TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

2018 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA...


TBMM Genel Kurulu,TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı kabul edildi.

22 Aralık 2017 Cuma

TBMM Genel Kurulu, bütçe üzerinde son konuşmaların yapılması ve 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısının açık oya sunulması için Meclis Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında toplandı.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "ABD'nin Kudüs konusundaki kararı, BM Genel Kurulunda 9'a karşı 128 oyla reddedildi. Böylece dünyanın hem 5'ten hem de 1'den büyük olduğu gösterilmiştir." dedi.

Kahraman, birleşimi açtıktan sonra yaptığı konuşmada, bugün her iki kanun tasarısının tümüyle ilgili son müzakereleri yapacaklarını söyledi.

ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararının dün akşam BM Genel Kurulunda 9'a karşı 128 oyla reddedildiğini anımsatan Kahraman, şöyle konuştu:

"Bu karar, yerinde ve sevindiricidir. Bu karar, daha önce BM Güvenlik Konseyinde ABD'nin vetosu ile 14'e karşı 1 oyla reddedilen karanın teyiti mahiyetindedir, düzeltilmesi ve yapılan başvurunun yanlışlığı manasındadır. Böylece dünyanın hem 5'ten büyük olduğu hem de 1'den büyük olduğu gösterilmiştir. Sadece 9 devletin aleyhte kaldığı bu karar, 128 devletin kararıyla alındı. Bu devletlere teşekkür ediyoruz. ABD'nin tek yanlı olarak, Kudüs'ü İsrail'in başkenti kabul etmesine karşı ilk çıkan, dönem başkanı olarak İstanbul'da İslam İşbirliği Teşkilatını toplayıp İslam ülkelerini Kudüs konusunda ortak bir kararda buluşturan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerimizin genel başkanlarına, idarecilerine, milletvekillerine, ortak bildiri ile tavrımızı dünyaya ilan eden siyasi partilerimize, bu yanlışlığı çeşitli gösterilerle reddeden necip milletimize şükranlarımı sunuyorum."

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin Genel Kurulun gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

AK Parti, Danışma Kurulu'nun toplanamaması nedeniyle Genel Kurulun çalışmasına dair grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.

Kabul edilen öneriye göre, 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında verilen gensorunun gündeme alınıp alınmaması görüşmelerinin tamamlanmasının ardından Genel Kurul çalışmalarına 9 Ocak 2018'e kadar ara verecek.

Görüşmelerin tamamlanmaması durumunda Genel Kurul, çalışmalarına yarın da devam ettikten sonra ara verecek.

Öte yandan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, oylama sonrasında Genel Kurul salonunda yeterli sayının olmadığını savundu.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise yeniden oylama yaparak, katip üyelerden sayım yapmasını istedi.

Kahraman, sayının yeterli olduğunu ve AK Parti Grup önerisinin kabul edildiğini açıkladı.

Bunun üzerine Özel, sayıların toplantı yeter sayısının altında olduğunun tutanağa geçirildiğini ve yapılan işlemin anayasaya aykırı olduğunu savundu.

Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "İki muhalefet partili arkadaşlarımız diyorlar ki 'Meclisi tatil etmeyelim.' Eyvallah, biz de buna tamam diyoruz. 4 siyasi parti grup başkan vekilleri Danışma Kurulu yapalım, bizim buradaki son cümleyi çıkaralım." dedi.

Bunun üzerine Kahraman, birleşime ara verdi.

Aranın ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın ara verme kararını ortadan kaldırıp çalışma kararı alacak bir grup önerisini önerdiğini ve kendilerinin buna ilişkin önlerine getirilen metni imzaladığını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise çalışma gün ve saatine ilişkin alınan bir kararın kaldırılması için Danışma Kurulu kararı alınması gerektiğini söylediklerini anımsatarak, siyasi partiler arasında mutabakatın sağlanamadığını bundan dolayı 2018 yılı bütçe görüşmeleri ve ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki gensorunun gündeme alınıp alınmamasını görüşeceklerini söyledi.

Konuşmaların ardından Genel Kurulda, 2018 yılı bütçe görüşmelerine geçildi.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, "Askeri darbeler, bu ülkenin ne kadar çok demokrasiye ihtiyacı olduğunu gösterir. Her ülke için böyledir ama OHAL ilanıyla bir darbe de bu ülkeye siz vurmuş oldunuz." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 2018 yılı bütçesi üzerinde HDP Grubu adına konuşan Kerestecioğlu, toplumsal ihtiyaçlar için bir ekonomi ve halk için bütçe istediklerini söyledi.

Kerestecioğlu, Türkiye'de en zengin yüzde birle en yoksul yüzde 50 arasındaki gelir payı makasının özellikle 2007 yılından sonra gitgide arttığını belirterek, "gini katsayısı" diye tüm dünyada kabul gören bir standart olduğunu ve bir ülkede zengin ile fakir arasındaki uçurum arttığında "gini katsayısının" da yükseldiğini, Türkiye'nin de "gini" sıralamasında gittikçe geriye düştüğünü öne sürdü.

2018 yılına girerken hükümetin gündeminde yine zamların olduğunu savunan Kerestecioğlu, MTV zammının itirazlar üzerine düşürüldüğünü anımsattı.

Kerestecioğlu, 2011 yılında "sağlıkta dönüşüm" adı altında hastanelerin özel firmalara açıldığını, bugün kamu ve şehir hastanelerinin birçok hizmetini taşeronlardan aldığını söyledi. Kerestecioğlu, şöyle devam etti:

"12 Eylül zihniyetiyle savaşıyorum diye yola çıktınız. Geldiğiniz nokta katmerli bir 12 Eylül'ü halka dayatmak oldu. Askeri darbeler, bu ülkenin ne kadar çok demokrasiye ihtiyacı olduğunu gösterir. Her ülke için böyledir ama OHAL ilanıyla bir darbe de bu ülkeye siz vurmuş oldunuz. Bir bir kuruttunuz, çöle çevirdiniz. Üniversitelerde hoca bırakmadınız. Tıpkı 12 Eylül sonrası gibi, değil mi? O zaman da 1402'likler vardı. Her gün gözaltı, her gün operasyon. Cezaevleri doldu taştı, muhalif basın susturuldu."

Kerestecioğlu'nun konuşmasında TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın makam odasının yenilenmesine değinmesi üzerine konuşan Kahraman, konunun gazetelerde de yer aldığını, makam odasındaki halının Hereke'de Meclisin elemanları tarafından 6 ay veya biraz daha az bir zamanda örüldüğünü, adının "yedi dağın çiçeği" olduğunu ve 1893'ten beri yapılan bir halı olduğunu dile getirdi.

Daha önceden bulunan 52 metrekarelik Muğla halının eskidiğini ve değişmesi gerektiğini dile getiren Kahraman, Meclisin 1960'dan bu yana kullanılan bir bina olduğunu, yenilemeler gerektiğini ve bu yüzden çok büyük yenilemeler yaptıklarını, "olmaz bir işmiş" gibi bunu gündeme getirmeyi de tuhaf bularak, garipsediğini söyledi.

Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bize gelen misafirlerimiz, devlet başkanları, cumhurbaşkanları, meclis başkanları var. Bize uygun bir yerde karşılamamız gerekmez mi? Ben yaptığımdan pişman değilim. Keşke daha güzel yapabilseydik. Bu zamanla gene olacak.

Oturduğumuz Meclis, eski Meclisten daha değişik. Eskide böyle oval değildi. Ulus'taydı Meclisimiz. İttihat Terakki'nin binasıydı ve hanlarda kalıyordu milletvekilleri. 2 Ocak 1924'te Meclisimiz elektriğe kavuştu. Fenerle aydınlanıyordu. Gelişeceğiz. Daha ötelere gideceğiz. Bunlar kulağı tırmalamasın. Bunlar israf değil, tabii bir hadisedir."

HDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan da şans oyunları üzerinden insanların bu kadar umut ve beklenti içine girmesinin ülke için acınacak ve üzülecek bir tablo olduğunu ileri sürdü. Ayhan, "Halkımız bu bütçenin kendi bütçesi olmadığını çok iyi biliyor. Bu bütçe halkın parasıyla oluşturulan ama halkı dışlayan bir bütçedir." ifadesini kullandı.

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü ise kendinden başka hiçbir güç tanımayan Meclisten, kendi iktidarını ve gücünü cumhurbaşkanına devreden ve kendi iktidarından vazgeçen bir Meclise geçildiğini öne sürdü. Kürkcü, "Meclis Başkanı'mız bir tek kere bu yetkinin, gücün elinden alınmasına ses çıkartmadı. Milletvekillerinin yüzde ikisinin hapsedildiği bir Meclis, sakat bir Meclis sakat bütçe yapıyor. Meclis Başkanı'nın takıldığı yer ise halının nereden geldiğidir." diye konuştu.

Kürkcü, Türkiye'nin artık Meclis veya hükümet tarafından değil bir "hanedan" tarafından yönetildiğini iddia etti. Kürkcü, "Türkiye, suçluların ittifakına karşı bir haklıların birlikliğine ihtiyaç duyuyor. Yanlış anlaşılmasın söylediklerim. Bir seçim ittifakından, alelade bir seçim hazırlığından söz etmiyorum. Zaten asıl tartışmamız gereken şey budur." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Dünya başka, değişmiş, savaşlar bitmiş ama hala dağ tepe gezip savaş var zanneden Japon askerleri gibisiniz. Siyaset yok, dedikodu var; vizyon yok, felaket tellallığı var." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, 2018 yılı bütçesi üzerine AK Parti Grubu adına konuşan Turan, siyasi ahlakın gereği olarak bütçeyi bir emanet olarak gördüklerini ve bu doğrultuda tüm etkenleri düşünerek bütçeyi hazırladıklarını söyledi.

AK Parti'nin 16 yıldır bütçe hazırlayarak bir ilki başardığını dile getiren Turan, Türkiye'nin markası olan AK Parti'nin artık bir dünya markası haline geldiğini ifade etti. Turan, bugünlere kolay gelmediklerini dile getirerek, "Zaman içerisinde hakaret edildi, milletimiz sahip çıktı; iftira atıldı, milletimiz sahip çıktı; partimiz kapatılmak istendi, milletimiz sahip çıktı; cumhurbaşkanı seçtirmediler, milletimiz sahip çıktı; 27 Nisan muhtırası oldu, milletimiz sahip çıktı; 15 Temmuz oldu, her vatan evladı bir Ömer Halisdemir oldu, meydanlara çıktı, bu millete, bu devlete, bu Hükümete sahip çıktı." diye konuştu.

Türkiye'de ekonomi ile beraber demokrasiyi de büyüttüklerini vurgulayan Turan, eğitimde, sağlıkta, savunmada, her alanda iddialarını ortaya koyduklarını kaydetti. Muhalefetin daima eleştiri yaptığını belirten Turan, şunları söyledi:

"İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, savaşın etkisiyle beraber, savaştan çıkmadığını zanneden, 30 yıl boyunca savaştaymış gibi davranan Japon askerleri vardı, aynı size benziyor, aynı şeyleri tekrar ediyor. Dünya başka, değişmiş, savaşlar bitmiş ama hala dağ tepe gezip savaş var zanneden Japon askerleri gibisiniz. Siyaset yok, dedikodu var; vizyon yok, felaket tellallığı var. Madem ülke bu kadar kötü, niye iktidar olamıyorsunuz? Madem bu kadar başarısızız, batıyoruz niye iktidar olamıyorsunuz arkadaşlar? Demek ki bir yerde bir yanlış var."

Muhalefetin "AK Parti, fakir fukaraya düşman, sadece zengini destekliyor." iddialarında bulunduğunu belirten Turan, "Siz hiç İsrail'e 'one minute' diyen, ABD'de bacak üstüne bacak atan Cumhurbaşkanımızı bir gariban sofrasında, bir fakirin evinde böyle gördünüz mü? Gariban evlerine ayakkabıyla girenler bu inceliği anlayamaz." diye konuştu.

AK Parti olarak göğsü kabartan başarılara imza attıklarını anlatan Turan, "SİHA'lar terör örgütünün ve kimi muhalefetin korkulu rüyası oldu. SİHA'lar Kandil'i bombalıyor, ses Ankara'dan geliyor." dedi.

CHP'nin 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki süreçte sergilediği tutumu eleştiren Turan, şöyle devam etti:

"15 Temmuz’dan sonra darbe karşıtı bildiriye imza attınız. Yenikapı'ya geldiniz diye sevindik. Tarihten ders çıkardığınızı düşündük. 27 Mayıs’taki, 28 Şubat’taki, 27 Nisan’daki hatalarınızdan ders çıkarıp yine darbe destekçiliği yapmayacağınızı zannettik. Ama hemen sonrasında bir baktık ki 'kontrollü darbe' demeye başladınız. Hangi CHP asıl CHP? Yenikapı'ya gelen mi, yoksa 'kontrollü darbe' diyen mi?

Rıdvan Dilmen... Seversiniz, sevmezsiniz; geçen gün 'Tayyip Erdoğan parka giymemiş Deniz Gezmiş'e benziyor' dedi. Bir defa, Tayyip Erdoğan'ın bu benzetmeye ihtiyacı yok. Tayyip Erdoğan bu ülkenin kabul olmuş duası, hiç buna ihtiyacı yok. Bu ifadeyi kullandı Rıdvan Dilmen, 40 CHP milletvekili toplantı yaptı, 'Nasıl benzetir? Deniz Gezmiş kahraman, odur, budur…' Deniz Gezmiş kahraman da Tayyip Erdoğan'a benzetilmez de o zaman niye astınız bu adamı? Asan sizsiniz, savunan sizsiniz! 28 CHP vekili Deniz Gezmiş'in asılmasına 'evet' demeseydi belki bugün vekilinizdi. Hem asacaksın hem sahip çıkacaksın. Ama cibilliyet meselesi."

Bülent Turan, CHP'li milletvekillerine yolsuzluk ve diktatörlük iddiasında bulunma görevi verildiğini savunarak, "Yeni seçimlerde CHP'nin oy alması için değil, AK Parti'nin güçlü yürüyen liderinin yavaşlaması için size verilen bir görev. Bu görevi yerine getirmeyin." dedi.

Siyasetin cesaret, samimiyet, dürüstlük istediğini dile getiren Turan, milletin kendisine hakkıyla sahip çıkana, sözünü tutana oy verdiğini kaydetti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, sataşmadan dolayı söz alarak, Deniz Gezmiş'in CHP Grubunun onuru olduğunu, Gezmiş'in idamında sadece 28 CHP'linin "evet" oyu kullandığını belirtti.

Birleşimi yöneten TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Deniz Gezmiş'in mevzu edilmesini tuhaf karşıladığını ifade ederek, Gezmiş'in idamının bir mahkeme kararı olduğuna işaret etti. Kahraman, "Onu ideal ve idol kabul edebilirsiniz. Onu haksız gören ve idam eden, idam hükmünü veren Türkiye Cumhuriyeti muhakemesidir. Cumhuriyet Halk Partili olsun, Adalet Partili olsun milletvekillerinden 'evet' diyenler vardır. Bunun savcısı vardır, ön tahkikatı vardır. Bu mevzuyu eşeleyip de bir kişiyi aklamak gibi bir hadiseye dökmeyiniz. Bu sefer ölen bir kişi hakkında menfi durumları ortaya çıkar." değerlendirmesinde bulundu.

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan ise antiemperyalistliğin kendisine dedelerinden miras kaldığını dile getirerek, "Çanakkale'den, Kurtuluş Savaşı'ndan ve bu toprakları savunmak için canını her defasında feda etmeye kendini mecbur görmüş bir aileden geliyorum. Bir dedem Çanakkale'de Ali Çavuş, bir dedem Dumlupınar'da. Şimdi buraya gelip, böyle 'cibilliyetsiz' falan… Sayın Başkan, siz nasıl 'cibilliyetsiz' dediğinde itiraz etmezsiniz? Hadi o bilmiyor, yetişememiş. Çocuk, bilmiyor." sözlerini sarf etti.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman da "O çocuk değil, beyefendi, o bir grup başkanvekili. Beyanınızı yazın, ben ne yapacağımı bilirim." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan da "Biz 18 yaşında vekillerimizi buraya getirdiğimiz zaman 'bebek' deyin o zaman, olur mu?" ifadesini kullandı.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 16 Şubat 1969'daki olaylarla, başkanlığını yaptığı teşkilatın bir alakasının olmadığını söyledi. Kahraman, "Türkiye'de hiç kimse bir filoya secde etmez." dedi.

AK Parti Grubu adına yapılan konuşmalar sırasında yaşanan tartışmalar, verilen aranın ardından da devam etti.

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Cumhuriyet mitinglerinin, demokrasinin şahika noktalarından biri olduğunu, bir tek kişinin burnunun kanamadığını, bir tek camın kırılmadığını, demokrasi dışı tek söylemin olmadığını dile getirdi.

Özkan, AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan'a yönelik, "Beyefendi çocuk değilmiş, sözümü geri alıyorum. Beyefendi bir olgunmuş. Bir olgun kişi olarak 'cibilliyetsiz' dediği için özür dilemeye davet ediyorum." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Menderes'i asanların da Denizleri asanların da Allah belasını versin." diye konuştu.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarıyla ilgili kararda CHP'nin kurumsal tavrının, ilk oylamadan sonra Anayasa Mahkemesine gidip usul yönünden bozdurmak, ikinci oylamaya da 'hayır' oyu verme yönünde olduğunu belirten Özel, birleşimi yöneten TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a yönelik, "16 Şubat 1969'da Denizler emperyalizme ve sömürüye son mitingi yaparken kanlı pazar yaşanmış, başkanlığını yaptığınız ve öncesinde bir konuşma yaptığınız bir ekip Denizlere saldırmış, Ali Turgut Aytaç ve Duran Erdoğan öldürülmüş, 200 kişi de yaralanmıştır. Şimdi, siz Beyazıt Camisi'nde yaptığınız konuşmadan sonra aynı husumeti, hayatını kaybettikten yıllar sonra Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için sürdürmenizi CHP olarak kınıyoruz, telin ediyoruz." diye konuştu

Özel'in sözlerine üzerine konuşan TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "16 Şubat'taki hadiseyle başkanlığını yaptığım teşkilatın bir alakası yoktur." ifadesini kullandı.

"Bu arada, bir cehaleti de gidermek isterim. Türkiye'de hiç kimse bir filoya secde etmez." diyen Kahraman, şunları söyledi:

"İstanbul Boğazı güneyde, gemiler de orada. Orada kalanlar kim bilmem. Cemaat, caminin dışına taşmış demek ki. Yani bugün de yine Boğaz'a doğru oluyor, Kabe o istikamette. Kıbleyi bilmeyenler bundan habersiz olabilirler, cehaletlerine veriyorum. Yoksa kimse 6. Filo'ya veya bir başkasına secde etmez. Biz bu vatanı seven insanlar olarak komünizme de karşıyız, 'ne Amerika ne Rusya' diyen insanlarız, biz milli insanlarız. Hepimiz bu bayrağın altındayız. O gece nasıl burada beraber olduysak yine hep beraberiz. Bir bütünüz, ayrım yok, ayrılık yok. O bakımdan, 'şucu' ya da 'bucu' diye ayırmamıza gerek yok. Zaten ayırdılar ve birbirine girdi insanlar. Bize düşen, bunu önlemektir, o hatalara düşmemektir.

Özel'in "Kıbleyi bilmeyenler anlamaz." derken kimi kastettiğini sorması üzerine Kahraman, "Hiçbir Müslüman, gemiye, bir filoya, alıp da 'Allahuekber' demez. Yani Afrika'daki bir adam demez, Kızılderili totemi demez. Bu kadar cehalet olur. Fakat ne yapalım ki cahiller çok." karşılığını verdi.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.