TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

25 Temmuz 2017 Salı

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün Bilecik'in sorunları, AK Parti Karabük Milletvekili Burhanettin Uysal son günlerde Kudüs'te yaşanan sorunlar, HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez ise Şırnak'ın sorunları hakkında gündem dışı söz alarak, birer konuşma yaptı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Irak ve Suriye'nin kuzeyini içine alan, Akdeniz'e uzanması planlanan terör devleti ile küresel vahşet çetesinin altın vuruş yapmak istediğini" söyledi.

ABD'nin uzun süreyi kapsayan sevkiyatlarla 434 defa PYD/PKK bölgesine silah ve mühimmat teslimatı gerçekleştirdiğinin altını çizen Akçay, "İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi, YPG ile işbirliği yaptıklarını itiraf etmiş, daha ileri giderek FETÖ'yü bir terör örgütü olarak görmediklerini vurgulamıştır. Türkiye'nin siyasi, diplomatik ve ekonomik kuşatmayla yılması, teslim bayrağını çekmesi amaçlanmaktadır. Bizim için ya istiklal ya ölüm parolası milli şuurdur." ifadesini kullandı.

Almanya ile gelinen ilişkilere de değinen Akçay, İstanbul'da gözaltına alınan ve tutuklanan kişilerin sözde aktivist olduklarını bildirdi.

Bunların arasında bir Alman vatandaşının da yer aldığına dikkati çeken Akçay, bu durumun Türkiye ile Almanya ilişkilerinde bir gedik daha açtığına işaret etti.

Akçay, "Ajanların yeni maskesi olan aktivistlik 15 Temmuz'dan beri daha da gündem olmuştur. Almanya hangi ilişki ağının açığa çıkmasından endişe duymaktadır? Madem ki bir vatandaşının tutuklanmasından rahatsızdır, bizim iadesini istediğimiz suçluları niye korumaya alacak kadar pişkindir? Almanya sözde aktivistleri bıraksın, ülkesindeki teröristleri teslim etsin." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, demokratik siyasete özgürlük çerçevesinde başlangıcı Diyarbakır'da olmak üzere 'vicdan ve adalet' nöbeti başlattıklarını bildirdi.

Diyarbakır'da başlattıkları nöbete dün izin verilmesine rağmen bugün engellemeler yapıldığını öne süren Kerestecioğlu, "Türkiye bir cezaevine çevrilmek isteniyor. Milletvekillerimiz bir demokratik hakkı kullanmak için nöbet başlatılıyor. Haklı olduğumuzu biliyoruz ve gerçekten Türkiye'de demokratik siyasetin kazanacağını biliyoruz. İstanbul, Van ve İzmir'de aynı şekilde bu nöbetleri tutmaya devam edeceğiz." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, İsrail'in, Müslümanların kutsal mekanlarından Mescid-i Aksa'ya yönelik tutumu karşısında gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gerek AK Parti hükümeti gerek uluslararası toplumun çağrılarının devam ettiğini belirtti.

İnceöz, "Terörle mücadele bahanesiyle Mescid-i Aksa'nın girişine metal dedektörler yerleştirilerek Filistinli kardeşlerimize terörist muamelesi yapılması asla kabul edilemez." diye konuştu.

Hakkari'de bir kaymakama yönelik suikast girişiminde bulunulduğu haberi geldiğini anlatan İnceöz, Türkiye'nin yaklaşık 40 yıldır terörle mücadele ettiğini hatırlattı.

Terör ve türevleriyle mücadele noktasında birlik ve beraberliğin korunması için pek çok vatan evladının şehit verildiğini belirten İnceöz, "Görünen o ki vermeye de devam edeceğiz. Bilinmeli ki bizim bir karış toprağımız yoktur birilerine verilecek." ifadesini kullandı.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, Karadeniz bölgesinde fındık hasadına yaklaşık bir hafta kaldığına işaret etti.

Torun, hala ne rekolte ne fiyat noktasında herhangi bir açıklamanın yapılmadığına dikkati çekerek, "Bu ülkeye 3.5 milyar dolar gelir kazandıran bir üründen bahsediyoruz. Karadeniz halkı ne yaptı da hükümet bu insanları cezalandırıyor? Hasada bir hafta kalmış; fındık işçisinin alacağı yevmiye belli değil, üreticinin ne vereceği belli değil. Çaresizlik hakim. Üretici küsmüş haldedir." dedi.

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, bir milletvekilinin Meclise devamsızlığının kınanabileceğini, eleştirilebileceğini, ancak bunun yaptırımının da seçmene düşeceğini belirterek, "Bu, kendini bilen bir siyasetçi için de gayet ağır bir yaptırımdır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Meclis Anayasa ve Adalet komisyonlarının üyelerinden kurulu Karma Komisyonun, HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk ve HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın "devamsızlık" nedeniyle milletvekilliklerinin düşürülmesi yönündeki rapor görüşülüyor.

Görüşmelerde, Tuğba Hezer Öztürk adına savunma yapan Önder, Meclise devamsızlıktan dolayı bir vekilin, vekilliğinin düşürülmesinin konuşulduğunu, ancak bunun aslının devamsızlık olmadığını öne sürdü.

Her yasama döneminin öne çıkan bir olayının bulunduğunu, bu dönemin olayının ise "vekil kıyımı" olarak tarihe geçeceğini iddia eden Önder, şunları kaydetti:

"Bu iş dokunulmazlık süreçleriyle başladı. Genel Kurulun, anayasayı zorlayan işlemleriyle, hakkımızda düzenlenen fezlekelerle topyekun dokunulmazlıklar kaldırıldı. Mevcut dosyalarımız üzerindeki yargılama engelleri kaldırıldı.

Bu iki vekilimizle alakalı olarak da yurt dışında kalarak yaşananları dünyaya anlatmaları bizler tarafından uygun görüldü. Faysal Sarıyıldız, burada daha önce de tedavi görüyordu, o raporları yok saydılar. Tuğba Hezer'in partimiz tarafından görevlendirilmesini yok saydılar. Bizim vekillerimiz gizli saklı iş yapmıyorlar, nerede oldukları aşikardır. Bizim arkadaşlarımız gibi buraya gelmeyen en az 100 kişi var. Bunu salondan kime sorsam bir çırpıda bu isimleri sayabilir. Bir vekilin devamsızlığını kınayabilir, eleştirebilirsiniz; yaptırımı da onu seçen seçmene düşer. Bu, kendini bilen bir siyasetçi için de gayet ağır bir yaptırımdır. Yapılan iş fuzuli, haksız bir iştir."

Vekilliğin kendileri için bir meslek değil onur olduğunu belirten Önder, Öztürk ve Sarıyıldız'ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin bu meselede, milletvekillerinin vicdanlarıyla hareket edeceklerini, ellerinin titrememesi halinde de 'evet'e basmalarında bir sakınca olmadığını söyledi.

Önder, "Burada iki vekilin yalnız milletvekilliğinin düşürülmesini konuşmuyoruz, burada bir Rojava gerçekliği var. Siz 'bunu kurdurtmayız' diyorsunuz. Oradaki oluşum bir nizam kurma kabiliyeti yakalamıştır ve tekçiliğe dayanmayan bir oluşum olacak. Bize düşen asgari inançlarımızın gereğini yapmaktır." ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu da şahsı adına yaptığı konuşmada, devamsızlıktan dolayı bir milletvekilinin vekilliği düşürülüyorsa burada ciddi bir takibin yapıldığı anlamına geldiğini, diğer devamsızlık yapan isimlerin de gündeme gelmesi gerektiğini söyledi.

Bu durumun TBMM'ye yakışan bir davranış olmadığını ifade eden Bekaroğlu, şunları kaydetti:

"Biz sürekli başımızı kuma gömüyor, sorunları göremiyoruz. Bu olay devamsızlık sorunu değildir. Mesele Kürt meselesidir. TBMM'yi bu duruma düşürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Meseleyi Meclis gündemine almalı, terörü de ele almalı. İlk PKK terörü başladığında bu mesele teşhis edilseydi '3-5 çapulcu' deyip geçiştirilmesiydi, bunun arkasında ne olduğu tespit edilseydi, bu meseleye çözüm bulunsaydı şimdi bu komik duruma düşmezdik. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terör olaylarıyla ilgili uygulamadığı güvenlik politikası yoktur. 1990'larda hukukun da dışına çıkılarak sert politikalar uygulandı. Bu millet Kürt'üyle, Türk'üyle büyük bedeller ödedi. Binlerce evladımızı kaybettik ama çözemedik. Hepimiz başımızı kuma gömdük, olayı görmedik. 2017 yılında kısıtlamalarla bu işin içinden çıkacağınızı düşünüyorsunuz, yanılıyorsunuz. İnsandan daha kıymetli hiç bir şey yoktur."

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Bekaroğlu'nun ifadeleri üzerine söz alarak, bir canın her şeyden kıymetli olduğunu bilen insanlar olduklarını söyledi.

İnsanın yeryüzündeki en şerefli mahluk olduğunu kaydeden Muş, "Türkiye'de yaşayan 80 milyon vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak adına gereken tedbirleri almaya devam edeceğiz." diye konuştu.

CHP Tunceli Milletvekili Tuncer Erol ise terörün, ülkenin siyasal sorunu olduğunu söyledi.

Geçtiğimiz günlerde Tunceli'de terör örgütü PKK tarafından şehit edilen öğretmen Necmettin Yılmaz için düzenlenen yürüyüş sonrası, terör örgütünün sözde üst düzey isimlerinden birinin kendisi hakkında infaz kararı verildiğini söylediğini anlatan Erol, şöyle konuştu:

"Ben bu kürsüden HDP'li milletvekilleri hakkında savunma yapabiliyorsam, HDP'li milletvekilleri de çıkıp bu kürsüden örgüt tarafından ölüm emri verilmiş bir milletvekili hakkında örgütü eleştirsin."

Sırrı Süreyya Önder, Erol'un konuşması üzerine, "Şahıs olarak sadece sizin değil bu dünyada yaşayan her canlının tırnağına gelen zarar bizim gözümüze gelsin." dedi. Kandil'de, Tuncer Erol ile ilgili nelerin konuşulduğunu kuliste kendisine anlatabileceğini dile getiren Önder, "Senin kıraatını da kalibreni de herkes biliyor. İl başkanınızın açıklamaları gayet samimiydi, seninki yapay oldu." ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi. Verilen arada Erol'un, Önder'in yanına gitmesi üzerine CHP ve HDP milletvekilleri arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, "Faysal Sarıyıldız'ın, sağlık raporu skandal bir şekilde kabul edilmiyor. Şu anda bir tane sağlık raporu da Stuttgart Konsolosluğunda kayıp. O zaman biz nasıl bunu görüşebiliriz? Faysal Sarıyıldız, gerçekten hasta, tedavi oluyor ve gelemiyor." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Meclis Anayasa ve Adalet komisyonlarının üyelerinden kurulu Karma Komisyonun, HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk ve HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın "devamsızlık" nedeniyle milletvekilliklerinin düşürülmesi yönündeki rapor görüşüldü.

Görüşmelerde CHP Grubu adına söz alan Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, Anayasa'nın 80. maddesine göre milletvekillerinin seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil bütün milleti temsil ettiğini, bir milletvekilinin ülkenin bütünüyle ilgili çalışma yapması hatta üstlendiği görev gereği gerekirse ülke dışında bulunmasının olağan bir durum olduğunu belirtti. Aldan, bir milletvekili için asıl olanın parlamento faaliyetlerine katılmak olduğunu söyledi.

Bir milletvekilinin uzun süre Meclis çalışmalarından özürsüz ve izinsiz olarak uzak kalmasının kabul edilemez olduğunu anlatan, "Lakin hal böyle iken devamsızlık nedeniyle milletvekilliğinin düşürülmesi, anayasamızda yer alsa da Meclis teamüllerinde uygulaması bulunmayan bir işlemdir." diye konuştu.

Faysal Sarıyıldız adına savunma yapan Meral Danış Beştaş, konuşmasına HDP'nin tutuklu milletvekillerinin isimlerini sayarak başladı.

Sarıyıldız'ın komisyona gönderdiği yazılı savunmasını okuyan Beştaş, Sarıyıldız ve HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk'ün milletvekilliğinin düşürülmesinin yoklama veya usul ile hiçbir ilgisi olmadığını savundu. Her türlü engellemeye rağmen HDP'nin 1 Kasım seçimlerinde durdurulamadığını öne süren Beştaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla birlikte dokunulmazlık tartışmalarının başladığını söyledi.

"4 Kasım'da beş ayrı ilde aynı dakikada eş zamanlı operasyonlar yapıldı. Sabah 05.30 civarında Diyarbakır'da arkadaşları adliyeye getirdiler. Görmemize izin vermediler. Milletvekillerinden bahsediyorum." ifadesini kullanan Beştaş, tutuklama kararının ardından bugüne kadar tutuklanan milletvekillerini görmediklerini dile getirdi. Beştaş, tutuklanma sürecini ve sonrasında yaşadıklarını anlattı.

Sarıyıldız hakkında bazı gazetelerde yayınlanan haberleri ve fezlekeleri gösteren Beştaş, "Faysal Sarıyıldız ve silah bir arada asla bulunmamış. Böyle bir fotoğraf, kare yok. Sarıyıldız'ın silahla bir teması yok, zaten olamaz." dedi.

Beştaş, şöyle devam etti:

"Sarıyıldız'ın, sağlık raporu skandal bir şekilde kabul edilmiyor. Şu anda bir tane sağlık raporu da Stuttgart Konsolosluğunda kayıp. O zaman biz nasıl bunu görüşebiliriz? Faysal Sarıyıldız, gerçekten hasta, tedavi oluyor ve gelemiyor. Şu anda bu durumda olup Meclise gelemeyen kaç vekil düşürüldü ki Faysal Sarıyıldız düşürülsün. Burada öyle bir ileri gidilmiş ki Meclis Başkanlığı, sağlık raporunu inceletmiş.

Sarıyıldız, Avrupa'da partimiz adına çalışmalar yürütüyor. Cizre ile ilgili tanıklıklarını, insan hakları kurumlarına, BM mekanizmalarına, sivil toplum kuruluşlarına giderek vekillik faaliyetlerini sürdürüyor. Sarıyıldız, müşahede ile açılan oturumlarda mazeret dilekçesi verdiği için yok sayılıyor. Bu nedenle vekilliği düşecek. Bu kadar ağır bir yaptırım olabilir mi? Mazeret dilekçesi vermek suç mu? Dürüst davranmış, 'ben bu oturumda yokum' demiş. Mazeret dilekçesi göndermiş bu onun karşısına, 'sen yoklamalara girmedin' diye gidiyor. Tamam da yoklama yok ki."

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın duruşmaya çıkmak istediğini ancak kelepçe takıldığını dile getiren Beştaş, "Siz kelepçe takmaya teşebbüs etmekle aslında düzeyinizin ve hıncınızın ne kadar basit koşullarda oluştuğunu göstermiş oluyorsunuz. Demirtaş'ın kelepçe takmama tavrı bizler için bir onurdur." dedi.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Beştaş'ın bazı ifadelerini eleştirdi. Aydın, terör ve terör örgütleriyle mücadeleyle Kürtlerle mücadeleyi ayırarak konuşmak gerektiğini belirterek, "Kürt'e düşmanlık, tahammülsüzlük kesinlikle yoktur. Devlet, katliam yapmaz, yapmıyor. İnsanlık suçu işlemez, işlemiyor. Devlet, Kürtlerle değil tam tersine asıl insanlık suçunu işleyen, bölge halkına, Kürt kardeşlerime en büyük zulmü uygulayan ve masum insanları katleden terörle ve terör örgütüyle mücadele ediyor. Terör olduğu müddetçe de terörle mücadele devam edecektir." diye konuştu.

Bu arada, HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in, partisinin Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk adına yaptığı savunma 2 saat; Meral Danış Beştaş'ın, partisinin Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız adına yaptığı savunma ise 3 saat sürdü.

Aydın, daha sonra, TBMM İçtüzük değişiklik teklifinin görüşmelerine geçileceğini söyledi. Ahmet Aydın, komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.