TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU...


Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız başkanlığında toplandı. Komisyonda, Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Tasarısı kabul edildi.

12 Nisan 2018 Perşembe

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Tasarısı'nı görüşmek için, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız başkanlığında toplandı.

Tasarıyı komisyona sunan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ürün güvenliğinin, sağlık ve çevre koşullarını gözetmek ve hızla iyileştirmek suretiyle vatandaşların yaşam seviyesini doğrudan etkilediğini belirtti.

"Gelişmiş ve müreffeh bir ülkede, çocuklar oyuncaklardan zehirlenmez, ayakkabılardan kanserojen maddeler vücuda alınmaz ve standartlar dışında yapı malzemeleri olamaz." diyen Zeybekci, insan sağlığına ve çevreye zararlı ürünlerin vatandaşa sunulmasının gelişmiş ülkelerde suç olduğunu vurguladı.

Zeybekci, tüketiciye satılan ürünlerin geri çağırılması, piyasa gözetimi ve denetiminin (PGD) elektronik ortamda satılan ürünler için de yapılması, ihraç ürünlerine yönelik güvenlik denetimleri gibi hususlarda Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un yetersiz kaldığını bildirdi.

Ürün güvenliğine ilişkin yapılan denetimler sonucunda alınan önlemler ve yaptırımların yeterince caydırıcı olmamasının, bir sorun olarak hep karşılarına çıktığını aktaran Zeybekci, tasarıyla getirilen önemli değişiklikleri anlattı.

Bakan Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İhracatçısından üreticisine kadar piyasaya ürün arz eden tüm aktörlerin, ürün güvenliğine ilişkin rolleri ayrı ayrı tanımlanmış ve sorumlulukları netleştirilmiştir. Piyasadaki ürünlerin izlenebilirliğindeki zorluklar, mevcut sistemimizdeki en önemli eksikliklerden biridir. Tasarı ile izlenebilirlik kuralı getirilmiştir. Tasarının yasalaşmasıyla, güvensiz ürünler tüketicilere satılmış olsa dahi, geri çağırma mekanizması ile toplatılması yasal zorunluluk haline getirilecektir.

Tasarıyla, güvensiz ürünün sebep olduğu ölüm ve yaralanmalar ile yol açtığı zararlardan imalatçı veya ithalatçı, zarar görene karşı tazminatla sorumlu olacaktır. Tasarı ile ihraç edilecek ürünlerin de güvenli olması hükme bağlanmış; Türk malı imajının sorumluluğu dikkate alınmıştır. İnternet, radyo ve televizyon üzerinden satışı yapılan ürünlerin de etkili bir şekilde denetlenebilmesini teminen tasarıya önemli hükümler konulmuştur. Son olarak, güvensiz ve uygunsuz ürünlere cezalarda caydırıcılık ve hakkaniyet sağlanması amaçlanmıştır."

Nihat Zeybekci, "merdiven altı üretim veya satış" diye tabir edilen durumlarda ürünün imalatçısı, yetkili temsilcisi veya ithalatçısının kimliğinin tespitinin güç olabildiğine işaret ederek, "Bunun için imalatçı ve ithalatçılar isim, ticari unvan veya markalarını ve açık adreslerini ürünün üzerinde gösterecek ve ürünü piyasada bulunduran her bir firma, ürünü aldığı firmanın ve sattığı firmanın kaydını tutarak, talebi halinde yetkili kuruluşlara beyan edecektir." dedi.

Tasarıda "Türk malı" imajını koruyacak önemli bir düzenleme yapıldığının altını çizen Ekonomi Bakanı Zeybekci, internet üzerinden satışı yapılan ürünlerin güvenliğine ilişkin takibin zorluğu nedeniyle, aracı hizmet sağlayıcıları için de ürünün takibine, izlenebilirliğine ilişkin yükümlülükler belirlendiğini dile getirdi.

Zeybekci, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tasarının yasalaşmasıyla, sorumluların ve sorumlulukların net tanımlanması, izlenebilirliğin ve cezalarda caydırıcılığın sağlanması, e-ticaretin de denetim altına alınması ile piyasa gözetimi ve denetimi daha etkin uygulanacaktır. Geri çağırma önleminin uygulanması, kamuoyunun güvensiz ürünlerle ilgili etkin bilgilendirilmesinin sağlanması ve ürün sorumluluğu tazminatının düzenlenmesi neticesinde vatandaşlarımızın günlük hayatını etkileyecek çok önemli yenilikler getirilecektir. İhracatın da yasa kapsamına alınması ile Türk malının ihraç pazarlarımızda imajı korunacak ve daha da kuvvetlendirilecektir.

Bu kazanımlar insanımızın hayatını muasır medeniyet seviyesine çıkaracak kazanımlar ve önemli merdiven basamakları olacaktır. Tüm milletimiz, batı ülkelerinde tüketiciye sağlanan hakları, onlara verilen değeri fazlasıyla hak etmektedir. Milletimizin günlük yaşamındaki her anını etkileyecek, çocuklarımızın sağlığı ve mutluluğunu artıracak, üreticinin de sorumluluk duygusunu ve iş ahlakını üst seviyeye çıkaracak bu kanunun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu kanun, kurallara uyan, işini en güzel şekilde yapan üreticimizi kötü örneklerden, haksız rekabetten koruyacak, halkımızın devlete olan güvenini artıracaktır."

Komisyon Başkanı Altunyaldız da yeni düzenlemenin, tüketicinin daha etkin şekilde korunmasına yönelik çok önemli uygulamaları hayata geçirdiğini söyledi.

Artık tüketicinin raftan aldığı bir ürünün güvensiz olması durumunda tedarik zincirindeki tüm sorumlularına ulaşabileceğine dikkati çeken Altunyaldız, "İzlenebilirlik müessesesinin hayata geçirilmesiyle, ürünün imalatçısından satıcısına kadar kaydı tutulacak." ifadelerini kullandı.

Altunyaldız, e-ticaret yoluyla satılan ürünlerin de PGD kapsamında denetim altına alınacağını belirtti.

Türkiye'nin internet kullanıcısı, ödeme ve lojistik altyapısı gibi itici güçleriyle e-ticaret pazarında büyük bir potansiyel barındırdığını vurgulayan Altunyaldız, Türkiye'nin, dünyanın en çok internet kullanıcısı olan 17. ülkesi olduğunu aktardı.

Komisyon Başkanı Altunyaldız, ihracatta Türk malı imajının korunmasının önemine değindi.

Ülke ihracatı artarken, Türk malı imajının korunmasının da sürdürülebilirlik açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Altunyaldız, "Yeni düzenleme ile birlikte, ürün güvenliği ve tağşiş yönüyle ihraç ettiğimiz ürünlerin de güvenliği sağlanacak. Bu ürünler ihraç edilemeyecek ve güvensiz ürün ihraç edenlere cezai müeyyide uygulanacak." diye konuştu.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, komisyonda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Türkiye'nin 2017 yılındaki cari açığının 51 milyar dolar civarında olduğunu belirten Zeybekci, Merkez Bankası'nın, kendi varlığı olup da yurt dışında belirli merkezlerde tuttuğu, zamanında parasını ödeyip bu milletin değeri olan altını ülkeye transfer etmesi girişiminin olduğunu söyledi. Zeybekci, "Bu rakam 10 milyar doların üzerinde. İthalat ve girdi, cari açık ile dış ticaret açığının bir unsuru olarak görünüyor ama aslında değil." ifadesini kullandı.

Zeybekci, Ekonomi Bakanlığının, üreticiyi ve imalatçıyı korumak, haksız rekabeti önlemek amacıyla gözetim tedbiri uyguladığını aktararak, "Gözetim tedbirinden kastımız şu: Bir ürünün ülkeye giriş fiyatı 100 lira ise biz 'bu ürünü 100 lira değil, 200 lira üzerinden değerlendireceğiz, 200 lira üzerinden KDV ve gümrük vergileri tahsil edeceğiz.' diyerek kendi milli menfaatlerimizi korumak için oluşturduğumuz bir önlemdir. 2017 yılında bu kadar bir ithalat yapılmadı, böyle bir transfer ve ödeme de yapılmadı. Ama biz gözetim etkisinden dolayı artırdığımız o değerin toplam tutarı 6 milyar doların üzerinde. Yani bizim ithalatımızın içinde, 17 milyar dolar civarında ekstra artı var." değerlendirmesinde bulundu.

2017 yılında dünyadaki enerji ve ham madde fiyatlarının yüzde 70-80 oranında arttığını vurgulayan Zeybekci, 40 milyar doların üzerinde petrol ve gaz olmak üzere enerji ithalatı yapan, hammadde ve ara malında maalesef ithalata bağımlı olan Türkiye'de, hammadde ve enerji fiyatlarındaki en ufak bir hareketlenmenin, ülke ithalatına artırıcı bir etkisinin olduğunu bildirdi.

Bakan Zeybekci, milletvekillerinin altın ithalatı ile ilgili sorusunu yanıtladı.

Türkiye'nin çok hızlı bir şekilde altın ticaretinde merkez haline geldiğine işaret eden Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suudi Arabistan ve özellikle Birleşik Arap Emirlikleri, bir zamanlar altın ticaretinde çok büyük bir merkez halindeydi. Bu ülkeler, 2016 yılı sonu itibarıyla ekonomik kaygıları ile bütçe dengelerini dikkate alacak şekilde, altın ticaretinin girdisine ve çıktısına yüzde 5 vergi koydular. Bu vergi Türkiye'de ise sıfır. Yüzde 5 vergi koymaları, sistemin Türkiye'ye doğru kanalize olmasına ve yeni bir merkez olmasına yönelik fırsat yarattı. Bu fırsatı da biz destekledik. Ama Ekonomi Bakanlığı olarak bütün hassasiyetleri de dikkate alarak, altın giriş ve çıkışı ile ilgili her türlü tedbiri aldık.

Türkiye'nin gerek külçede gerek hurdada gerekse işlenmiş altında ve mücevherde merkez olmasını istiyoruz, hatta kıymetli taşlarda da merkez olmasını istiyoruz. Bununla ilgili düzenlemelerimizi yaptık. Türkiye'nin altın ithalatının hala artıyor olması... Bunun ihracata dönüşmesi ile ilgili süreci takip ediyoruz. Sanırım önümüzdeki dönemde, Türkiye'nin altın ithalatı artmaya devam edecek, altın ihracatı da dolaylı bir şekilde artmaya devam edecek. İsteğimiz, çok şeffaf, denetlenebilir dünyada, bölgemizde çok önemli altın ticaret merkezi olmak istiyoruz. Çünkü, 3 tane çok önemli, dünyada en itibarlı rafineri tesislerimiz var. Bunların rafine ettikleri, üzerine damga ve mührünü vurdukları altınlar, tüm dünyanın kabul ettiği nakit ödeme aracı olarak da kullanılabiliyor."

Bakan Zeybekci, altının cari açık içindeki paylarıyla ilgili bilgiler de verdi.

Altının cari açıkta Ocak 2010'da 512 milyon dolarlık payı varken, Ocak 2018'de bu oranın yüzde 364 farkla 2 milyar 378 milyon dolara çıktığını belirten Zeybekci, "Kontrolümüzde, biliyoruz, ne yaptığımızın da farkındayız. Enerjinin de cari açığa yoğun bir katkısı var." dedi.

Nihat Zeybekci, Türkiye'nin 2017 yılındaki ihracatının 157,1 milyar dolar ve bu rakamın da rekor olduğunu aktardı.

"2018 yılında da bu rekoru kırmaya devam edeceklerini" söylediklerini ifade eden Zeybekci, "İhracat artış hızlarına baktığımız zaman, G20'de Japonya'dan sonra 2. sıradayız, OECD ülkelerinde ise ilk üçte yer alıyoruz." ifadesini kullandı.

Zeybekci, 2018 yılı ocak ayında ithalat artışının yüzde 38, altının bunun içindeki payının ise yüzde 30 olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin hızlı bir şekilde marka ülke haline geldiğini belirten Zeybekci, "(Made In Turkey) markası itibarının en üst seviyeye çıkarılmasıyla ilgili gayretlerimizi hiç kimsenin zedelemeye hakkı yoktur. 'Made In Turkey' markası itibarının yurt dışında zedelenmesini, vatana ihanetle eşdeğer görüyorum. Kimsenin buna hakkı yoktur." diye konuştu.

Bakan Zeybekci, "altın ticaretinin vergilendirmesi" ile ilgili soru üzerine, "Böyle bir şey asla yok, düşünmüyoruz da." dedi.

Bazı ülkelerin altın rezervlerini, Londra, New York ve İsviçre gibi bazı merkezlerde tuttuğuna işaret eden Zeybekçi, "Biz Türkiye olarak, rezerv tutulan merkez haline geldik. Türkiye'nin kendi rezervleri kendi bünyesine çekmesi... Bazı ülkelere, 'sizin altın rezervlerinizi tutabiliriz, saklayabiliriz, bunları sertifikalandırabiliriz.' diyerek, onlarla görüşmeye başladık. Bu bir hizmettir ve bunun da karşılığı ve bedeli vardır." değerlendirmesini yaptı.

Ekonomi Bakanı Zeybekci, Türkiye'nin tüm kayıtlarının şeffaf ve açık olduğunu söyledi.

Türkiye'nin İran'la olan ticareti konusuna değinen Zeybekci, şöyle konuştu:

"İran'a uygulanan bazı yaptırımlar var. İran'a yaptığımız tüm ticaret, bu yaptırımlar dahilindedir, bir aykırılık yoktur. Biz İran'a ticaret açığı veriyoruz. Çünkü, yüksek miktarda gaz ve petrol alıyoruz. İran'a yaptırımlardan bir tanesi de İran'ın ticarette doları kullanmaması. İran'ın tercihidir bu, 'Ben dolar alamıyorsam senden o zaman altın alıyorum.' Son derece legal ve açık bir şekilde biz İran'a ödemelerimizi altınla yapıyoruz. Mümkün olduğunca Türk Lirasını kullanmaya, karşılığında mal ve hizmet vermeye çalışıyoruz ama altınla ödememiz de söz konusu."

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in altın ticaretinde önde gelen ülkeler olduğunu yineleyen Zeybekci, "2017 yılında Birleşik Arap Emirliklerinden 4,9 milyar dolar, İsviçre'den ise 5,2 milyar dolar altın ithal ettik. Birleşik Arap Emirliklerine 5,4 milyar dolarlık altın ihraç ettik. 2017 yılı toplam altın ihracatımız 6,6 milyar dolar." bilgisini verdi.

Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Tasarısı, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda kabul edildi.

Tasarı, ürünlerin güvenli ve ilgili teknik düzenlemelere uygun olmasını sağlamayı; piyasa gözetimi ve denetiminin esasları ile yetkili kuruluşların görevlerini ve iktisadi işletmeciler ile uygunluk değerlendirme kuruluşlarının yükümlülüklerini belirliyor.

Tasarı, piyasaya arz edilmesi hedeflenen, arz edilen veya piyasada bulundurulan tüm ürünleri kapsayacak.

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere ihraç edilen veya ihraç edilmesi hedeflenen ürünler, tasarı kapsamında piyasaya arz edilmiş sayılacak.

AB üyesi ülkeler dışındaki ülkelere ihraç edilen veya ihraç edilmesi hedeflenen ürünler, tasarının kapsamı dışında olacak. Ancak bu ürünlerin de güvenli olması, tağşişe konu olmaması ve ürüne ilişkin işaretleme, etiketleme ve belgelendirmenin alıcıyı yanıltmayacak şekilde yapılması zorunlu olacak.

Ürünlerin, teknik düzenlemesine uygun olması zorunlu olacak. Bu hüküm, kullanılmış olmakla birlikte değişiklik yapılarak piyasaya tekrar arz edilen veya arz edilmesi hedeflenen ürünler ile AB üyesi ülkeler dışındaki ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünlere de uygulanacak.

Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler uygunsuzluk giderilmeden piyasaya arz edilemeyecek, piyasada bulundurulamayacak veya hizmete sunulamayacak.

Ürünlerin güvenli olması zorunlu olacak. Teknik düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlerine uygun ürünler, aksi ispatlanana kadar güvenli kabul edilecek.

Teknik düzenlemenin bulunmadığı veya insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler içermediği durumlarda, tüketicilere yönelik veya tüketiciler tarafından kullanılabilecek bir ürünün güvenli olup olmadığının değerlendirilmesi genel ürün güvenliği mevzuatına göre yapılacak.

Ürünün, bir kişiye veya bir mala zarar vermesi halinde, bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı gidermekle yükümlü olacak.

Ürünün sebep olduğu zarardan birden fazla imalatçı veya ithalatçının sorumlu olması halinde, bunlar müteselsilen sorumlu tutulacak.

Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 3 yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren 10 yıl olacak. Diğer kanunlardaki tazminat sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı olacak.

İmalatçı; piyasaya, ancak teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği gereklerine uygun ürünleri arz edecek. İmalatçının yükümlülükleri şunlar olacak:

- Mevzuatın gerektirdiği hallerde teknik dosyayı tanzim edecek; uygunluk değerlendirme işlemini yapacak; uygunluk beyanını veya uygunluğu gösteren diğer belgeleri düzenleyecek ve uygunluk işaretini ürüne koyacak.

- Uygunluk değerlendirmesine ilişkin teknik dosyayı ve belgeleri teknik düzenlemede belirtilen süre, süre belirtilmediği hallerde ürünün piyasaya arz edildiği tarihten itibaren en az on yıl boyunca muhafaza edecek.

- İmalatçı, taşıdıkları muhtemel risklerle orantılı olarak, piyasada bulundurulan ürünlerinden numune alarak test edecek, inceleme yapacak, şikayetler ile uygun olmayan veya geri çağrılan ürünlerin kaydını tutacak ve yaptığı izleme faaliyeti hakkında dağıtıcıları bilgilendirecek.

- Ürünün, mevzuatın gerektirdiği model, parti ve seri numarası veya ayırt edilmesini sağlayacak diğer bilgileri kolayca görülebilir ve okunabilir şekilde taşınmasını temin edecek.

- Mevzuatın gerektirdiği hallerde ismini, kayıtlı ticari unvan veya markasını ve kendisine ulaşılabilecek açık adresi ürünün üzerinde, bunun mümkün olmadığı durumlarda ürünün ambalajında veya ürüne eşlik eden bir belgede belirtecek.

- Ürün veya ambalajının üzerinde veya ürüne eşlik eden belgelerde yer alan bilgilerin ve montaj, kullanım ve bakım talimatları ile güvenlik kurallarının Türkçe olmasını sağlayacak.

Tasarıya göre, imalatçı, devrettiği yetki ve görevlerin mahiyetini, varsa koşullarını ve sınırlarını yazılı olarak ve açık bir biçimde belirlemek suretiyle "yetkili temsilci" atayabilecek.

Yetkili temsilci, imalatçının kendisine verdiği ve mevzuatın sınırlamadığı görevleri yerine getirecek. Ancak, görevlendirme belgesinde belirtilmese dahi, yetkili temsilci teknik düzenlemenin gerektirdiği ve ürünün uygunluğunu gösteren belgeleri teknik düzenlemede belirtilen süre, süre belirtilmediği hallerde ürünün piyasaya arz edildiği tarihten itibaren en az 10 yıl boyunca muhafaza edecek ve talebi halinde yetkili kuruluşa Türkçe veya yetkili kuruluşun kabul edeceği diğer bir dilde sağlayacak.

Tasarıya göre, ithalatçının yükümlülükleri şunlar olacak:

- Ürünü piyasaya arz etmeden önce, ürünün uygunluk işareti veya işaretlerini taşıdığını, ürüne gerekli belgelerin eşlik ettiğini ve imalatçının yükümlülükleri yerine getirdiğini teyit edecek.

- Ürünün uygun olmadığını bildiği veya bilmesinin gerektiği durumlarda, uygun hale getirilmeden ürünü piyasaya arz edemeyecek ve ürünün risk teşkil ettiği her durumda imalatçıyı ve yetkili kuruluşu bilgilendirecek.

- Mevzuatın gerektirdiği hallerde ismini, kayıtlı ticari unvan veya markasını ve kendisine ulaşılabilecek açık adresini ürünün üzerinde, bunun mümkün olmadığı durumlarda ürünün ambalajında veya ürüne eşlik eden bir belgede belirtecek.

- Ürünün taşıyabileceği risklere karşı gereken tedbirleri alacak ve bunlardan sakınabilmeleri için nihai kullanıcılara gerekli bilgileri sağlayacak.

- Ürün kendi sorumluluğu altındayken, depolama ve nakliye şartlarının ürünün teknik düzenlemesine veya genel ürün güvenliği gereklerine uygunluğunu muhafaza edecek.

- Taşıdıkları muhtemel risklerle orantılı olarak piyasada bulundurulan ürünlerinden numune alarak test edecek, inceleme yapacak, şikayetler ile uygun olmayan veya geri çağrılan ürünlerin kaydını tutacak ve yaptığı izleme faaliyetleri hakkında imalatçı ve dağıtıcıları bilgilendirecek.

- Mevzuatın gerektirdiği ve ürünün uygunluğunu gösteren belgelerin bir örneğini teknik düzenlemede belirtilen süre, süre belirtilmemiş ise ürünün ithal edildiği tarihten itibaren en az 10 yıl boyunca talebi halinde yetkili kuruluşa, Türkçe veya yetkili kuruluşun kabul edeceği diğer bir dilde sağlayacak.

- Piyasaya arz ettiği ürünlerin taşıdığı risklerin ortadan kaldırılması amacıyla yapılan faaliyetlerde yetkili kuruluşun talimatlarını yerine getirecek.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.