TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI KAHRAMAN'IN İFTAR DAVETİ...


TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Mecliste eski ve yeni milletvekilleri onuruna iftar verdi.

14 Haziran 2017 Çarşamba

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Mecliste eski ve yeni milletvekilleri onuruna iftar verdi.

Meclis Şeref Kapısı önündeki iftara, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Burundi Dış İlişkiler ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Alain Aime Nyamitwe ile eski ve yeni meclis başkanları, bakanlar ve milletvekilleri katıldı.

TBMM Camisi İmam Hatibi Mehmet Göregen'in Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan iftarda dua, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez tarafından okundu.

Davette, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğunca musiki dinletisi de sunuldu.

İftarın ardından TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kısa konuşmalar yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2003 Mart ayı ile 2014 Ağustos ayı arasında 11 yılı aşkın bir süre mensubu olmaktan şeref duyduğu TBMM'de, milletvekilleriyle olmaktan dolayı memnuniyet duyduğunu söyledi.

Siyasi hayatı boyunca milli iradenin tecelligahı olan TBMM'nin gücünü ve itibarını yükseltmek için çalıştıklarını, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceklerini belirten Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminde TBMM'yi hedef alanların bu binayla birlikte doğrudan milletin iradesini hatta milletin bizatihi kendisini bombaladıklarını ifade etti.

Erdoğan, 15 Temmuz gecesi dışarıda milletin, Meclis binasında da milletvekillerinin şanlı bir direniş sergilediğine dikkati çekti.

27 Mayıs 1960'ta ve 12 Eylül 1980'de kapısına kilit vurulan, 12 Mart 1971 ve 28 Şubat 1997'de adeta devre dışı bırakılan bu kurumun, 15 Temmuz'da kapısına dayanan darbecilere teslim olmadığını vurgulayan Erdoğan, Genel Kurul Salonu'nda bir araya gelen ve "Yapacağımız şey burada ölmektir" diyen milletvekillerinin her birini bir kez daha saygıyla selamladığını kaydetti.

Erdoğan, tepelerine bomba yağdırılırken dahi "bomba da atsanız buradayız, sizi yargının önüne çıkaracağız, millete hesap vermenizi sağlayacağız." diyerek zorbalara karşı demokrasi çizgisinden ayrılmadan duruşlarını ortaya koyan başta TBMM Başkanı Kahraman olmak üzere tüm milletvekillerine şükranlarını sundu.

"FETÖ denen bu ihanet çetesi ve arkasındaki güçlere" işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu alçaklığı yaptılar da ne oldu? İşte TBMM dimdik ayakta. İşte milletvekillerimiz ülkesine hizmet mesaisine devam ediyor. İşte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi faaliyetlerini sürdürüyor. Özel Harekat çok daha farklı bir şekilde dirilerek ayağa kalkıyor. Özel kuvvetler, emniyet müdürlüğümüz hakeza öyle, İstanbul'umuz da aynı şekilde. Ordumuz, istihbarat teşkilatımız hepsi de vazifelerini çok daha başarılı, kararlı bir şekilde yürütüyor. İşte milletimiz her zamankinden çok daha farklı bir şekilde kenetlenmiş halde geleceğine umutla bakıyor.

Peki o FETÖ'cü hainlere ne oldu? Hepsi de cezaevlerinin demir parmaklıkları arkasında günlerini geçiriyor, mahkemelerde hesap veriyor. Siz bakmayın onların mahkemelerde oynadıkları tiyatroya. Günler, aylar, yıllar gelip geçecek ama o bekledikleri bahar hiç gelmeyecek. Kulaklarına fısıldanan haberlerin, rüyaların, mesajların, sözlerin, vaatlerin hepsinin de birer yalandan, hezeyandan ibaret olduğunu çok geçmeden anlayacaklar. Bir süre sonra yanlarında ne o avukatlar ne el altından sağlanan destekler ne kendilerini gaza getiren o güruh kalacak. Hepsini de tek tek takip ediyor, vakti saati gelince de gereğini yerine getiriyoruz."

Erdoğan, aylar ayları, yıllar yılları kovaladıkça millete ve ülkeye yaptıkları ihanetin ağırlığının hepsinin üzerine çökmeye başlayacağını ve işte o zaman pişmanlıklarının da fayda etmeyeceğini belirtti.

15 Temmuz'da şehit edilen vatandaşları geri getirebilmelerinin, ülkeye verilen zararları telafi edebilmelerinin mümkün olmadığının altını çizen Erdoğan, tüm şehitlerin unutulmayacağını vurguladı.

Erdoğan, milletin müsterih olması gerektiğine dikkati çekerek, şehitlerin kanlarını, yakınlarının ahlarını, gazilerin acılarını yerde bırakmayacaklarını dile getirerek, bir kez daha 15 Temmuz'da ve terörle mücadeledeki tüm şehitleri şükranla yad etti.

Gazi Meclisi hürmetle selamlayan Erdoğan, Türkiye tarihinin en önemli yönetim reformunun, 16 Nisan'daki halk oylamasında milletin teveccühüyle kabul edilen anayasa değişikliğiyle yapıldığını söyledi.

Erdoğan, bu reformun en önemli özelliğinin yasama ve yürütme arasındaki çizgiyi netleştirmesi olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Ülkemizin yönetim pratiğinde hükümeti kuran siyasi kadro, aynı zamanda Mecliste de çoğunluğa sahip olduğu için yasama ile yürütme çok fazla iç içe geçiyor, bundan da en fazla Meclis zarar görüyordu. Meclisin, Bakanlar Kurulunda hazırlanan ve Meclise sevk edilen tasarıların onay merci durumuna düşmesi milletvekillerimizin çalışma şevkini de kırıyordu.

Yeni sistemde artık ne Bakanlar Kurulunun ne de bütçe dışında cumhurbaşkanının Meclise kanun tasarısı gönderme yetkisi bulunmuyor. Tüm kanunlar milletvekillerimiz tarafından hazırlanacak, görüşülecek, tartışılacak, oylanacak ve yürürlüğe girecek. Bir başka ifadeyle, bu sistemde kanun yapma tekeli sadece kağıt üzerinde değil, fiilen de Meclisin yetkisine veriliyor."

Bunların aksini söyleyenler olduğunu ancak dürüst davranmadıklarını dile getiren Erdoğan, kanunların cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin üzerinde bulunduğu için Meclisin hiçbir konuda devre dışı kalmasının asla söz konusu olmayacağının altını çizdi.

Erdoğan, cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin aynı gün ama farklı listelerde yapılacağı için milletin iradesini dilediği gibi sandığa yansıtma imkanı bulacağını vurguladı.

Milletvekili sayısının 600'e çıkarılmasının temsil tabanını genişleteceğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Önümüzdeki süreçte hem yeni sisteme hazırlık mahiyetindeki uyum yasalarının çıkartılması hem de seçim kanununda köklü değişiklikler yapılması gerekiyor. Milletvekilleriyle seçmenleri arasındaki ilişkiyi güçlendirmek için dar veya daraltılmış seçim bölgesi alternatifleri başta olmak üzere demokrasimizi güçlendirecek tüm teklifleri tartışmalıyız.

Seçmenleriyle yüz yüze ilişki kuracak milletvekillerinin Meclisteki hareket alanlarının buna göre genişlemesi gerekiyor. Dolayısıyla anayasa değişikliğiyle ilk adımını attığımız yönetim reformunu bu değişikliklerle tamamlamaya ihtiyacımız var. Öncelikle de Meclis İçtüzüğünden başlamasında fayda görüyorum. Dün de ifade ettim, artık Meclis kapanmadan şu dönemde bana göre içtüzüğü parlamentonun halletmesinde çok büyük faydalar var. Çok ciddi zaman ve enerji kaybına yol açan içtüzüğünü değiştirmeden diğer düzenlemeleri yapmamız bir hayli zor olacaktır."

Erdoğan, bu konunun şu veya bu parti meselesi olmadığını belirterek, milletin ve onun temsil makamı olan Meclisin itibarını, kapasitesini ve verimini arttırmak için bu adımları atmak mecburiyetinde olduklarını anlattı.

Aksi takdirde hesabın millete verileceğine işaret eden Erdoğan, "Cumhurbaşkanı ve iktidar partisinin genel başkanı olarak bu çerçevede atılacak tüm adımları, başlatılacak tüm ilişkileri destekleyeceğimi özellikle belirtmek isterim. Parlamento çatısı altında görev yapan tüm milletvekillerimizin de aynı hassasiyeti göstereceklerine inanıyorum." dedi.

Erdoğan, konuşmasını herkesin ramazan ayının hayırlı geçmesini dileyerek sonlandırdı.

TBMM Başkanı Kahraman davette yaptığı konuşmada, rahmet, mağfiret, bereket ve af ayı olan ramazan ayının hayırlara vesile olmasını, ibadetlerin makbul, duaların kabul olması dileğinde bulundu.

Kahraman, davete katılan başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere tüm katılımcılara teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan itimadıyla meydanları dolduran milletin tüm kuruluşlarıyla birlikte, tek yürek halinde hareket ederek darbe girişimini defettiğini belirten Kahraman, şöyle konuştu:

"Tek millet, tek vatan, tek bayrak ve tek devlet parolası ile birleştik. İnanıyorum ki ortaya konan bu şuur ve ruh beraberliği darbelere son vermiştir. Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Milli şairimiz Mehmet Akif, Çanakkale Şehitleri şiirinde ne diyor? 'Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, Sana aguşunu açmış, duruyor Peygamber.' Cenab-ı Hak o mübarek şehitleri cennetine dahil etmiştir."

16 Nisan'da yapılan halk oylaması ile gerçekleştirilen anayasa değişikliğine de işaret eden Kahraman, yeni bir döneme geçildiğini vurguladı. Kahraman, "İstikrarsızlık ve müdahalelerin olmayacağı bir döneme başlangıç yaptık. Ülkemiz, milletimiz, gönül coğrafyamız ve bütün insanlık için hayırlı neticelere vesile olacağı inancındayım." dedi.

Geçen yıl ilki yapılan iftarın bir gelenek halinde devam etmesi temennisinde bulunan Kahraman, "Şimdiden mübarek Kadir Gece'nizi ve Ramazan Bayramı'nızı tebrik ediyor, nice güzel günlere kavuşmamız niyazımı yineliyorum. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun." şeklinde konuştu.

Meclis Başkanı Kahraman, iftar davetinde konuklarına "Gazi Mecliste O Gece" ve Diyanet İşleri Başkanlığının prestij eserlerinden "Kırk Hadis" kitabı ile üzerinde ayet yazılı tabak hediye etti.

İftarın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile TBMM Başkanı Kahraman, Başbakan Yıldırım, bazı bakan ve AK Parti milletvekilleri, Kahraman'ın odasında bir süre sohbet etti.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.