TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU...


TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünde yer alan 9 madde kabul edildi

08 Mart 2018 Perşembe

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan Sancar, bugün söz isteyen tüm kadın milletvekillerine söz vereceğini ifade etti.

"Bugün erkekler biraz daha az konuşursa iyi olur." diyen Sancar, erkeklere, kadınların diliyle konuşmaları şartıyla söz vereceğini söyledi.

8 Mart'ın dünya kadınlarının, mücadele ile erkek egemen iktidara karşı özgürleşme çabası ve sembolü olduğunu ifade eden Sancar, dünyanın en köklü iktidarının erkek iktidarı olduğunun altını çizdi.

Erkek iktidarının, en uzun tarihine sahip iktidar olduğunu ve her alana sindiğini vurgulayan Sancar, "Erkeklerin de erkek egemen dilin kurbanı olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla kadın mücadelesinin sadece kadınların özgürlük mücadelesi olmadığını, bütün insanlığını özgürlük çabasının, temeli olduğunu düşünüyorum. Eğer bu erkek egemen iktidarı değiştireceksek, kadın dilinden, kadın dilinin barındırdığı özgürlük imkanlarından, kadın mücadelesinin inadından, ısrarından çok şey öğrenmemiz gerekiyor." diye konuştu.

Sancar, yeni bir dünyanın ancak adil, eşit ve özgür bir dünya olursa "yeni" olabileceğini ifade etti.

Gündem dışı söz alan AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, AK Parti iktidarında kadınların sosyal, ekonomik, siyasi hayatın her alanında hak ettiği yerde olmasında reform niteliğinde adımlar atıldığını belirtti.

AK Parti'nin sadece Türkiye'de değil, dünyada kadın, erkek, çocuk, tüm insan hakları konusunda samimi ve kararlı bir duruş sergilediğine işaret eden Gözgeç, "Kadın hakları konusunda mangalda kül bırakmayan Batı medeniyetinin iki yüzlülüğünü bugün de Suriye'de Doğu Guta'da milyonlarca kadının katledilmesine sessiz kalmalarında, hatta bu zulme ortak olmalarında görüyoruz." dedi.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu da kadınların her yıl 8 Mart'ta hatırlandığını ve çiçeklerle gönüllerinin alınmaya çalışıldığını ifade ederek, seneye de 8 Mart'ta Türkiye'nin kadın hakları konusunda kaçıncı sıraya gerilediğinin konuşulacağını ama konuşulanların ertesi gün unutulacağını dile getirdi.

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın da "12 Mart Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümü"ne ilişkin yaptığı konuşmada, "Kara Fatma" olarak bilinen Erzurumlu Fatma Seher Erdem'in milli mücadelenin birçok cephesinde kahramanca yer aldığını, Nene Hatun'unun da 93 Harbi sırasında Erzurum'da Aziziye savunmasına katıldığını belirterek, tarihe not düşen kadın kahramanları andı ve Afrin'de mücadele kadın askerleri selamladı.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ise şiddetsiz, barış içerisinde bir dünya için mücadele eden kadınlar arası dayanışmayı yükselten tüm kadınları selamlayarak, Dünya Kadınlar Günü'nü kutladı. Kerestecioğlu, 8 Mart etkinliklerine katılmak için alanlarda olacağını, bu nedenle Genel Kurulda bulunmayacağını belirtti.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, kadınların, gelecek nesillerin yetişmesinde yeri doldurulamayacak bir önemi olduğunu belirterek, "Dünyaya gelirken seçemediğimiz cinsiyetimizi ne dinimizde ne de Türk töresinde olmayan uydurulmuş sözlerle kutsamak, üstünlük arz etmek üzere kullanmak ve yaratılış gereği verilen kuvveti şiddete dönüştürmek büyük ahlaksızlık, insanlığa sığmayacak bir utanç vesilesidir." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Türkiye ve dünyada kadınların hak ettiği saygınlığı görmesini istediklerini vurgulayarak, kadınları erkeklerle eşit, arkasında değil yanında hatta önünde görmek istediklerini söyledi.

Altay ayrıştırma, ötekileştirme, kutuplaştırma politikaları ile kullanılan dil, yapılan icraat ve eylemlerin Türkiye'de en çok kadınları mağdur ettiğini dile getirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, kadınları bir gün değil her gün baş tacı yapmak gerektiğini söyledi.

AK Parti Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta, Hazreti Muhammed'in, "Cennet annelerin ayakları altındadır" hadisini hatırlatarak, tüm dünyada kadınların, çocukların, kızların refah ve huzur içerisinde yaşaması için mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

8 Mart'tın Afrin'de mücadele eden askerlerin, annelerinin, eşlerinin de hatırlanacağı bir gün olmasını istediklerini aktaran Usta, tüm kadın şehitleri rahmetle andı.

MHP, Danışma Kurulu toplanamadığı için kadınların istihdamı konusunda yaşanan ayrımcılık sorununun araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, partisinin grup önerisi üzerindeki konuşmasında, kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayarak, "Çalışan kadınlarımızın, aile bütçelerine sağlamış olduğu katkılarla, evlatlarını yetiştirmeleriyle toplumda mihenk taşı olduklarını hepimiz biliyoruz." diye konuştu.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Kaçar ise Türkiye'nin, gerek çalışan kadınların gerekse de çalışma hayatına yeni girecek kadınların önündeki engellerin kaldırılması noktasında son derece önemli düzenlemeler yapan ve bu konuda dünyada örnek gösterilen önemli ülkelerden biri olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda HDP Grubu'nun cezaevlerinde yaşanan hak ihlali iddialarının araştırılmasına ilişkin önergenin bugün gündeme alınması önerisi de görüşülerek reddedildi.

Partisinin önerisi üzerinde söz alan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan'a yapılan muameleyle ilgili Rize Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı açıklamanın, "yaraya tuz basmak" gibi olduğunu savundu.

AK Parti Elazığ Milletvekili Ömer Serdar ise HDP Grubu'nun önergesine baktıkları zaman spesifik iki olaydan hareketle, cezaevlerinde sistematik ve kategorik bir işkence, hak ihlali varmış gibi hazırlanmış bir önerge olduğunu söyledi.

Önergeye konu olaylara ilişkin bilgi veren Serdar, burada ciddi bir abartı olduğunu düşündüğünü belirtti.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde cezaevlerine ilişkin alt komisyon olduğunu anımsatan Serdar, 26. Dönem'de 14 cezaevinde inceleme yaptıklarını hatırlattı. Geçen hafta komisyon üyelerinin Şanlıurfa'da incelemelerde bulunduğunu dile getiren Serdar, bu incelemelerin başvuru üzerine ya da medyadan olaylardan bilgilenilmesi üzerine yapıldığını söyledi. Serdar, 2002-2018 yıllarında cezaevlerinde fiziki altyapı sorunları ve mevzuat çerçevesinde AK Parti hükümetleri döneminde ciddi anlamda reformlar yapıldığını anımsattı.

Daha sonra CHP Grubu'nun bireysel silahlanmayı azaltmanın ve ateşli silah alışverişinin engellenmesine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, İçişleri Bakanlığının da diğer kurum gibi her yıl faaliyet raporlarını açıkladığını belirterek, rapora baktıkları zaman kayıp silah sayısının 106 bini geçtiğini gördüklerini ve bu sayının 2014 yılında 14 bin olduğunu söyledi.

AK Parti Kilis Milletvekili Mustafa Hilmi Dülger, İçişleri Bakanlığı tarafından kayıp ve aranan silahların kaydının 1944 yılından itibaren tutulmaya başlandığını belirterek, 2017 yılı sonuna kadar kaybolan kayıtlı silahların toplamının 106 bin 740 olduğunu belirtti.

Kurum veya silahlı kuvvetler envanterine kayıtlı silahların kaybedilmesi durumunda il emniyet müdürlüklerine müracat edildiğini ve kayıp silah sürecinin başlayacağını anımsatan Dülger, önergede sözü edilen sayıdaki 30 bin silah farkının ise gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Dülger, "Son üç yıla baktığımızda 2014-2015 yılında yüzde 14,48 azalma, 2015-2016 yılında darbe girişiminde yüzde 23 artış, 2016-2017'de yüzde 9,42 azalma olduğu görülecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Moody's'in verdiği notun bizim açımızdan hiçbir itibarı yoktur. Bugün piyasaların Moody's'in raporuna karşı verdiği tepki sıfırdır. Moodys'in raporunun kendisi sıfır almıştır. Türkiye ekonomisi sağlam temelleriyle, güçlü yapısıyla, kamu yönetimindeki yüksek kalitesiyle bu büyüme hikayesini devam ettiriyor." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor.

Partisinin önergesi üzerinde söz alan HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, Moody's'in Türkiye'nin kredi notu kararını anımsatarak, "Moody's, 'bu yüksek faizle finansman sürdürülemez' diyor." ifadesini kullandı.

Yerinden söz alan Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Sayın Paylan herhalde çok sevinmiş olacak ki Moody's raporuyla ilgili çok da sevinerek böyle bir hikaye anlattı." diye konuştu.

Moody's'in verdiği notun kendileri açısından hiçbir itibarının olmadığını dile getiren Ağbal, şu değerlendirmede bulundu:

"Esasen Moody's'in raporunun kendi itibarı da zayıftır. Neden? Çünkü bu Moody's, 15 Temmuz alçak darbe girişiminden sonra Türkiye ekonomisine ilişkin yayınlamış olduğu raporlarda, son derece Türkiye ekonomisinin gerçeklerine aykırı ve Türkiye'yi kötüleyen raporlar yayınladı."

Bakan Ağbal, Moody's'in 2017 yılına ve Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye ekonomisi 2017 yılında büyüse büyüse yüzde 2 veya 3 büyür" ifadesini kullandığını anımsatarak, şunları belirtti:

"Türkiye ekonomisinde yine sizin belirttiğiniz gibi güya kamudan atılanlar nedeniyle 'Kamuda kalite veya yönetişim sorunu olacak' dedi ama ne oldu arkadaşlar? 2017 yılı sonu itibarıyla Türkiye ekonomisi yüzde 7'nin üzerinde büyüdü. '2017 yılında bütçe açıkları sürdürülemez seviyelere gelecek' diyen Moody's, yılın sonunda bütçe açığının yüzde 1,5 seviyesinde kaldığını da gördü.

Onun için bugün piyasaların Moody's'in raporuna karşı verdiği tepki sıfırdır. Moodys'in raporunun kendisi sıfır almıştır. Türkiye ekonomisi sağlam temelleriyle, güçlü yapısıyla, kamu yönetimindeki yüksek kalitesiyle bu büyüme hikayesini devam ettiriyor. Sayın Paylan, geçen sene Türkiye'ye 12 milyar dolar yabancı sermaye geldi. Sizin referansınız anlaşılıyor ki Moody's. Kusura bakmayın Moody's'in kendisi hikaye olacak."

Yeniden söz alan Paylan, kendilerinin, "Daha yüksek faiz olacak, döviz kuru yükseliyor daha fazla işsizlik olacak" dediklerini belirterek, "Neyine sevineceğiz? Biz işçinin, emekçinin partisiyiz. Burada 'Daha az ekmek olacak.' diyoruz, Neyine sevineceğiz." ifadesini kullandı.

Maliye Bakanı Ağbal ise Paylan'ın konuşmasına referans aldığı Moody's'in geçen sene Türkiye ekonomisiyle ilgili dün yazdığı gibi bir rapor hazırladığını söyleyerek, şunları belirtti:

"Sonra ne oldu arkadaşlar? O raporda ne yazdıysa Türkiye ekonomisi onun tam tersine büyük bir başarı hikayesi yazdı. Şimdi Moody's'in yüzü kızardı diyelim ki. Onlar diyorlar ki, 'Biz beklemedik bu kadar.' Bekleyemezsin çünkü sen ön yargılısın. Politik saiklerle rapor yazıyorsun. Senin yazdığın raporların bir itibarı yok. Yazdığın raporlar çöp değerinde. 2017 yılının başında Türkiye ekonomisine ilişkin Moody's'in raporunu getirelim burada konuşalım. O rapor ne yazmış Türkiye ekonomisi yılı nasıl kapatmış.

Şimdi siz, kalkıyorsunuz raporları yalan ve yanlış olan bir kurumun yine yalan ve yanlış olan bir raporunu doğruymuş gibi Genel Kurulun huzurunda tekrarlıyorsunuz ve bunun üzerinden bir hikaye üretmeye kalkıyorsunuz. Size kimse inanmaz."

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.