduğunu göstermelidir.
Bugün, 1982 Anayasası’nın hazırlanış şartları, hedeflediği düzen ve yol açtığı sonuçlar itibariyle Türkiye’ye yakışmadığı yönünde toplumda genel bir fikir birliği bulunduğu bilinmektedir. Zaten mecliste bulunan siyasî partiler seçim beyannamelerinde mevcut Anayasayı değiştirmeyi vaad etmişlerdir. Bu vaatlerin gereği yerine getirilmelidir.
Gayemiz, toplumun hiçbir kesiminin dışlanmadığı, her kesimi kapsayan ve zihinlerde meşruluğu şüpheli olmayan bir temel kanun yapmaktır. Önceki çalışmada olduğu gibi, yeni ve sivil bir Anayasanın toplumun ortak beklentisi olduğunu dikkate alacağız ve çalışmalar boyunca bu beklentinin boşa çıkarılmaması gayreti içinde olacağız.
Çalışmalarda gözetilmesi gereken hedef, bütünüyle kendi siyasi düşüncesine yakın bir Anayasanın kabul edilmesini sağlama refleksini sergileme olmamalıdır; farklı fikirleri, evrensel ilke ve değerlerle uyum içinde olacak şekilde yorumlayıp, ortak bir noktada birleştirmek olmalıdır. Komisyon çalışmalarındaki mutabakat, toplumsal uzlaşma zeminini besleyecektir. Milletimizin bizden beklentisi görüş ve fikir teatisinde bulunmamız, ülkemizin barış, mutluluğu ve güvenliği için el ele vermemizdir.

Değerli komisyon üyeleri,
Meclis Başkanlığımız, çalışmaların yakından takip edilebilmesi için yeni anayasa internet sayfasını aktif hale getirmiştir. Böylece bu sayfada, komisyonun çalışmalarının yanı sıra anayasa konusunda bütün bilgi ve belgeleri toplu olarak kullanımınıza sunacağız.
Komisyon üyesi değerli milletvekili arkadaşlarım,
Sorumluluğu yüksek bir görevin üstesinden geleceğinize, sizlerin ve bütün katkı sunanların büyük bir işi başarmanın mutluluğunu yaşayacaklarına gönülden inanıyorum.
Geleceğin Türkiye’sini şekillendirmenin yol haritası olacak yeni sivil Anayasayı yapacağınıza olan inancımı yenileyerek, hepinize çok teşekkür ediyor başarılar diliyorum.
Böylesine önemli ve tarihî bir günde, bu çalışmayı yapacak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan dört partiden, arzu edenlerse birer temsilcinin dilek ve temennilerini bizlerle paylaşmalarından memnuniyet duyacağımı belirtir, toplantımızı takip eden Aziz Milletimizi ve sizleri hayırlı neticeler nasip olması niyazıyla saygı ve en iyi dileklerimle selamlarım.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.