TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Görüşmelerinin ardından kabul edilen 697 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kanunlaştı.

13 Şubat 2018 Salı

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

Genel Kurul'da Kahramanmaraş'ın Kurtuluş Günü dolayısıyla gündem dışı söz alan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Nursel Reyhanlıoğlu, geçtiğimiz günlerde şehrin kurtuluşunun, gencinden yaşlısına coşkuyla kutlandığını söyledi.

Vatan, namus, iman uğruna Kahramanmaraşlının hiç korkmadığını, esarete teslim olmadığını belirten Reyhanlıoğlu, "98 yıl önce olduğu gibi vatanımız üzerinde oynanan oyunların bugün de farkındayız. Şer güçler ve onların taşeronlarına karşı diriyiz, güçlüyüz. Tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum." dedi.

HDP Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım da Şeyh Said ayaklanmasına değinerek, "Şeyh Said, 93 yıl önce İslami ve milli duygularla kıyam gerçekleştirdi. Devletlerin görevi eşitliği sağlamaktır. Bu eşitlik sağlanmadığı takdirde ayaklanmaların ardı arkası kesilmez. Bu realite tüm dünya ülkeleri gibi Türkiye için de geçerlidir." ifadelerini kullandı.

CHP Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu ise AK Parti iktidarının 15 yıllık süreçte Giresun'a hiç bir yatırım yapmadığını, bu nedenle kentin hizmet fakiri bir il olarak kaldığını öne sürdü.

Bektaşoğlu'nun açıklamalarının ardından söz isteyen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bir Giresun sevdalısı olduğunu herkesin bildiğini, kente geçen yıl sonuna kadar 14 milyar lira değerinde yatırım yapıldığını söyledi.

"Giresun Giresun olalı böyle bir yatırım görmedi." diyen Eroğlu, "Yatırım bazında Giresun'un birçok ilçesine önem verdik. Kentte daha önce doğru dürüst baraj, dere ıslahı yoktu. Bakanlık olarak 1 milyar 200 milyon lira destek verdik. Kente 5 baraj, bir gölet inşaası gerçekleştirdik, 8 baraj ve 3 göletin inşaatı devam ediyor. Böylece Giresun baraj ve göletler şehri olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Eroğlu, Giresun'un sürekli sel baskınlarına maruz kaldığını, hükümetin bu yöndeki çalışmalarında 64 derenin ıslahını gerçekleştirdiğini dile getirdi.

Kentte 31 milyon fidanı toprakla buluşturduklarını anlatan Eroğlu, şunları kaydetti:

"Özellikle Alucra, Çamoluk ve Şebinkarahisar'daki vatandaşlarımıza ek gelir getirmesi amacıyla ceviz, badem ağaçları diktik. Bakımları 3 yıl boyunca bize ait olmak üzere bunları vatandaşlarımıza teslim ediyoruz. Espiye ilçemizde ise 9 bal ormanı kurduk. 15 mesire alanını da vatandaşlarımızın hizmetine açtık. Aksu Deresiyle ilgili olarak da çok güzel bir projemiz var. Kentte 27 meteoroloji gözlem istasyonu kurduk. Denizde 2 otomatik ölçüm istasyonu kurduk. Yapılması gereken ne varsa bu kentimize yaptık."

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Türkiye'nin teröre karşı haklı bir mücadele yürüttüğünü belirterek, "Gazi Meclisin içerisinde Afrin operasyonuna karşı her ne kadar çatlak ses çıkarmaya çalışanlar olsa da kararlı mücadele sonuna kadar devam edecektir." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, yerinden söz alarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Afrin'de terör örgütlerine yönelik yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı'na değinerek, şehit olanlara Allah'tan rahmet, gazilere acil şifa dileğinde bulundu.

Türkiye'nin terörle mücadelesinin amansız olarak devam ettiğini ve edeceğini vurgulayan Akçay, "Bunun için elbette Afrin'in de terör örgütlerinden temizlenmesi gerekir. 'Afrin'e girmeyelim' demek, PYD, YPG'yi kollamak, ABD tezlerine destek vermek demektir. Terörle mücadelenin aması, fakatı, lakini yoktur. Türkiye'nin milli güvenliğine tehdit olan nerede bir terörist yuvası varsa orası temizlenecektir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da haftasonu gerçekleştirilen 3. Olağan Büyük Kongre'nin ardından partisinin yöneticilerine ve destekçilerine yönelik gözaltılar yapıldığını ifade ederek, bu duruma tepki gösterdi.

Kerestecioğlu, partilerinin yargıyla değil siyasi bir darbe ile karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay konuşmasında, partisinin cezaevinde bulunan İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'yla ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin verdiği karara değindi.

Berberoğlu'nun devlet sırlarını ifşa etmekle suçlandığını, ancak sır olarak nitelendiren olayın defalarca Meclis kürsüsünden dahi tartışıldığını kaydeden Altay, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bunun neresi devlet sırrı? Burada devlet sırrı falan yok. Burada kin ve intikam projesiyle, ana muhalefeti susturma anlayışıyla yargıya savcıya verilen talimatla açılmış bir dava var. Verilmiş haksız, hukuksuz, mesnetsiz bir karar var. Biz bu kararın bir üst yargı organından döneceğine olan umudumuzu koruyoruz."

Bir milletvekilinin hüküm kesinleşmemiş ve temyiz yolu açıkken tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin anlaşılır olmadığını söyleyen Altay, "Bu karar olsa olsa talimatla verilmiş bir karardır. Bu kararı kınıyoruz." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, işine gelen yargı kararını tanımak, işine gelmeyeni tanımamak gibi bir durum olamayacağını belirtti.

İnceöz'ün, "Talimatla verilmiş karar" ifadesinin haksız ve yersiz bir itham olduğunu söylemesi üzerine CHP'li milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak tepki gösterdiler.

Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı milletvekillerini herkesin görüşlerini açıkça ifade etme hakkı bulunduğu şeklinde uyararak, saygı gösterilmesini istedi.

Zeytin Dalı Harekatı'nın başarılı bir şekilde yürütüldüğünün altını çizen İnceöz, "Gazi Meclisin içerisinde Afrin operasyonuna karşı her ne kadar çatlak ses çıkarmaya çalışanlar olsa da kararlı mücadele sonuna kadar devam edecektir." diye konuştu.

İnceöz, Zeytin Dalı Harekatı'nın Türkiye'nin bekası ve geleceği için yapıldığını vurgulayarak, haklı ve meşru bir mücadele olduğunun da altını çizdi.

İnceöz, HDP'nin 3. Olağan Büyük Kongresi'ne de değinerek, "Düşünün ki bir kongre yapılacak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde, bu kongre salonunda İstiklal Marşı söylenmiyor, Türk bayrağı asılmıyor, Afrin'de Mehmetçiklerimize kurşun sıkanlara selam çakılıyor. Bir de gelip burada bize demokrasi dersi vermeye kalkıyorlar." ifadelerini kullandı.

CHP'li Altay tekrar söz alarak, İnceöz'ün yargı kararıyla ilgili sözlerine işaret etti.

Altay, İnceöz'ün de milletvekili olduğuna dikkati çekerek, kendisinden, "hakkında kesinleşmiş karar bulunmayan bir milletvekillinin tutukluluğuna tepki göstermesini beklediklerini" söyledi.

Söz alarak, konuya ilişkin itirazının yargının talimatla karar verdiği yönündeki niyet okuyuculuğuna olduğunu belirten İnceöz, "Çok şükür biz İstiklal Marşı'nın okunmadığı bir kongrede durarak, görüntü sergilemediğimiz için hata ettiğimizi düşünmüyoruz." dedi.

HDP'li Kerestecioğlu, kongrelerinde yasal olarak yapılması gereken her şeyin yapıldığını ve Türk bayrağının da olduğunu söyledi.

Kerestecioğlu, kendilerinin demokratik siyaseti savunduğunu belirterek, kongrede Eş Genel Başkan seçilen Pervin Buldan'ın yaptığı konuşmadan bir bölüm okudu.

Yeniden söz alan İnceöz de Türkiye'nin 40 yıldır terörle mücadele ettiğinin altını çizdi.

İnceöz, "40 yıldır insanlarımızı teröre şehit vereceğiz, ondan sonra terör örgütüne tek laf etmeyeceksiniz. 'Efendim, askerler ölmesin', kim gönderiyor bu askerleri şehit? Kim vuruyor, kim vurduruyor? Biz burada ülkenin bekasını düşünmeyelim mi? Hiçbir savunma, mücadele yapmayalım mı? Ne yapalım? Ülkemizi, topraklarımızı mı verelim? Kusura bakmayın. Terörle ve terör örgütleriyle mücadele sonuna kadar devam edecek." şeklinde konuştu.

CHP'li Altay ise İnceöz'ün konuşmasında, siyasi partilerin birbirlerinin kongrelerine katılma geleneği bulunduğunu, İnceöz'ün kendisinin HDP Kongresi'ne katılmasını eleştirdiğini belirterek, "Ben İmralı'ya, Kandil'e gidip pazarlık yapmıyorum. Ben legal bir partinin kongresine gittim. Ve ayıp ediyorsunuz o kongrede Türk bayrağı vardı. Hem de oldukça büyüktü." dedi.

Birleşimi yöneten Bahçekapılı da divan olarak Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, gazilere acil şifa dilediklerini belirtti.

Öte yandan CHP Çanakkale Milletvekili Bülent Öz, üzerinde Yeni Çanspor formasıyla yerinden söz alarak, sporcuların deplasmanda oynadıkları maç sonrası saldırıya uğradıklarını belirterek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Öz, sporda şiddetin önlenmesi konusunda herkesi duyarlı olmaya ve gerekli önlemleri almaya çağırdı.

TBMM Genel Kurulunda bugün, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülecek.

Genel Kurulda AK Parti'nin çalışma saatleri ve gündemine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Buna göre bugün, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi gündemin ön sıralarına alındı.

Bunların yanı sıra bazı uluslararası anlaşmalar da gündemin ön sıralarına çekildi.

MHP'nin, şap hastalığı ile ilgili araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergesinin bugün ele alınması önerisi de görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine söz alan Adana Milletvekili Mevlüt Karakaya, MHP olarak sorumlu bir muhalefet anlayışı ile sosyal sorunları dile getirdiklerini söyledi.

Tarımsal gelirler içerisinde hayvansal gelirin yüzde 25 olduğuna işaret eden Karakaya, "Gelişmiş ülkelerin ortalaması yüzde 40 civarında. İdeal olanı ise yüzde 50'dir. Toplam gelir içerisindeki yüzde 25'lik oran son derece düşüktür ve biz burada yapısal bir sorunla karşı karşıyayız. Bu oranı mutlaka artırmamız lazım ancak yapılan çalışmalarda bu oranı artırmaya dönük bir faaliyetin olmadığını görüyoruz." diye konuştu.

Karakaya, bir başka sorunun ise kaba yem bitkileri açığı olduğunu söyledi. Bitkisel üretimle yem ihtiyacının karşılanamadığına dikkati çeken Karakaya, bu konunun üzerinde durulması gerektiğini belirtti.

Araştırma önergesini verdiklerinde şap ile ilgili önemli vakaların rapor edildiğini anlatan Karakaya, "Son 45 gün içerisinde şap hastalığı ile ilgili 10 ilde ciddi artış var. Bu hastalıkla mücadelede ciddi eksiklikler söz konusu. MHP olarak bu kadar önemli bir konuda Meclis araştıra komisyonu açılmasını istiyoruz." dedi.

HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan da hükümetin son 10 yılda uyguladığı politikanın üreticiye zarar verdiğini öne sürdü.

Brezilya'dan ithal edilen hayvanların sağlıksız koşullar altında Türkiye'ye getirildiğini savunan Akdoğan, "İthal edilen hayvanların herhangi bir sağlık taramasından geçirilmeden getirilmesi ileriye dönük birçok hastalığın habercisidir. Maalesef kendi halkının sağlığını riske atabilen bir hükümetten bir şeyler beklemek durumunda kalmadığımızı da belirtmek isterim." ifadesini kullandı.

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu da şap ile ilgili Türkiye'nin önemli bir enstitüsünün bulunduğunu ancak mevcut hayvanların yeterince beslenemediğini söyledi.

TÜİK verilerine göre kırmızı et üretiminin 47 bin ton azaldığını belirten Gaytancıoğlu, "Yani bu Türkiye'de nüfus artıyor, et üretimi azalıyor demektir. Her şeye ithalatla çözüm bulursanız sonuçta kendi halkınızı beslemeye et bulamazsınız. Neden kendi çiftçinizi desteklemeyi düşünmüyorsunuz da kırmızı ete 5 milyar dolar para ödüyorsunuz? Gelinen noktada ne et fiyatı ne kıyma fiyatı düşmüş durumda. Siz bunları da görmezden geliyorsunuz." sözlerini sarf etti.

AK Parti Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz ise Şap Enstitüsünün, Orta Doğu'nun en büyük enstitüsü olduğunu söyledi.

Şap hastalığının kontrolü amacıyla 2014'te bir eylem planı hazırlandığını, bu çerçevede planın uygulamaya konulduğunu ifade eden Filiz, "Bu hastalık çok kolay yayılabilen bir durumdadır. Bu hastalığın kontrolü noktasında tüm çalışmalar titizlikle yapılmaktadır." dedi.

Filiz, AK Parti döneminde et tüketiminin 2 kilogramdan 14 kilograma çıktığının altını çizerek, "AK Parti milli geliri 2 bin dolardan 12 bin dolara getirmekle hata mı etti? Avrupa'dan örnekler veriliyor. Avrupa'da bu problem niye yok? Et tüketiminin yüzde 70'i domuz etidir." diye konuştu.

Öte yandan HDP'nin yasama sorumsuzluğunun araştırılmasına ilişkin grup önerisi de ele alındı. MHP ve HDP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
697 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında (OHAL) Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK), TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, kanunlaştı.

Genel Kurulda, tümü üzerindeki görüşmeleri daha önce tamamlanan kanun hükmündeki kararnamenin, maddeleri üzerindeki görüşmeler yapıldı.

AK Parti tarafından verilen önergelerle KHK'ye yeni iki madde ihdas edildi. İhdas edilen maddeler ile önce ve sonra çıkarılan KHK'lerdeki değişikliklere paralel ve mükerrerliği önleyici düzenlemeler yapıldı.

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, ihdas edilen madde üzerindeki konuşmasında, maddenin teknik bir düzenleme olduğunu ancak görevden çıkarma ve iadelerle ilgili görüşülen KHK'nin öneminin gözden kaçmaması gerektiğini söyledi.

Emre, şöyle konuştu:

"Hukuk devletinde hiçbir hükümetin ekli liste halinde 115 bin kişiyi işten etme hakkı yoktur. Bu, hukuki denetim dışında tutulamaz. Şayet bir bakanlıkta, genel müdürlükte herhangi bir terör örgütüyle ilgili bir çalışan varsa gerekçesiyle birlikte işine son verilebilir. Ama bu durumda, o bir idari işlemdir, idari yargının denetimine açık olması gerekir. Hukuk devletinde böyle olur. İnsanların işe iadesiyle ilgili de bürokratlar kendi kafalarına göre, araya adam sokarak iade yapamazlar. Meclis çatısı altında torba kanunlardan sonra torba KHK'ler geçiriyoruz."

HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü de OHAL'de Meclisin işlevsizleştirildiğini, birbirini düzeltmeye, birbirine uyum sağlamaya yönelik ardı ardına çıkarılan KHK'ler için mesai yaptırıldığını söyledi.

Kürkcü, "Kararnameler devletini istemiyoruz. Böyle bir devleti yönetmek için halktan vekalet almadık. Buna ortak olanların hepsi gelecekte savaşın, çatışmaların halk arasındaki ikiliğin kaynağı olarak kendilerini tarihin kara sayfalarına yazdıracaklar." diye konuştu.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, görüşmeler sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Sulama birlikleriyle ilgili bazı eleştirilerin ifade edilmesi üzerine Eroğlu, şunları söyledi:

"Sulama birlikleri bazı yerlerde çok iyi çalışıyor. Ama vatandaşlardan çok şikayet var. Denetim eksikliği vardı, biz denetlemeye başladık. Bazı kanalların bakımı yapılamıyor. Para yeteri kadar toplanamıyor. Borçları var. Dolayısıyla bu konuda genel bir talep vardı, biz de bu mevzuda bir kanun tasarısı hazırlıyoruz. Burada esas DSİ tarafından sıkı şekilde denetlensin, işletme bakımı yapılsın, paralar adil şekilde toplansın, borçlar da belli süre içinde tasfiye edilsin şeklinde bir düşüncemiz var. Ben zaten grup başkanvekilleriyle görüşüyorum. Onların da görüşünü alarak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığıyla da görüştük. Neticede kanun tasarısı son şekline geldi ama ilgili komisyon üyelerine bir sunum yapacağız ve daha sonra da yüce Meclise gelecek."

Görüşmelerinin ardından kabul edilen 697 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kanunlaştı.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***

Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.