TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

AK PARTİ GRUP TOPLANTISI...


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin grup toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

14 Şubat 2017 Salı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin grup toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Anadolu'nun bütün renkleri, bütün desenlerinin rengarenk burada olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bir dakika sessizlik istiyorum. Bir anlaşma yapalım, görevimizi tamamlayalım sonra bol bol coşalım. Evet mi?" diye sordu. Yıldırım, salondan "evet" karşılığını aldı.

Yıldırım, Türkiye'nin 2023 hedeflerine emin adımlarla yürüdüğünün altını çizerek, bu kutlu yürüyüşün en önemli adımlarını attıkları bir dönemden geçtiklerini söyledi. Yıldırım, milletin duasıyla Türkiye'nin aydınlık geleceğini inşa ettiklerini, gece gündüz demeden, durup soluklanmadan, milletin istikametinde, millet için çalıştıklarını ve çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye'nin bütün il, ilçe ve köylerinin nabzını tuttuklarını aktaran Başbakan Yıldırım, 79 milyonun hissiyatına kulak verdiklerini, yurt dışındaki vatandaşları da ihmal etmediklerini anlattı.

AK Parti'nin, Türkiye'nin her köşesinde bacası tüten bir siyaset ocağı olduğunu dile getiren Yıldırım, kendilerinin de bu siyaset ocağından çıkan sesleri duymak için geçen hafta içinde ilçe başkanları, daha sonra belediye başkanlarıyla bir araya geldiklerini anımsattı. Yıldırım, 16 Nisan halk oylamasının üzerinde etraflıca durduklarını ifade etti.

Binali Yıldırım, son yıllarda, hemen hemen her alanda gelişen, büyüyen, istikrarlı bir Türkiye bulunduğunu, ekonominin büyüdüğünü vurgulayarak, "Bölünmüş yollar, köprüler, üniversiteler, adalet sarayları, okullar, havaalanları, hızlı demiryolları, metrolar, tüp geçitler, limanlar, şehir hastaneleri, eserler ardı ardına hizmete alınıyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin özlemle beklediği asırlık projeleri, Marmaray, Avrasya, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, Ovit Tüneli ve daha nice, niceleri. 3. ve dünyanın en büyük havalimanı. Şimdi de inşallah 18 Mart'ta dünyanın ayaklar arası açıklığı en büyük köprüsünü; Çanakkale Köprüsü'nün temelini atıyoruz, hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin, muasır medeniyetler seviyesi hedefine bu vizyonla ilerlerken mevcut anayasanın, artık milletin beklentilerini karşılamakta yetersiz kaldığına dikkati çekti.

Yıldırım, "Hep söyledik yine söylüyoruz; bu anayasa 1982 model, yolda kalıyor, tekliyor. Hayırcılar, 'Bir ittirirsek çalışırız belki' diyor. Çalışmaz kardeşim, milleti boşuna yormayın. Vatandaş 16 Nisan'da sandığa gidecek, darbe ürünü bu anayasayı değiştirecek, evet mührünü vuracak, işi bitirecek." dedi.

Başbakan Yıldırım, "Vesayetin her türlüsüne dur demek için", "Milletin üstünde bir güç kabul edilmemesi için", "Daha geniş temsil gücü olan bir Meclis için", "Bağımsız, tarafsız yargı için", "Gençlerin siyasete atılması için", "Etkili yürütme, etkili demokrasi için", "Gençlerin sesisinin daha gür çıkması için", "Kutuplaşma değil kucaklaşma için", "Çatışma değil uzlaşarak çalışma için" ifadelerinin ardından salonda bulunanlardan "evet" yanıtını aldı. Yıldırım, "Evet diyecek o kadar çok sebep var ki... Ben sadece birkaç tanesini söyledim. Evette, bereket var. " değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'yi karış karış gezdiklerini anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Her uğradığımız durakta, her noktada şunu görüyoruz: Milletin aklını, yalanlarla, dolanlarla, safsatalarla bulandırmaya çalışanlar yine başarılı olamamış. Vatandaş ne istediğini de ne yapacağını da biliyor. 16 Nisan'a kadar sahalardayız gençler. Hazır mısınız? Tüm teşkilatlarımızla, il il, ilçe ilçe, köy köy, mahalle mahalle gezip cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini anlatacağız. İnanıyorum ve eminim ki milletimiz 2007'de başlattığı bu demokratik dönüşümü 16 Nisan 2017'de taçlandıracak.

Geçen hafta Aksaray'da, Antalya'da vatandaşlarla bir araya geldik, onlara ne diyorsunuz, halkoylaması meselesi nedir diye sorduk. Meydanlar, dalga dalga evet diye inledi. Aksaraylılar hızını alamadı 'Yüzde 100' dedi. Ben, 'Yapmayın 3-5 puan da garibanlara bırakın. Bize 90 da yeter' dedim. Antalya ve Aksaray'da iki günde yaptığımız açılışların toplam tutarı 3,5 milyarı geçiyor. Millet, hakkıyla iş yapana destek veriyor, ağzı laf yapana değil. Sizlere, milletimize güveniyoruz."

Yıldırım, son kanun hükmünde kararnamede haklı olduğu anlaşılan bazı kamu görevlilerinin görevlerine iade edildiğini söyledi.

"Adalet mülkün temelidir, adalet olmazsa olmazımızdır." diyen Yıldırım, FETÖ'nün ele başının iadesi için de girişimlerinin devam ettiğini vurguladı.

Yıldırım, "Türkiye'de yaşanmış bir katliamın birinci dereceden yöneticisi, sorumlusu ABD'de bir çiftlikte keyif içinde yaşayamaz. Bizim açımızdan bu kabul edilebilir bir şey değildir. Biz, bu darbe girişiminin planlayıcısı, azmettiricisinin Pensilvanya'daki terörist başı olduğunu daha önce Amerikan makamlarına ilettik. Hazırladığımız dosyalarda hiçbir şüpheye yer kalmayacak şeklide, bütün kanıtları teslim ettik. Yeni yönetimin bu konudaki adımlarını bekliyoruz. Görüşmelerimiz devam ediyor. Umuyorum ki Amerikan yönetimi tarafından bu terörist başının iadesi konusunda somut adımlar atılacaktır." diye konuştu.

Ekonomi konusunda değerlendirmelerde bulunan Başbakan Yıldırım, reel sektörü faiz baskısı altında ezmeden döviz kurları konusunda bazı adımlar attıklarını hatırlatarak, dünya genelindeki ekonomik durgunluğun farkında olduklarını, gelişmeleri yakından takip ettiklerini, anında tedbirler aldıklarını söyledi.

Bu tedbirleri alırken mali disiplinden asla taviz vermediklerini vurgulayan Yıldırım, reel sektörü desteklemeye devam edeceklerini, istihdam artırıcı teşvik tedbirlerini hayata geçirdiklerini bildirdi.

Yıldırım, geçen hafta bütün KOBİ'lere 30 ile 50 bin lira arasında bir yıl ödemesiz, faizsiz 3 yıl vadeli kredi verme kararı aldıklarını, bunun uygulama sürecini başlattıklarını belirterek, küçük esnafın, sanayicilerin sıkıntılarını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini, 600 bin civarında KOBİ'nin bu işe talipli olduğunu ve şartları tutan herkesi, bütün küçük esnafı, sanatkarı bu imkandan faydalandıracaklarını bildirdi.

Ekonomik Koordinasyon Kurulunda alınan kararların birer birer uygulandığını, 2017'nin ilk 3 ayının sigorta primlerinin, yılın son 3 ayına ertelenmesinin ve belediyelerin kesintilerinin yapılmamasının yürürlüğe girdiğini, esnaflar için kurulacak Ahilik Fonu'nun da gelecek hafta TBMM Genel Kurulunda görüşüleceğini anlatan Yıldırım, "Çiftçilerimizin, tarım kesiminin Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan 1 milyara yakın borçlarını 5 yıl süreyle yeniden yapılandırıyoruz. Böylece çiftçimizin yanında olduğumuzu, yıllardır devam eden bu problemlerine çözüm üretiyoruz." dedi.

Döviz kurlarında birkaç hafta için yaşanan hareketlenmenin ardından bazı çevrelerin kıyameti kopardığını şimde ise yüzde 7-8'lik bir iniş yaşandığını ifade eden Yıldırım, "Battık, batıyoruz diyen felaket tellalleri sus-pus, hiç sesleri çıkmıyor. Küresel dalgalanmalarla başlayan döviz kurundaki oynaklık geçicidir, etkileri çok ama çok sınırlı kalacaktır. İnşallah 2017 baharından itibaren Türkiye her alanda şaha kalkmaya devam edecek. Yaz ile birlikte, havaların ısınmasıyla birlikte ekonomide de demokraside de ülkemizin ayak bağlarının hepsinden kurtulmuş olacağız." ifadelerini kullandı.

Başbakan Yıldırım, milletin işini, aşını, çocukların geleceğini düşündüklerini vurgulayarak şunları kaydetti:

"Onun için istihdamı artırmaya yönelik geçen hafta Cumhurbaşkanımızın katılımıyla TOBB ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında bir mutabakatı, istihdam seferberliğini kamuoyuna ilan ettik. Nedir bu? Bir süredir devam ettiğimiz toplum yararına çalışma konusu var. İŞKUR marifetiyle kamu kuruluşlarında vatandaşlarımıza, işsizlerimize iş temin ediliyor. Bunlar en az 9 ay süreye kesintisiz çalışıyor. Yeni uygulamada buna özel sektörü de dahil ettik, sayıyı 500 bine çıkardık. 200 binden 500 bine çıkardık. Yani hem kamuda hem özel sektörde işsizler çalışacak, parasını işsizlik fonundan biz ödeyeceğiz.

Bunun üzerine TOBB Başkanlığı bünyesindeki toplam 1,5 milyonu bulan üyelerin her biri en az bir işçi çalıştırmaya karar verdi. Bu ne demektir? 1,5 milyon vatandaşımıza yeni iş. Üstüne bizim 500 bin toplum yararına çalışmayı koyduğumuzda 2 milyon iş anlamına gelir. Onlar bunu yaparken biz boş mu duracağız? Tabii ki değil onların diğer maliyetlerini karşılayacağız. Onlar sadece maaşı verecek, sigorta primini ve maaştan kesilen vergiyi devlet olarak biz karşılayacağız bir yıl boyunca. Bu ne demektir? Bu konuda yanında bir işçi çalıştıran ve toplam 1,5 milyon çalışan için hükümet, devlet olarak 12 milyar liralık katkı sağlıyoruz. Helali hoş olsun yeter ki vatandaşımız iş-güç sahibi olsun. Türkiye buna değer. Çünkü bu millet her şeyin en iyisini, en güzelini hak ediyor. Değil mi ki 15 Temmuz gecesi alçaklara darbeyi vuran, demokrasiyi kurtaran bu millet, bu millet için ne yapsak azdır."

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, "Terör örgütleri hep beraber koro halinde 'hayır' propagandası yapıyorsa, bunun ülkemiz, milletimiz, vatandaşımız için bir işareti var. Vatandaş, hangi tercihini yapacaksa gidip yapacak. Terör örgütlerinin 'hayır' dediği yerde benim vatandaşlarım aynı safta olmayacaktır." dedi.

Yıldırım, ne zaman millete giderlerse gitsinler milletin kendilerine güvendiğini, inandığını "evet" dediğini söyledi.

Bir de hayırcıların olduğunu belirten Yıldırım, "Şimdi bunlar 'hayır kelimesinden sevimli iki şey türetirsek milleti ikna ederiz' zannediyorlar. Bırakın kelime oyunlarını. Lafla peynir gemisi yürümez. Hele hayırcıların bindiği HDP, PKK, FETÖ gemisi hiç yürümez. Şimdi biz 'PKK hayır diyor, FETÖ hayır diyor, DEAŞ hayır diyor' diyoruz. Sırtını PKK'ya yaslamış HDP hayır diyor. Bunlardan ses çıkmıyor, CHP, 'niye böyle konuşuyorsunuz?' diyor." ifadelerini kullandı.

Vatandaşın kararına boyunlarının kıldan ince olduğunu dile getiren Yıldırım, şunları söyledi:

"Terör örgütleri hep beraber koro halinde 'hayır' propagandası yapıyorsa, bunun ülkemiz, milletimiz, vatandaşımız için bir işareti var. Vatandaş, hangi tercihini yapacaksa gidip yapacak. Terör örgütlerinin 'hayır' dediği yerde benim vatandaşlarım aynı safta olmayacaktır. Buna da yürekten inanıyorum. Terör örgütlerinin gittiği yolda hiçbir vatandaşımızın olduğunu düşünmüyorum. Terör örgütü ülkemizin, milletimizin, bayrağımızın, toprağımızın da düşmanıdır. Terör örgütü ile topyekün mücadelede milleti hep yanımızda gördük. Milletten aldığımız güçle terör örgütünün belini kırdık. İktidar partisi olarak merak ediyorum; bir hafta sussak muhalefet ne yapacak bilmiyorum. Çünkü bekliyorlar ki hükümet, AK Parti, bir açıklama yapsın da hemen karşısında bir açıklama yapalım. İktidarın her işine muhalif olmayı marifet sayıyorlar."

Yıldırım, gençleşen ve büyüyen Meclisin bu anlayışı kabul etmeyeceğini bildiklerini, çözüm ve hizmet siyaseti isteyen milletin kördüğüm politikaları güdenleri elinin tersiyle iteceğini vurguladı.

Muhalefetin "hayır istemezük" diyerek tek bildiği işi yaptığına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

"Türkiye demokrasisi bugüne kadar birçok tarihi sınav verdi. Bu gazi Meclis 'dayatılan cumhurbaşkanı adayı seçilsin' diye 1973'te abluka altına alındı. Parti genel başkanları, milletvekilleri, hapisle, sürgünle ölümle tehdit edildi. 79'da 119 turda cumhurbaşkanını seçemedi. Bu durum bahane edilerek 80 darbesi yapıldı. Biz Türkiye'de demokrasinin başını öne eğdirecek bir olay daha yaşansın istemiyoruz. O yüzden milletin gücünün esas olduğu bir anayasayı millete götürüyoruz. Millet 'evet' diyor. Bundan hiçbir şüphemiz yok. 15 Temmuz'da sivil vatandaşlarımıza saldıran Feto ve avanesi 'hayır' diyor. Her fırsatta polisimize askerimize saldıran, şehit eden, çocuk, yaşlı, kadın, erkek demeden sivil vatandaşlarımızı öldüren bölücü PKK 'hayır' diyor. Onların arkasına saklanan, sırtını onlara yaslayan bölücü HDP de 'hayır diyor. Bunların değişim karşısında yer alması anlaşılabilir ama ana muhalefet yöneticilerine ne demek lazım? Dertleri neymiş? Parlamento ortadan kalkıyormuş. Parlamento ortadan kalkmıyor, vatandaş bilsin. Aslında CHP de bunu çok iyi bilir. CHP'nin resmi siyaseti AK Parti ne derse tam tersi şeklinde olur."

Yıldırım, "Ekini ektim sırtımı rahata verdim." anlayışında olmadıklarını, Türkiye'nin yol haritasında çok ciddi mesafeleri katettiklerini, ancak işlerinin bitmediğini, çok işleri olduğunu belirtti.

Terörü ülke gündeminden çıkaracaklarını, bununla ilgili adımları kararlılıkla attıklarını, kış aylarında kendilerince güvende olduklarını zanneden bölücü terör örgütünün sözde sığınaklarını, üslerini yerle bir ettiklerini anlatan Yıldırım, bu konudaki kararlılıklarından zerre miktar sapma olmadığını vurguladı.

Binali Yıldırım, bölge insanını bölücü terör baskısından kurtardıklarını, devlet ve vatandaşın el el verdiğini, dayanışma içinde hareket ettiğini, vatandaşın istediğini devletin yaptığını, İstanbul, Ankara, Bursa, Antalya ne hizmet alıyorsa, Şırnak, Van ve Diyarbakır'ın da aynı hizmeti aldığını, adalelet anlayışlarının gereğinin bu olduğunu aktardı.

Terör örgütüne lojistik ve finansal kaynak sağladığı tespit edilen belediyelerde yeni görevlendirmeler yapıldığını anımsatan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Yüzlerce üst düzey terörist yakalandı, adalete teslim edildi. İçinde patlayıcı, canlı bomba, bombalı araç eylemlerinin bulunduğu 126 girişim engellendi. Bölücü terör örgütü Türkiye topraklarından tam olarak temizleninceye kadar yaz kış demeden bu mücadele sürecek. Türkiye topraklarının ötesinde de ulusal güvenliği sağlamak, vatandaşın can ve mal güvenliğini temin etmek için Fırat Kalkanı Harekatımız da devam ediyor. Bütün bu mücadeleden sonra El Bab, nihayet büyük ölçüde kontrol altına alındı. Amacımız örgütlerin cirit atığı bölgelerden Türkiye'ye uzanan koridorların açılmasının önüne geçmek. En başından beri bu gayretlerimiz boşa gitmedi. Ancak su uyur düşman uyumaz. Tedbiri asla elden bırakmayacağız. Tedbiri elden bırakmadığımız bir diğer husus da FETÖ. Uluslararası taşeron bir örgüt olan bu katil güruhu takibimizdedir. Kamuda incelemeler, arındırmalar dikkatle devam ediyor. FETÖ ile bağlantısı olduğu ortaya çıkan kim olursa olsun hukuk içinde gereği yapılmaya devam edecek."

Yıldırım, "Araştırmalar sırasında yeniden değerlendirme imkanı da getirdik. Atılanlar kendilerine haksızlık yapıldığını düşünüyorsa bunun da tabii ki hukuk devletinde bir karşılığı olması lazım. Son zamanda çıkarılan KHK ile yeniden değerlendirme mekanizmasını hayata geçirdik. Yedi üyeden oluşacak, bir nevi mahkeme gibi çalışacak, idare adına bütün bu itirazları inceleyip karara bağlayacak. İtirazlarda haklılık görülürse göreve iade edilecek." diye konuştu.

Güvenlik, ekonomi, dış politika, turizm, tarım, ulaşım gibi hayatın her alanında bıkmadan, yorulmadan kararlar aldıklarını, uygulamalar yaptıklarını belirten Yıldırım, biten hizmetleri devreye alırken yenilerinin temellerini attıklarını vurguladı.

Kaydedilen ilerlemeleri kalıcı hale getirmek, güvence altına almak için anayasada mecburi değişiklik yaptıklarına değinen Yıldırım, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde Türkiye dev reformlar, dev hizmetlerle buluştu. 16 Nisan'da gerçekleştirilecek halk oylaması çok önemli. Bu halk oylamasında sandığı giderken şüphesiz siyasi görüşümüzü evde bırakacağız, milli duygularımızla hareket edeceğiz. Çünkü mesele memleket meselesi. Gelecek nesillere daha müreffeh, daha kalkınmış, bir Türkiye emanet etmek istiyor musunuz? Eli kanlı FETÖ gibi terör odaklarının bir daha alçakça darbe yapmasını önlemek istiyor musunuz? 15 yıldır ülkemizin çehresi olumlu yönde değişmeye devam ediyor, bu değişim devam etsin istiyor musunuz? Evet, evet evet."

Yıldırım, AK Parti'nin ana kademe yöneticileri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları, mahalle temsilcileri, ilçe başkanları, belde başkanları, tüm bakanlar ve tüm AK Parti teşkilatının önümüzdeki iki ay içerisinde sahada olacağına dikkati çekti.

Ankara Arena'da 25 Şubat'ta kampanyanın başlangıcını muhteşem bir katılımla gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirten Yıldırım, "O gün Türkiye'nin kalbi Ankara'da, Arena'da atacak. Bütün çalışmalarımızda sağduyuyu elden bırakmayacağız. Kışkırtmalara ve tahriklere kapılmak yok. Yalan ve iftiralarla 'hayır'cı blok bu süreci savsaklamaya çalışıyor. Unutmayın, bizim işimiz hizmet, gücümüz millet. İki ay memleketin her yerini karış karış gezeceğiz. Türkiye tertemiz bir istikbale yönelsin diye kolları sıvamaya var mısınız?" dedi.

Seçim takviminin belli olduğunu anımsatan Yıldırım, şunları kaydetti:

"16 Nisan Pazar günü sandığa gidiyor oylarımızı veriyoruz. 18 Şubat'ta listeler askıya çıkıyor. Seçmen listeleri güncelleniyor. İkametinizi değiştirmeye lüzum yok. Şu anda nerede oturuyorsanız ona göre düzeltmeniz lazım. Aksi halde buradan kalkıp Sivas'a, Erzincan'a gitmeniz lazım. 18 Şubat'ta başlayacak seçmen listesi 10 Mart'a kadar askıda kalacak. Üniversitede okuyan öğrenci kardeşlerimiz de yine bu seçmen kütüklerine bakıp nerede oy kullanacaklarsa bu düzeltmeyi yapmaları gerekiyor. 18 Şubat ile 10 Mart arasında gerçekleşmesi gereken işlemleri ihmal etmeyelim. Ayrıca 27 Mart itibariyle yurt dışından gelip giden vatandaşlarımız da gümrük kapılarında oy kullanabilecek."

Yıldırım'ın konuşmasının arasında Giresun'dan geldiğini söyleyen bir kadın, "FETÖ metö değil ben de diyorum ki; atma Fetullah atma gönlüm hoş değil, başkanlık sistemi geliyor Ankara boş değil" sözlerini sarfetti. Bunun üzerine Başbakan Yıldırım da kadın misafirin sözlerini tekrarladı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.