TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM BAŞKANI KAHRAMAN, "REVNAKIN İZDÜŞÜMÜ" SERGİSİNİN AÇILIŞINA KATILDI


TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Klasik Türk Sanatları Merkezi'nce, Dolmabahçe Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşturulan "Revnakın İzdüşümü" sergisinin açılışında yaptığı konuşmada, sanatların yaşatılması, önem verilmesini gerektiğini söyledi.

01 Nisan 2018 Pazar

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Klasik Türk Sanatları Merkezi'nce, Dolmabahçe Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşturulan "Revnakın İzdüşümü" sergisinin açılışında yaptığı konuşmada, sanatların yaşatılması, önem verilmesini gerektiğini söyledi.

Sanatın hayat damarı, sanatkarların da kolay yetişmeyen büyük bir milli hazine olduğunu dile getiren Kahraman, sanatçıyı yüceltmenin, dünyevi endişeden, maddi imkansızlıklardan arındırmak ve rahat eser vermesini sağlamanın herkesin görevi olması gerektiğini aktardı.

Kahraman, tarihle bağın sürdürülmesi, değerlerin yaşatılması gerektiğini vurgulayarak, TBMM'de Meclis Sohbetleri adıyla yeni bir çalışma başlattıklarını ve her ayın son çarşamba günü birer oturum düzenlediklerini söyledi.

Alanında otorite üç profesör ile oturumu yönetmesi için daha önce TBMM Başkanlığı yapmış bir ismi davet ettiklerini anlatan Kahraman, etkinliğe ilişkin bilgi verdi.

İsmail Kahraman, mart ayındaki konunun da Gazi Meclis, gazilik ve şehitlik ruhu olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bizim Birinci Büyük Millet Meclisimiz gazidir. Zira Kurtuluş Savaşı'nı bizzat Meclis yürütmüştür. O yüzden adı Gazi Meclis'tir. Buna bir gazilik eklemek de bizim dönemimize nasip oldu. Bildiğiniz menfur darbe teşebbüsüne maruz kaldık. Sadece darbe teşebbüsü değil, aynı zamanda yok olmaktan, haritadan silinmekten kurtulduk. Hudutlarımızda kurulu üç tane devlet olacaktı. Küçük bir kara parçasında birbirine giren, boğuşan insanlarımız olacaktı. Dış müdahalelere açık olunacaktı. Milletimizin varlığı, yokluğuydu. 1960'a, 1980'e, daha öncekilere benzemeyen bir hadiseydi ama Cenab-ı Hakk korudu bizi. Senaristler ve rejisörler milletimizin ruhunu, yapısını, dokusunu, Nene Hatunları hesaba katmadılar."

Kahraman, o gece Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın halkı meydanlara çağırdığını, meydanlara inen halkın darbecilerin karşısında yer aldığını, kendilerinin TBMM'yi açarak, parti ayrımı yapmaksızın, AK Parti, CHP ve MHP ile birlikte Meclis'te olduklarını hatırlatarak, "Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızı aradım, ulaşamadım. Ne yapmam lazım? Kaptanlar gemilerini terk etmez, yalnız fareler terk eder. Milletin emaneti bizim üzerimizde. Abdestimi aldım, geldim Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açtım. Parti diye bir hadise yok. Partiler demokrasinin elzem, vazgeçilmez unsurlarıdır ama bizi bölmemesi gerekir. Ana konularda beraberiz, hangi parti olursa olsun. Cumhuriyet Halk Partisi'nin, Milliyetçi Hareket Partisi'nin ve AK Parti'nin Meclis Grup Başkanvekillerini Divan Katibi olarak rica ettim ve sabaha kadar bombalar altında Meclisimizi açık tuttuk." diye konuştu.

Türkiye'nin büyük bir devlet olduğunun altını çizen Kahraman, "Su uyur, düşman uyumaz. Ruhumuzu zinde tutmak durumundayız." dedi.

Konuşmasında, Meclis'te kadın oyuncuların sahneye çıkarılmadığı iddialarına da değinen Kahraman, televizyonda bir programda Kastamonu'da öğrencilerinin bir AVM'de gösteri yaptıklarını gördüğünü, bunun üzerine öğrencileri aynı performansı sergilemeleri için TBMM'ye davet ettiklerini, Devlet Tiyatrosu Genel Müdürü'nden çalışma için destek istendiğini dile getirdi.

Kahraman, ancak Devlet Tiyatrosu'nun, "Oyuncular da profesyonel olsun, lise talebeleri beceremeyebilirler. Onun için oyuncular da Devlet Tiyatrosu'ndan olsun" dediğini anlatarak, şöyle devam etti:

"Yapacak olduğunuz ne? Sahnede 3 profesör, Mehmet Ali Şahin Bey oturumu yönetiyor, zaten sahne değil tören salonudur orası. Ön tarafa da 9 asker Çanakkale'deki askerin kıyafetiyle, sembolik olarak o askerler bulunsun ve hanımlardan, beylerden oluşan koro Çanakkale'yi salonda terennüm etsinler. Açılışı TBMM Başkanvekili, İlim, Kültür, Sanat Başkanlığına bakan değerli arkadaşım Ahmet Aydın yapıyor. O, tam 'hoşgeldin' diyecek, ışıklar sönecek. 'Ya ne oldu acaba, arıza mı var?' diyecek herkes, bir de bakacaklar ki Çanakkale çalıyor ve o günün kıyafetiyle askerlerimiz içeri girecekler. Yapılacak iş ne? Sadece ve sadece Çanakkale Türküsü'nün söylenmesi. Söyleyenler içinde on altı tane hanım var, 13 erkek, 29 kişi salonda, 9 askerimiz orada. Muhteşem, herkesin alkışladığı ve memnun kaldığı bir program. Arkasından şehitlik ruhuna sahip olmayanlar, tarih duygusuna sahip olmayanlar, Çanakkale'nin manasını bilmeyenler, 'Meclis Başkanı ne yaptı biliyor musunuz? Kadınları koymadı...' Yahu nasıl koymadık. O on altı hanım ne o sahnede? Sahne yoktu, orası sahne değil. Tiyatro eseri değil, sadece türkünün söylendiği bir hadise ve Devlet Tiyatroları'ndan da istediğimiz bu. Devlet Tiyatrosu bildiri yayınladı, anlattı. Meclis Başkanlığı anlattı fakat bizim çocuk bina okur, döner döner yine okur. Ruh, duygu, dürüstlük, şahsiyet, haysiyet lazım. Müthiş bir faaliyet yaptık, hiç ondan bahsetmek yok. Çanakkale ruhuymuş, Gazi Meclismiş hiç ondan bahsetmek yok. 'Hanımlar konmadı' dolu her taraf."

TBMM Başkanı Kahraman, "Ya her şeyi tutup da siyasi mülahazalarla bir taraflara çekiyoruz? Neden bütünlüğümüzü sağlayıcı konularda bir arada olmuyoruz. Bu bizim estetik eksikliğimizden de kaynaklanıyor olabilir, Türkiye'de satılmış yoktur, aldatılmış vardır. Mühim olan diyalogdur, birbirini anlamaktır. Sanatta değer versek, sanatkar olsa insanlarımız, böyle haşinlik ve kabalığa gitmezler. 15 Temmuz gecesi, ben o akşam herkesin hangi partiden olursa olsun, üç parti de vardı, hepimizin yakasında ay yıldız vardı, öyle olmalıyız ve sanatı, sanatkarı sevmeliyiz, teşvik etmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu konu gündem olduğu için açıklamak istediğini belirten Kahraman, sözlerini şöyle tamamladı:

"Sanata değer veren bir insanım. Nene Hatunlarımıza gereken saygının verilmesi gerektiğine inanan bir insanım. Böyle ufak şeyleri, polemik mevzu haline getirerek toplumu bölmek yanlış, o kabahati işleyenler de inşallah gerçeğe gelirler inşallah. Diyalogu ne sağlayacak, sanat. Karşılıklı konuşma, birbirine tahammül. Birbirimize tahammül edeceğiz. Herkes illa benim gibi konuşacak, olmaz. Bu faşizm. Herkes hürdür, hür olarak konuşacak, çalışacak. Türkiye'yi ötelere götüreceğiz. Önümüzü kesemeyecekler. Öyle dışarıda adam besleyip, Türkiye'nin içini karıştıran mikserlere imkan vermeyeceğiz. Kardeşliğimizi bozmayacağız. Ben bu tip televizyonda ya da gazete okuduğum zaman kızmıyorum. Acıdığım için kızmıyorum. Zavallı bir güruh. İnşallah düzelirler. Bir bütünüz biz. Etle, tırnağız ve devam edeceğiz. Bu açılış vesilesiyle bu mevzuyu bir ifade edeyim dedim. Çünkü bir arkadaşım 'Televizyonda yine senden bahsetti' dedi. Ben yürürüm ileri. Daha ötelere. Kalkınacağız, birbirimize girmeyeceğiz. İlla bir 15 Temmuz olacak da mı kendimize geleceğiz. Bütünlük içinde olacağız, beraber olacağız. Hür, bağımsız, müstakil, kendi sanatına, değerine, tarihine saygılı olacağız. Evvel Allah. Doğru mu, kabul mü?"
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.