TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

17 Haziran 2017 Cumartesi

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

Hamzaçebi, gündeme geçmeden önce, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Mersin Milletvekili Ali Cumhur Taşkın, dünyada 1,5 milyar insanın çölleşme ve erozyon sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirterek, Türkiye'nin de bu alanda hassas bir konumda bulunduğunu söyledi.

MHP Hatay Milletvekili Mehmet Necmettin Ahrazoğlu, sigara kaçakçılığı hakkındaki konuşmasında, kaçakçılığın ülkenin ekonomik ve sosyal hayatını olumsuz etkilediğini, ayrıca teröre finansman sağlayan çok boyutlu ve aktörlü bir konu olduğunu bildirdi. Tütün kaçakçılığının 2010 yılından sonra daha da çoğaldığını dile getiren Ahrazoğlu, bu tehdidin gün geçtikçe arttığına dikkati çekti.

CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, Türkiye'nin sağlık tablosu konusundaki konuşmasında, sağlıkta dönüşüm programının bir felakete dönüşmekte olduğunu iddia etti. Randevu sisteminde yığılmaların olduğunu savunan İrgil, çeşitli sorunlar nedeniyle bazı tedavilerde eksiklikler yaşandığını savundu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Manisa'da yine 69 askerin yemekten zehirlendiğini belirterek, bir ay içerisinde meydana gelen bu üçüncü vakanın da münferit ve basit bir vaka olarak ele alınamayacağını kaydetti.

HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, partisinin bazı milletvekillerinin ve CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasının, anayasaya ve AİHM içtihatlarına aykırı olduğunu iddia etti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Manisa'da askerlerin yemekten zehirlenmesine de değinerek, bu konuda daha önce CHP olarak verdikleri araştırma önergesinin kabul edilmediğini anımsattı. Özel, bu konunun sebeplerinin tespit edilmesi çağrısında bulundu.

Özel, Genel Kurula katılan milletvekillerinin yoklamasına ilişkin Meclis Başkanlık Divanı kararında tahrifat yapıldığını savunarak, bununla CHP'nin, Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki yürüyüşüne katılan milletvekillerinin Mecliste yok yazılıp yürüyüşün direncinin kırılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Özel, kendilerine gönderilen Başkanlık Divanı kararının yer aldığı evrakta sahtecilik yapıldığını iddia etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, konunun inceleneceğini belirterek, "Ama daha ne olduğu anlaşılmadan hemen sahtecilik filan gibi hüküm vermek doğru değil. Bakılsın, Başkanlık Divanı ne olduğuna ilişkin değerlendirmeyi yapsın." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Akçay, "15 Haziran 2017 tarihli Başkanlık Divanı kararında, bu dikkat çekici durumun Başkanlık Divanı tarafından yeniden değerlendirilerek bu tereddüdün açıklığa kavuşturulmasında biz fayda görüyoruz." ifadesini kullandı.

Başkanvekili Hamzaçebi, toplantı ve karar yeter sayısına ilişkin esasların Anayasa'nın 96. maddesinde yer aldığını, İçtüzüğün 57. maddesinin ise yoklamaya ilişkin hükümleri içerdiğini belirterek, Genel Kurul toplandığında, birleşimi yöneten başkanvekili müşahede yoluyla yoklama yapıp, "toplantı yeter sayısı vardır" dediğinde, milletvekillerinin tamamının Genel Kurulda var sayıldığını hatırlattı.

Söz konusu Başkanlık Divanı kararına göre ise müşahede ile yapılan yoklama dahil o gün içerisinde yapılan yoklamaların hiçbirinde olmaz ise milletvekilinin yok sayıldığını aktaran Hamzaçebi, "Bu müşahede ile yapılan yoklamanın yürürlükten kaldırılmasıdır. Başkanlık Divanının buna yetkisi yoktur. Böyle bir kararı Başkanlık Divanı almış olabilir, ama yetki hukuksuzdur." değerlendirmesinde bulundu.

Hamzaçebi, bu durumun, Anayasa'nın 84. maddesine de aykırı olduğunu bildirdi.

Bu arada, partilerin grup başkanvekilleri ve Hamzaçebi, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i, ölümünün 2. yılında andı.

Genel Kurul'da CHP milletvekilleri, sıraların "adalet" yazan pankartlar bıraktı.

TBMM Genel Kurulunda HDP'nin, şehir hastanelerinin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulun onayına sunulan öneri üzerinde söz alan CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın, şehir hastanelerinin yeni rant alanlarına yol açtığını ileri sürdü.

"Sağlıkta dönüşüm projelerine artık ticarethane gibi bakılıyor" diyen Aydın, iktidarın yanlış uygulamaları nedeniyle sosyal devlet anlayışından uzaklaşıldığını, sağlık hizmetinin, parası olanın alabildiği bir hizmete dönüştüğünü savundu.

MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul da şehir hastanelerine "cebimizden para çıkmadan hastane sahibi olduk" anlayışıyla bakmayı doğru bulmadığını, özellikle yabancı yatırımcının bu hastaneleri neye karşı yaptığının, neye karşı ortak olduğunun iyi sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Şehir hastaneleri için arazinin devletten verildiğini, kredinin devlet bankalarından karşılandığını, kira garantisi sağlandığını, sağlık çalışanlarının devletten temin edildiğini, yatırımcıya bunun gibi pek çok ayrıcalık tanındığına değinen Yurdakul, "Devletin üç liraya yapacağı yatırım için yabancılara 25 lira veriyoruz. Hani cebimizden para çıkmayacaktı. Bu para vatandaşın cebinden çıkıyor." dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan şehir hastanelerinin yapımıyla ilgili yapılan anlaşmaları eleştirerek, devletin zarara uğratıldığını iddia etti.

Meclisin konuyu araştırmasının zorunlu olduğunu belirten Paylan, aksi takdirde ciddi yolsuzlukların yaşanacağını ifade etti.

AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu ise partisinin AK Parti sağlıkta çok önemli hizmetleri hayata geçirdiğini, bunun muhalif kesimlerin bile iktidarı takdir ettiği bir konu olduğunu söyledi.

Şehir hastanelerinin de AK Parti'nin sağlıktaki dönüşüm çalışmalarının bir parçası olduğunun altını çizen Kavuncu, vatandaşın hak ettiği, büyük kapsamlı ve lüks koşullarda hizmet veren hastaneleri hizmete soktuklarını bildirdi.

Kavuncu, muhalefetin şehir hastanelerinin yapımı ve hizmet koşulları konusunda yanlış bilgilere sahip olduğunu belirterek, bu hastanelerin yatırımcıları için doluluk ve hasta yatağı garantisi olmadığını da ifade etti.

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylanan HDP Grup önerisi, kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, sporda artan şiddet olaylarının araştırılması önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, Türkiye'de sporda şiddetin son yıllarda artığına dikkati çekti. Tarhan, futbolda ise bunun daha çok artığını ifade etti.

"Sporcuların para, prim için milli forma giydiği bir yerde sporda şiddeti önleyemezsiniz." görüşünü dile getiren Tarhan, Passolig uygulamasının ise futbolda şiddetin azaltılmasına bir katkı sunmadığını savundu.

AK Parti Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak, sporda şiddet olaylarına ilişkin daha önce TBMM bünyesinde 3 ayrı araştırma komisyonunun kurulduğunu ve Meclis'in üzerine düşeni yaptığını anımsatarak, futbolda şiddet ve holiganlığın tüm dünyanın ortak sorunu olduğunu belirtti.

Spor takımlarının yöneticilerinin açıklamalarına dikkat etmesi gerektiğine işaret eden Bak, sporda şiddeti artırmak isteyen holigan ve fanatiklere karşı tüm toplum olarak mücadele edilmesinin önemini anlattı.

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da bugün Erzurum'un Şenkaya ilçesinde şehit düşen askere rahmet dileğinde bulundu.

Sporun, ruh ve bedenin sağlıklı bir yapıya ulaşmasında en önemli etkenlerden biri olduğunu kaydeden Aydın, ahlakın, sporda olması gereken en önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi.

AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora ise sporda şiddet ve doping gibi konuların sporun kanseri olduğunu dile getirerek, sporda şiddetle mücadele konusunda yeni bir eylem planının toplumun bütün kesimleriyle ortaya konulması gerektiğini belirtti.

Konuşmaların tamamlanmasının ardından oylanan öneri kabul edilmedi.

Meclis, 4 Temmuz itibarıyla çalışmalarına 10 gün ara verecek. Genel Kurul, 15 Temmuz 2017 Cumartesi günü ise özel gündemle toplanacak.

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin, Meclisin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Kuruluşu Hakkında Kanun Tasarısı gündemin 2'nci sırasına, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Arasında Ev Sahibi Ülke Anlaşması ile Anlaşmada Değişiklik Yapılmasına İlişkin Notaların Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ise gündemin 3'üncü sırasına alındı.

Genel Kurul, 1 Temmuz'da tatile girmeyerek çalışmalarına devam edecek. 22 Haziran Perşembe gününe kadar gündemdeki çalışmaların tamamlanmasının ardından Genel Kurul, 28 Haziran Çarşamba ve 29 Haziran Perşembe günleri toplanmayacak.

TBMM Genel Kurulu, 4 Temmuz itibarıyla çalışmalarına 10 gün ara verecek, 15 Temmuz 2017 Cumartesi günü ise özel gündemle toplanacak. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla gerçekleştirilecek bu özel birleşimde, siyasi parti grubu başkanlarına 10'ar dakika söz verilecek. 17 Temmuz Pazartesi günü ise Genel Kurul saat 14.00'te toplanarak gündemdeki kanun tasarı ve tekliflerini görüşmeye devam edecek.

AK Parti'nin grup önerisinin görüşmeleri sırasında söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, iktidar partisinin Meclisin çalışma takvim ve gündemini sürekli değiştirdiğini, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

AK Parti'nin, Meclis bürokratlarına parti memurları gibi davrandığını, her şeyi kendi belirlediği istikamette düzenlemeye çalıştığını ileri süren Özel, Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın da tarafsız olmadığını savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da konuşmasında, partilerin grup başkanvekillerinin zaman zaman bir araya gelerek ortak yol haritası belirlediğini, CHP grup başkanvekillerinin bu tür müzakerelerde her birinin farklı yaklaşımlar sergilediğini dile getirdi.

Verilen sözlerin tutulmamasının Meclis çalışmalarını olumsuz etkilediğini kaydeden Elitaş, "Parti içi rekabetinizi şu kürsüye yansıtmayın. TBMM'nin çalışmasına engel olmayın." dedi.

Mustafa Elitaş, CHP'nin, son anda, özensiz hazırlanan grup önerileri ve yoklama talepleriyle Meclisi çalıştırmama gayreti içinde olduğunu belirtti.

Elitaş, CHP Grubu'na, "Bu parti ne çektiyse grup başkanvekillerinden çekti. Şu televizyon yayınlarında 'Seçmene selam, genel başkan adaylığına devam' demek için böyle yollara girmeyin." ifadelerini kullandı.

Partisinin grup önerisine ilişkin bilgi veren Mustafa Elitaş, 15 Temmuz'dan sonra da Meclisin içtüzüğü değiştirmek üzere çalışacağını, ardından tekrar tatile gireceğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Özel, sataşma nedeniyle yeniden kürsüye gelerek, partisinin grup başkanvekilliği görevinin son derece onurlu bir makam olduğunu vurgulayarak, göreve layık olabilmeye çalıştıklarını bildirdi.

Özel, "Bu makam genel başkan çıkarabildiyse, biz mahallemizde ön seçimden çıkarız, grubumuzun seçiminden, kapalı oylamadan çıkarız, iki dudak arasından çıkmadığımızdandır öz güvenimiz." şeklinde konuştu.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar ise Parlamento hukukunun geleneksel ilkelerini alt üst etmeye yönelik çabalar olduğunu ifade ederek, bu yaklaşımları eleştirdi.

Milletvekillerinin Genel Kurul'a devamlılığıyla ilgili tartışmalara da değinen Sancar, "Burası askeri kışla değil, burası ilkokul değil. Siyaset sadece Parlamentodan ibaret değil. Bir parlamenterin görevi sadece burada olup tartışmalara katılmak değil. Eğer devam zorunluluğu getirmek istiyorsanız, devam zorunluluğu vesayet anlayışının yansımasıdır." diye konuştu.

Görüşmelerin ardından oylanan AK Parti grup önerisi kabul edildi.

Öte yandan Genel Kurul'da, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu'nun, TBMM'nin tatil ve ara verme dönemlerinde de çalışmasına ilişkin TBMM Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, CHP'nin Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki yürüyüşüne ilişkin, "Bu Anayasa herkesi bağlar. Yargı da buna uygun şekilde davranacak, yasama da uygun şeklide davranacak, yürütme de uygun şekilde davranacak. Dolayısıyla da demokratik ülkelerde herkes demokratik tepkisini kullanmakta serbest." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine devam edildi.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Yılmaz, demokratik olarak bir protestoda bulunmanın, demokratik toplumlarda kesinlikle normal olduğunu belirterek, "Hukuka uymak kaydıyla, hukuk çerçevesinde... Herkes, her şeyi beğenmek zorunda değil. Beğenmediği hususta da hukuk çerçevesinde yerine getirir." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Anayasa'nın 138. maddesini gündeme getirdiğini anımsatan Yılmaz, CHP'nin, Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki yürüyüşüne katılan milletvekillerine ilişkin, "Dolayısıyla bu katılanlar suç işledi mi? Onu hakimler, savcılar değerlendirir." diye konuştu.

Anayasa'nın 138. maddesini hatırlatan Yılmaz, "Şu anda görüşülen bir dava var. Birinci aşaması, daha ikinci aşaması var, ola ki Yargıtay bozacak, ola ki onaylayacak, dolayısıyla bilmiyoruz. Eğer millet vicdanında karşılık bulmazsa mahkeme kararları kağıt üzerinde kalır. Eğer millet gerçekten 'Bu, adalete uygun' derse o zaman herkesin hukuka saygı göstermesi gerekir." dedi.

Yılmaz, mahkemelerin bağımsız olduğunu dile getirerek, "Bu Anayasa herkesi bağlar. Yargı da buna uygun şekilde davranacak, yasama da uygun şeklide davranacak, yürütme de uygun şekilde davranacak. Dolayısıyla da demokratik ülkelerde herkes demokratik tepkisini kullanmakta serbest." ifadesini kullandı.

İmam hatip okullarının sayısının fazla olduğu yönündeki bir eleştiri üzerine Yılmaz, "Vatandaşın talep etmediği bir şeyi açsanız da siz boşuna açmış olursunuz, kapısını açarsınız, içinde hiçbir öğrenci kalmaz." açıklamasında bulundu.

Bakan Yılmaz, Türkiye'de meslek liselerinin oranının yüzde 44 olduğunu aktararak, bu oranı 2023'e kadar yüzde 60'a çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. İmam hatip okullarının oranının ise yüzde 13-14 düzeyinde bulunduğunu bildiren Yılmaz, meslek eğitimini memleket meselesi olarak gördüklerini vurguladı.

Yılmaz, ortaöğretim kurumlarının haftalık ders çizelgesinin, eğitim alanındaki ulusal ve uluslararası gelişmeler dikkate alınarak öğrencilerin sahip olması gereken bilgi, beceri, değer ve tutumlar bağlamında gözden geçirildiğini, ayrıca zorunlu eğitimin bir bütün olarak ele alınması gerekliliğinden hareketle yeniden düzenlendiğini kaydetti.

Haftalık ders çizelgelerine ilişkin bilgi veren Yılmaz, şu değerlendirmede bulumdu:

"Uygulamadaki haftalık ders çizelgesinde 9. ve 10. sınıflarda ortak dersler arasında yer alan tarih dersi 11. sınıflara da iki ders saati olarak ortak dersler arasına konulmuştur. Tarihimizin bir bütünü olarak geçmişten günümüze kadar kopukluk olmadan kronolojik bütünlük içerisinde öğretilmesini sağlamak adına 11. sınıf ortak dersleri arasında yer alan Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi 12. sınıfa alınmıştır.

Biz kesinlikle şunda çok iddialıyız, eğitimde eksiklikler olabilir ama geçmişten çok daha iyiyiz. Ülkenin milli geliri bunu gösterir, ülkenin şu an geldiği değerler bunu gösterir, gideceğimiz yer de. Eğitim iyiye gidiyor, eksiklikleri de biliyoruz."

Yılmaz, eğitimin kalitesini artırmanın öncelikli hedefleri olduğunu belirterek, sadece ilkokulda, ortaokulda, lisede değil, yükseköğretimde de eğitimin kalitesini artırmak istediklerini vurguladı.

Görüşülmekte olan tasarıya yükseköğretimde eğitim kalitesini artırmak adına, ihtisaslaşma görevi ve Kalite Kurulunu getirdiklerini hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu pakette bir değişiklik daha yapıldı. Danışma Kurulunu getirdik. Bu ne yapacak? Üniversitelerimizin birinin bir diğerinin benzeri olmasını istemiyoruz, her birisinin ayrı bir kimliğinin olmasını istiyoruz. Herkes aynı bölümü açmasın, herkes dilediği gibi kontenjan belirlemesin, Sağlık Bakanlığının olacağı, Çalışma Bakanlığının olacağı, Milli Eğitim Bakanlığının olacağı, Yükseköğretim Kurulunun olacağı, esnaf odalarının olacağı, sanayicilerin olacağı, sektörün de olacağı herkes bir araya gelsin, hangi bölümlere ihtiyaç varsa onları açalım diye… Dolayısıyla, yükseköğretimde de bir kalite var. Genel Kurulumuz kabul ederse ve yasalaşırsa, önümüzdeki dönemden itibaren Yükseköğretim Kurulunda da ihtisaslaşmanın yasal dayanağı olacak, Kalite Kurulunun yasal dayanağı olacak, Danışma Kurulunun da yasal dayanağı olacak."

Yılmaz, Türkiye'nin, uluslararası küresel yatırımları çekme konusunda da geçmişe göre daha iyi konumda olduğunu belirterek, "Geçmişe göre iyiyiz ancak daha almamız gereken mesafe olduğunu da biliyoruz. Bizim amacımız kimseyle düşmanlık etmek, kavga etmek değil. Bakın, sayın Başbakanımızın göreve gelince ilk söylediği şey, (Dostlukları artıracağız, düşmanlıkları azaltacağız.) Bu doğrultuda ilerliyoruz." sözlerine yer verdi.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Manisa'da kışladaki askerlerin gıda zehirlenmesi geçirdiği şüphesiyle ilgili, "Hem Sağlık Bakanlığı hem Milli Savunma Bakanlığı olayı inceliyor. Savunma Bakanımız şu anda Manisa'ya gidiyor." dedi.

Özlü, TBMM Genel Kurulunda, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında milletvekillerinin, 1. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığında, akşam yemeğinin ardından çeşitli şikayetlerle hastaneye kaldırılan askerlerle ilgili sorularına yanıt verdi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'ın, hükümetten konuyla ilgili bilgi talep etmesi üzerine açıklama yapan Özlü, "Böyle bir olay olmuş. Hem Sağlık Bakanlığı hem Milli Savunma Bakanlığı olayı inceliyor. Savunma Bakanımız şu anda Manisa'ya gidiyor. Netleştiğinde size tekrar bilgi aktaracağım." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özel, konuyla ilgili bilgi veren Bakan Özlü'ye ve Manisa'ya giden Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'a teşekkür ederek, olayın üzerine bu ciddiyetle gidilmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.