TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Meclis 15 Temmuz'a kadar çalışmalarına ara verdi.

18 Haziran 2017 Pazar

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

Ardından Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlasında görülen gıda zehirlenmesi vakalarına ilişkin Genel Kurulu bilgilendirdi.

Işık, konuşmasının başında şehit aileleri ve gaziler olmak üzere tüm babaların Babalar Günü'nü kutladı.

Manisa 1. Eğitim Tugayındaki ilk zehirlenme vakasının 23 Mayıs'ta akşam yemeğinde görüldüğünü, 5 bin 820 askerden bin 47'sinin yemekten etkilendiğini bildiklerini ifade eden Işık, şunları kaydetti:

"Bu bin 47 askerimizin 209'u hastanelere sevk edildi. Hastanelere sevk edilen askerlerimizden Hüsnü Özel hayatını kaybetti. Hayatını kaybetme sebebi henüz otopsi raporu çıkmadığı için resmi olarak açıklanmamakta. Otopsi raporu bekleniyor. Bunun dışında Burhan Güvenen adlı askerimiz de yoğun bakımda. Dün gece itibarıyla aldığım bilgi, askerimizin hayati tehlikesi almadığı yönünde. Olayın hemen ardından gerek idari, gerekse adli tahkikata başlandı. İncelemeler sonucunda o gün verilen hindi etinde salmonella bakterisi tespit edildi. Bu teşhis ve tespitten sonra ilgili firmanın yemek ihalesinin feshedilmesi süreci başlatıldı."

Fikri Işık, yemek firmasına ait ihalenin fesih yazısının 16 Haziran'da Bakanlık tarafından ihaleyi yapan bölge tedarik başkanlığına ve gerekli tedbirlerin alınması için daha önceden bilgilendirilen bölge komutanlığına gönderildiğini söyledi.

Bunun ardından birlikteki yemek kontrol teşkilatı mensuplarının tamamının da değiştirildiğinin altını çizen Işık, "Bu olaydan sonra 16 Haziran 2017'de aynı kışlada bu defa da 69 askerimizin şikayeti oldu. Bu askerlerimiz hemen müşahade altına alındı. Dikkat çekici olan bu 69 askerimizden 62'sinin aynı bölükten olmasıdır. Bu vakanın sadece yemekten zehirlenme durumu ile ilgili olmayabileceğini, başka dış etkenlerin de olma ihtimalini ortaya çıkardı. Bu konuda da araştırmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.

Işık, dün akşam verilen akşam yemeğinde ise Batı Kışlada benzer bir olayla karşılaşıldığını, yemek yiyen 5 bin 470 askerden 617'sinin etkilendiğini, bunlardan da 372'sinin hastanelere sevk edildiğini anlattı.

Dün akşam itibarıyla yaşanan olaydan dolayı hayati tehlikesi olan hiçbir askerin bulunmadığını ifade eden Işık, şu değerlendirmede bulundu:

"Dün akşam olayı haber alır almız Kara Kuvvetleri Komutanımızla birlikte Manisa'ya gittik. Bölgeye ulaşır ulaşmaz askerlerimizi ziyarete gittik. Olayı askerlerimizden dinledik. İşin ilginç yanı hiç yemek yemediği halde etkilenen askerimiz var, sadece çorba ve cacık yediği halde etkilenen askerimiz var, bunun yanında çorba, tavuk eti, pilav, cacık, tatlı yiyen ve etkilenen askerimiz var. Bu askerlerimizin ifadesi. Yetkililerden aldığımız bilgiler dahilinde hiçbir ihtimalin dışlanmadan her türlü çalışmanın yapılmasının gerekliliği kanaatine vardık ve şu anda bu çalışmalar yapılıyor. Sadece olayı bir yemekten zehirlenme vakası olarak değerlendirmiyor, bunu da içinde barındıran ama tüm ihtimalleri de hesaba katan bir çalışmayı yürütüyoruz."

Fikri Işık, olayın hemen ardından Sağlık Bakanlığının kışlada 2 UMKE ve bir sahra çadırı kurduğunu söyledi.

Askerlerle ilgili ilk müdahalenin burada yapıldığının altını çizen Işık, kışlada o anda bulunan 3 askeri tabip, 14 hemşire ve 7 yardımcı sağlık personeline ilave olarak Sağlık Bakanlığınca 15 doktor ve 51 sağlık personelini kışlaya sevk ederek olaya müdahale ettiğini dile getirdi.

Işık, 23 Mayıs tarihinden bu yana Manisa'da görevli sağlık personelinin hassasiyetle çalıştığını belirterek, kendilerine olağanüstü gayretlerinden ötürü teşekkür etti. Işık, "23 Mayıs'tan itibaren yaşadığımız ikisi gerçekten bizi endişelendiren 16 Haziran'da yemekten olmadığını düşündüğümüz zehirlenme vakasıyla birlikte bu üç olay bazı tedbirleri hemen devreye sokmamız gerektiğini gösterdi. Bu son olay öncesinde ilgili firmanın, gelen raporlar doğrultusunda sözleşmesinin fesih talimatı tarafımdan verilmiştir ve bu talimat Cuma günü ihaleyi yapan birimimize ulaştırılmıştır." sözlerine yer verdi.

Milli Savunma Bakanı Fikri ışık, "Tedbir amaçlı olarak kışlada yemek pişirme faaliyeti bugün itibariyle sonlandırılmıştır. Bugün itibariyle hazır yemek paketi uygulamasına geçilmiştir." dedi.

Işık, Manisa'daki zehirlenme şüphesine ilişkin TBMM Genel Kurulunu bilgilendirdi.

Bakan Işık, tedbir amaçlı olarak kışlada yemek pişirme faaliyeti bugün itibarıyla sonlandırıldığını ve hazır yemek paketi uygulamasına geçildiğini bildirdi.

Kışlada bulunan erlerin bu hafta yemin töreni olacağını ve yemin töreninin ardından, bayramdan hemen önce askerlerin kışladan ayrılacağını anımsatan Işık, askerlerin kışladan ayrılmasını müteakip hem doğu hem de batı kışlaya yani 1. Eğitim Tugayına en az beş hafta süreyle asker alınmayacağını açıkladı.

Bu süre içerisinde tugayın bütün alt yapısının gözden geçirileceğini belirten Işık, "Malum bölgede yoğun depremler var. Her türlü ihtimali göz önüne aldığımız için acaba yeraltı sularından bir karışma mı var buna bakacağız. Alt yapımızda bir sorun var mı, yok mu bunu hemen değerlendireceğiz. Bütün tesislerimizi başta hijyen şartları olmak üzere gözden geçireceğiz." diye konuştu.

Bu çalışmayı beş haftalık süre içerisinde tamamlamayı hedeflediklerine işaret eden Işık, bu beş haftalık süreç sonucunda eğer alınan tedbirleri yeterli görürlerse tekrar burada eğitim faaliyetine başlayacaklarını, yeterli görmemeleri durumunda ise buraya gelecek askerleri başka eğitim tugaylarına göndereceklerini ve buradaki tedbirler tam anlamıyla alınana kadar bu çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Işık, bu süreçte özellikle tugayın tüm denetimlerini de yapmış olacaklarını ve aksamalar varsa da bununla ilgili gerekli tedbirleri alacaklarını aktardı.

"Bu olay bize bir gerçeği daha gösterdi. Sadece fiyat rekabetine dayanan alım yönteminin silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacına cevap vermediği açıktır." diyen Işık, bununla ilgili de tedbirlerin alınmasına yönelik çalıştıklarına değindi.

Işık, TSK'nın hazır yemek alımına 2000 yılından itibaren başladığını, 2017 yılı itibarıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığının 40 birlik veya kurumunda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 14 birlik veya kurumunda, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 5 birlik veya kurumunda özellikle hazır yemek hizmeti alımının devam ettiğini bildirdi. Işık, bu şekilde iaşe edilen toplam personel sayısının 96 bin 334, birlik imkanlarıyla iaşe edilen personel sayısının ise bugün itibarıyla 185 bin olduğunu ifade etti.

Şu ana kadar tespit ettikleri tüm aksaklıkların önümüzdeki süreçte tekrar yaşanmaması için bütün tedbirleri aldıklarına ve bundan sonra almaya da devam edeceklerine dikkati çeken Işık, geçen hafta kara kuvvetleri komutanıyla birlikte Malatya ve hemen arkasından Yüksekova'ya gittiklerini, orada şehit aileleri, gaziler, askerler ve güvenlik korucularıyla iftar yaptıklarını, sahur yemeğini ise Dağlıca'daki taburda yaptıklarını anlattı.

Bakan Işık, Dağlıca'da sahur yemeğinde askerlerle bir arada olmanın kendileri için de ayrı bir mutluluk ve gurur vesilesi olduğunu belirten Işık, şunları kaydetti:

"Orada hangi şartlarda bu ülkenin birliği, beraberliği, kardeşliği, bu milletin bölünmez bütünlüğü için mücadele ettiklerini milli savunma bakanı olarak bizzat yerinde görmüş olmak benim için de tarifi imkansız bir duygu oldu. Bu vesileyle kahramanca görev yapan tüm silahlı kuvvetler mensuplarımıza, askerlerimize, polislerimize, jandarmamıza, güvenlik korucularımıza teşekkürlerimi, şükranlarımı sunuyorum. Ne kadar zor şartlar altında görev yaptıklarını bizzat yerinde görmüş olmanın bana verdiği ağır sorumluluk ve heyecanla onların bütün ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında kararlılıkla mücadele edeceğimizi bir kez daha yüce Meclisin huzurunda ifade etmek istiyorum.

Bu vatan için toprağa düşmüş, bu toprakların bize ebedi vatan olarak kalması için hayatlarını gözlerini kırpmadan feda etmiş tüm şehitlere Allah'tan rahmet diliyorum. Hayatta olan ve tedavisi devam eden bütün gazilerimize Allah'tan acil şifalar diliyorum."

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Manisa'da kışladaki gıda zehirlenme şüphesine ilişkin, "Bırakın AK Parti'li olmayı, babamın oğlu olsa işini doğru yapmayan, askerimizin sağlığı ile ilgili en küçük ihmali olan herkesten gerekli hesabı sorarım. Orada ihmali olduğu noktasında tereddüt ettiğimiz tüm kamu görevlileri ile ilgili idari tahkikat da başlatılmıştır, ayrıca adli tahkikat da başlamıştır." dedi.

Işık, TBMM Genel Kurulunda, Manisa'da kışladaki gıda zehirlenme şüphesine ilişkin yaptığı açıklamada, olayla ilgili olarak, firmanın sözleşmesinin feshedilmesi talimatı verdiğini ifade etti.

Bir milletvekilinin, "Bu fesih, sadece Manisa'daki yemek ihalesini mi kapsıyor, yoksa firmanın diğer yerlerdeki ihalelerini de etkiliyor mu?" sorusu yönelttiğine işaret eden Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu konu İhale Kanununda düzenlenmiş. İhale Kanununda, mevcut yerdeki sözleşmesi feshedildiğinde en az bir yıl sürede, bazen iki yıl sürede, bazen de belli şartlar dahilinde beş yıla kadar ihale yasaklısı konumuna geliyor. Ama şu anda diğer yerlerde devam eden hizmetlerinde kanuna göre sorun yoksa, onu feshetme hakkına sahip değiliz. Ama bundan sonra gireceği tüm ihalelerde, bütün kamuda yasaklı hale geliyor.

Sözleşmesini feshettiğim bir firma ile ilgili, 'gıda zehirlenmesi değildir' diyerek ne elde edeceğim? Aksine benim için en kolay yol, 'bu da gıda zehirlenmesidir' diyip, zaten firmaya faturayı kesmişim... Hayır, ben oradaki askerlere, onların ailelerine ve millete olan saygımdan dolayı diyorum ki... Bana askerlerin bazıları, 'ben hiç yemek yemediğim halde zehirlendim.' dedi. Demek ki başka sebeplerde olabilir. Hiç bir sebebi, ihtimali dışlamadan gerekli tüm araştırmayı yapmak benim boynumun borcudur."

Milli Savunma Bakanı Işık, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şunu herkesin çok iyi bilmesi lazım. Bırakın AK Parti'li olmayı, babamın oğlu olsa işini doğru yapmayan, askerimizin sağlığı ile ilgili en küçük ihmali olan herkesten gerekli hesabı sorarım. Bakan olarak bu benim görevimdir, görevimi yapmakta tereddüt etmem. Orada ihmali olduğu noktasında tereddüt ettiğimiz tüm kamu görevlileri ile ilgili şu anda idari tahkikat da başlatılmıştır. Gıda kontrolünü yapmakla görevli oradaki personelle ilgili gerekli idari tahkikat başlamıştır. Ayrıca adli tahkikat da başlamıştır. Bu konu bütün yönleriyle ortaya çıkarılana kadar biz bu konunun üzerinde hassasiyetle durmaya devam edeceğiz."

TBMM Genel Kurulunda, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın, "Manisa'daki askeri kışladaki zehirlenme şüphesine ilişkin" Hükümet adına yaptığı bilgilendirmenin ardından, siyasi partiler adına konuşmalar yapıldı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Manisa'da erlerin yemekten zehirlendiği olaydan sonra, "bunun nedeni psikolojik ya da sudan gibi" nedenlerle, adeta zehirlenme olayının basitleştirilmeye çalışıldığını belirtti.

Hiç yemek yemediği halde etkilenen askerler var denildiğini aktaran Akçay, "Acaba söz konusu firmanın sadece Manisa'daki yemek ihalesi mi iptal edildi, yoksa diğer yerlerdeki sözleşmeleri de iptal edildi mi? Çünkü, bu firma bir çok askeri kuruma yemek veriyor. Olay çok vahimdir, unutulacak, geçiştirilecek bir olay değildir. Askerimiz, devletimize, ordumuza emanettir. Ortada savsaklama ve geçiştirme hadisesi vardır. Böyle keşmekeşler savaşlarda bile yaşanmadı." dedi.

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, yemekten zehirlenen askerlerin hepsinin bir an önce iyileşmesi temennisinde bulundu, hayatını kaybeden askerin ailesine de başsağlığı diledi.

Askerlik hizmeti, zorunlu kamu hizmeti olarak erkek vatandaşlara dayatılmış bir görevdir." diyen Kürkcü, vicdani ret hakkı tanınmadığı için, 20 yaşın üzerindeki her erkeğin eğitim ve kıta hizmetleri için askere alındığını bildirdi.

Kürkcü, devletin kendisine emanet edilen askerlere karşı görevlerinin olduğunu, kışlaya nasıl girmişse ailelerine öyle teslim edilmesini istedi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, konuşmasında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun devam eden "adalet yürüyüşü"ne değindi.

"Yürüyüşün kutlu olsun Kemal Kılıçdaroğlu." diyen Gök, şöyle devam etti:

"Bu yürüyüşü küçümseyenler, yarın adaletle ilgili başlarına olumsuzluk geldiği zaman Kemal Kılıçdaroğlu'na hak verecekler. Cumhurbaşkanı, 'bu yürüyüş lütuftur' dedi. Bu lütuf değildir, biz anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Biz yürürken size mi soracağız, sizden mi izin alacağız?"

Gök, Milli Savunma Bakanı Işık, kendisine, Manisa'daki zehirlenme olayı ile ilgili bilgi vermek istediğini söyleyince, bunu memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Ama konuşmayı görünce dağın fare doğurduğunu gördüm. 'Her şey iyi, aslında zehirlenme de yok, şundan olabilir' gibi şeyler söyledi." dedi.

Manisa'da zehirlenme olayı olunca CHP Manisa milletvekillerinin araştırma önergesi verdiğini anımsatan Gök, konuyla ilgili araştırma komisyonu kurulmasını istediklerini ancak AK Parti'nin "daha önemli işler var sonra görüşelim" diyerek kabul etmediğini öne sürdü.

Levent Gök, "Bu şirket kimindir, arkasındaki güçler kimdir, bunların araştırılmasından niye korkuyorsunuz? Sadece askeriyeden değil, Milli Eğitim Bakanlığından da ihale almış? Anlaşılan korunuyor bu şirket." ifadesini kullandı.

AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber ise şu anda sadece 20 askerin gözetim altında olduğunu, hayati tehlikelerinin de olmadığını belirtti.

Sadece askeriyenin değil, kamu kurumlarının tamamının yemek hizmetini dışarıdan aldığına değenin Berber, "2000 yılından beri bu hizmet dışarıdan alınıyor, olaya doğru teşhis koymalıyız." dedi.

Recai Berber, bu tür olaylarda önemli olanın denetim olduğunu vurgulayarak, bu şekildeki münferit olaydan yola çıkarak, bütün yemek alım hizmetlerinde sorun var denilmesinin yanlış olacağını bildirdi.

Olaydan sonra yemek firmasının sözleşmesinin iptal edildiğine dikkati çeken Berber, "Bu hizmet alımının yanlış bir tarafı yoktur. İhaleler verilirken, firmaların kim olduğuna bakılmaz, verdiği hizmete bakılır." diye konuştu.

Öte yandan yerinden söz alan siyasi parti temsilcileri, bütün babaların Babalar Günü'nü kutladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Hakkari ve Erzurum'da terörle mücedele ederken şehit düşen 3 askeri ve bütün şehitleri rahmetle andı.

Bostancı, şunları kaydetti:

"Manisa'da yaşanan askeri birlikteki zehirlenme hadisesi mutlak suretle sonuna kadar takip edilip, arkasındaki bütün karanlık noktaların açığa çıkarıldığı bir süreçle bu işin soruşturması yapılacaktır. Her kimin ihmali, kusuru varsa hukukun önüne çıkarılacak ve hukuk çerçevesinde layık olduğu muameleye maruz bırakılacaktır. Onlar, devlete yani hepimize emanet edilmiş bizim evlatlarımız, çocuklarımızdır. Onlara ilişkin hassasiyet, siyasi polemiklerin konusu olmaz. Hepimizin ortak hassasiyetidir. Bu sorumluluğu hükümet elbette yerine getirecektir, bizde takipçisi olacağız."

CHP'nin "FETÖ/PDY yapılanmasının 2009 yerel seçimleri ve 2015 milletvekilleri genel seçimlerindeki etkilerinin" araştırılmasına ilişkin önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Partisinin önerisi üzerine söz alan CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, Türkiye'nin en büyük sorunlarından bir tanesinin adaletsizlik, hukuksuzluk ve seçim güvenliğinin yokluğu olduğunu söyledi.

2009'dan itibaren bu seçimlerde birçok farklı sonuç, birçok sandıkta değişiklik ve çöp kutularında bulunan oyların ortaya çıktığını dile getiren Arslan, "Özellikle 2010 referandumuyla birlikte, mezardaki ölülerin bile çıkıp oy kullanmasına fetva veren Pensilvanya ile siz, gerçekten birlikte olarak, o günün zamanında birçok değişikliğin, Anayasa değişikliklerinin olmasına ve sonuçta da PDY yapılanmasının, FETÖ yapılanmasının yargının her tarafını sarmasına olanak sağlayacak bir yapıyı da ortaya çıkarmış oldunuz." dedi.

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan ise konuşmasında TBMM FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun taslak raporunu ilişkin eleştirilerini anlattı. Erdoğan, "Raporda, FETÖ'nün etkin olduğu, ele geçirdiği veya geçirmeye çalıştığı her türlü kurum, kuruluş ve meslek grubuyla ilgili yorum veya tespitte bulunulduğu görülmektedir ancak FETÖ'nün siyasi ayağından hiç bahsedilmemiştir." ifadesini kullandı.

HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, Türkiye'de Cumhuriyet tarihi boyunca özellikle de NATO'ya üye olunduktan sonra devletin birçok konuda dönemsel olarak büyüttüğü ve yine dönemsel olarak yok etmeye çalıştığı benzer yapıların olduğunu söyledi. Yıldırım, "Bu yapılar içerisinde en fazla büyüyebilen ve bir kripto olarak hareket edebilen yapı Gülencilerin örgütlenmesidir. Özellikle 17-25 Aralık bu yapının, iktidar ve devletle olan münasebetlerinde bir dönüm noktasıdır. Belki de bu yapının kolluğunun ve yargıçlarının el atmak istediği gerçeğe tekabül eden en doğru işlerden biriydi. Halen 17-25 Aralık'la ilgili olarak bu ülkede yapılmış yolsuzluklar üzerindeki sis perdesi aralanmamıştır." değerlendirmesini yaptı.

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, seçimlerin sağlıklı yapılmadığı şeklindeki iddiaların her seçim sonrası tartışılan bir husus olduğunu ancak bunların somut belgelere ve delillere dayandırılması gerektiğini söyledi. Tunç, oy kullanmadan sonuçların açıklanmasına kadar her şeyin şeffaf bir biçimde gerçekleştiği ve tüm siyasi partilerin gözetimine açık bir sistemin söz konusu olduğunu anlattı.

Tunç, şöyle devam etti:

"FETÖ'nün siyasi ayağı bahane edilerek, AK Parti'ye operasyon yapmaya çalışmak da FETÖ'nün ekmeğine yağ süren bir durumdur. FETÖ'nü üstünün örtülmesine yardımcı olmaktan başka bir şey değildir. AK Parti, FETÖ ile mücadeleyi başlatan bir siyasi iktidardır. 40-50 yıl boyunca tüm siyasi iktidarlar döneminde devletin kurumlarına sızan bu örgütü, deşifre eden AK Parti iktidarıdır. FETÖ'nün siyasi ayağını aramak istiyorsan, FETÖ'nün terör örgütü olduğu anlaşıldıktan sonra sırf AK Parti düşmanlığı nedeniyle FETÖ'nün yanında yer alanlara bakmak gerekir.

FETÖ ve diğer terör örgütleriyle hiçbir dönemde olmadığı kadar kararlı, istikrarlı, sistemli ve kapsamlı mücadele bir yapan parti AK Parti'dir. Bu mücadelede Türkiye'nin yanında değil de FETÖ'nün yanında olan yabancılar var. Bunları görüyoruz. Bu mücadelede Amerika, Avrupa, Yunanistan'dan bir şey beklemiyoruz. Bu bir milli meseledir. Bu milli meselede tüm siyasi partilerin birlikte olma zorunluluğu vardır. Ülkemizin bekası, dirliği, milletimizin bütünlüğü için."

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşülmesine geçildi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.