TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU...


AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni kabul etti.

14 Mayıs 2018 Pazartesi

AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın ile AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın imzasını taşıyan, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşmeye başladı.

Usul üzerine söz isteyen CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, seçimlere çok kısa bir zaman kala bu tür yasa tekliflerinin Meclise getirilmesinin yerleşik teamüllere uymadığını, bugün görüşülen teklifin de acilen Meclis gündemine gelmesinin bir nedeninin bulunmadığını savundu.

Temizel, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un şu anda gündeme getirilmesinin ise ekonomi açısından riskli olduğunu ileri sürdü.

Enflasyon muhasebesinin 2004 yılından beri uygulanmadığını hatırlatan Temizel, bugün komisyon gündemine getirilen teklifte acil çıkarılması gereken bir düzenlemenin yerinin olmadığını kaydetti.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ise yasa teklifinin genel gerekçesinde 24 Haziran'daki seçime atıfta bulunulmasını eleştirerek, bunun kabul edilemez bir şey olduğunu belirtti.

"AKP Hükümetine herhalde bu panik içinde böyle bir final yakışırdı." ifadesini kullanan Paylan, hükümetin panik durumundan vazgeçip herkese normal bir süreçte bulunulduğunu göstermesi gerektiğini dile getirdi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal da kanun teklifi üzerine yaptığı açıklamada, "Teklif metni içerisinde farklı toplum kesimlerin taleplerini karşılayan veya ortada olan bazı sorunlara çözüm geliştiren bir çok düzenleme var." diye konuştu.

Ağbal, kambiyo mevzuatı konusunda, yetkili müesseselerle ilgili iş ve işlemlere ilişkin yasal çerçevenin genişletilmesi ve bunlarla ilgili Hazine Müsteşarlığının denetim imkanları ile kabiliyetlerinin artırılmak istendiğini aktardı.

Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinin, üzerinde hayvanat bahçesi ve temapark yapılması için 10 yıllığına kiralanmasına ilişkin bir düzenlemenin daha önceden gerçekleştirildiğini anımsatan Ağbal, temapark projesinin nihai aşamasına geldiğini kaydetti.

Ağbal, "Ankara'ya çok ciddi turist çekecek, Ankara'yı bu anlamda bir çekim merkezi haline dönüştürebilecek son derece önemli bir proje. Bu projenin hayata geçebilmesi için buradaki sürenin 10 yıldan 29 yıla çıkarılması ihtiyacı var. Yine bu temapark alanı içerisinde oluşan tesisin kullanımı noktasında zorunluluk arz eden birtakım yapı ve tesislerin burada inşa edilmesi gerekiyor." dedi.

Düzenlemede buna açıklık getirildiğini ifade eden Ağbal, kira süresinin sonunda buradaki bütün varlıkların AOÇ'ye devredileceğini de vurguladı.

Öte yandan Ağbal, çiftçilerin elektrik borçlarının, kendilerine yapılan tarımsal destekleme ödemelerinden mahsubuna imkan veren bir düzenlemeye de yer verdiklerini hatırlattı.

Türkiye'de enflasyon muhasebesinin 2004 yılından bu yana uygulanmadığını hatırlatan Ağbal, bunun sevindirici bir durum olduğunu vurguladı.

İşletme varlıkları içerisinde yer alan gayrimenkullerin satışlarında, geçen yıllardaki bütün enflasyon gerçekleşmelerinin satış değerine yansıdığına işaret eden Ağbal, bu açıdan mükelleflere bir defaya mahsus olmak üzere gayrimenkullerle sınırlı bir enflasyon değerlemesi yapma imkanı getirdiklerini söyledi.

Ağbal, "Burada mükellefler, bu değerlemeyi bu yıl içerisinde yapacaklar ve bu değerlendirme karşılığında da defter değeri ile yeni oluşan değer arasındaki bedel üzerinden yüzde 5 oranında bir defalık bir vergi ödeyecekler. Ben, bunu işletmelerimizin aktiflerinin bugünkü değerine getirilmesi, banka bilançolarının bu açıdan gerçek durumu göstermesi açısından önemli görüyorum." diye konuştu.

Adıyaman tütününün, geleneksel kıyma makinalarıyla üretilen bir tütün türü olduğunu belirten Ağbal, ancak Tütün Kanunu uyarınca tütün üretimi için yüksek teknolojili makinaların kullanılmasının öngörüldüğünü kaydetti.

Ağbal, yasa teklifinde yapılan düzenleme ile özel aromaya sahip Adıyaman tütününün geleneksel makinalarla da üretilmesine dönük bir imkanın sağlandığını ifade etti.

Öte yandan, Kamu İhale Kanunu'nda öngörülen değişiklikle de pazarlık usulü ile yapılacak ihalelerin arasına yapım tekniği açısından özellik arz eden durumların da dahil edildiğini aktaran Ağbal, başka bir düzenleme ile de elektrik alımı sözleşmelerine ilişkin ek fiyat farkı düzenlemesinin öngörüldüğünü belirtti.

Ağbal, Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nda değişiklik yapılmak suretiyle de büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde toplu taşıma hizmetlerinin hizmet alım yoluyla gördürülebilmesine imkan tanındığını bildirdi.

Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde geçmişte yapılan ve oturulamaz hale gelen afet konutlarına ilişkin düzenlemeye de gittiklerini ifade eden Ağbal, hak sahiplerine başka bir yerde konutların yapılacağını söyledi.

Ağbal, karayollarında geçiş ihlaline ilişkin para cezalarını yüzde 60 oranında azaltan düzenlemenin de bulunduğu hatırlattı.

Öte yandan Ağbal, 2B diye bilinen, orman vasfını yitirmiş Hazineye ait taşınmazların vatandaşlara doğrudan satışına ilişkin düzenlemenin süresinin dolmasına karşın hala birtakım vatandaşların başvuruda bulunmadığını veya ödemelerini aksattığını dile getirerek, bununla ilgili olarak kasım ayına kadar süre uzatımı getirildiğini aktardı.

Başka bir düzenleme ile de Tütün Kanunu'nda hürriyeti bağlayıcı cezalar için öngörülen maddenin yürürlük tarihinin 2019 yılı başına çekildiğini anlatan Ağbal, "Yasa teklifi, çok farklı toplum kesimlerinin beklentilerini, sorunlarını çözen bir düzenleme." değerlendirmesinde bulundu.

CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, "Atatürk Orman Çiftliği'nin (AOÇ) belli bir arazisinin belediyeye bedelsiz tahsis edilmesi ve üçüncü kişilere kiraya verilmesi" konusunda, "AOÇ arazisinin bu şekilde çiğnenmesine asla izin verilmemelidir. Bu bir suçtur, bu suçu yasal hale getirmek de suçtur." değerlendirmesini yaptı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi üzerinde milletvekilleri görüşlerini dile getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Temizel, teklifin, "AOÇ'nin belli bir arazisinin belediyeye bedelsiz tahsis edilmesi ve üçüncü kişilere kiraya verilmesi" maddesine yönelik eleştirilerde bulundu.

Orada yapılan tema park alanlarını eleştiren Temizel, şöyle konuştu:

"O arazi üzerinde, veriliş amacına, kiralama amacına aykırı bir şekilde yatırım yapmak suçtur. O arazi devletin malıdır ve burada işlenen suç da devlete karşı işlenmiş olur. Burada bir suç işlenmiştir, tarım alanı kullanış amacına aykırı bir şekilde kullanılmıştır.

'Orada milyarlarca lira para harcanmış' deniliyor. Eğer öyle ise bunun da hesabının sorulması gerekir. 'Yapılmış olmuş....' İşte bu olmaz, bunu kabul edemeyiz. AOÇ arazisinin bu şekilde çiğnenmesine asla izin verilmemelidir. Bu bir suçtur, bu suçu yasal hale getirmek de suçtur. 'Oldu bir kere, yapanın yanına kar kaldı" demek yanlış olur. Eğer yapılırsa, Anayasa Mahkemesinde bu olayı sonuna kadar götürmek zorundayız."

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, ekonominin kötü olduğunu iddia ederek, ekonomiye ilişkin eleştirilerini anlattı.

Ülkenin borç batağı altında olduğunu, bu nedenle çıkarılacak kanunlar ve gerçekleştirilecek politikaların, ekonomik ve siyasi olarak güven verecek politikalar olması gerektiğine işaret eden Paylan, "Hiç reform yapamadık, hep palyatif adımlar attık." ifadesini kullandı.

MHP Adana Milletvekili Mevlüt Karakaya, HDP'li Paylan'ın, "Seçim kararı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye söyletildi" sözlerini kabul edemediklerini belirterek, "Bu son derece yanlış ve doğru olmayan bir ifadedir. Bunun ispatını yapamayanlar da müfteridir." dedi.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, teklifin, "AOÇ'nin belli bir arazisinin belediyeye bedelsiz tahsis edilmesi ve üçüncü kişilere kiraya verilmesi" maddesini eleştirdi.

Buna ilişkin düzenlemenin daha önce de gündeme getirildiğini anımsatan Çakırözer, "O zamanki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in istifa etmesi gündemde idi. Bu düzenleme de neredeyse Melih Gökçek'in istifa haberi ile eşdeğer şekilde tasarıdan çıkarılmıştı. Şimdi ise Ankara Belediyesi'ne tahsis edilen AOÇ arazisi daha da artırılarak yeniden getirildi." değerlendirmesini yaptı.

Çakırözer, söz konusu alana ticari alanlar yapılacağının söylendiğini işaret ederek, "Bu konudaki hukuki süreçler yürüyor. AOÇ'nin bu şekilde kullanımı, kuruluş kanununa aykırı. Bu kanuna göre, bu alanlar amaçları dışında ticari alanlar olarak kullanılamaz. Maddenin bu şekilde kabul edilmesine el kaldıranlar, Atatürk'ün mirasına sahip çıkmamış olacaktır. Böylece de yeniden kamu kaynaklarının israfı sağlanmış olacaktır." diye konuştu.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Türkiye içeride ve dışarıda oynanmak istenen bütün oyunlara rağmen, ekonomisiyle de Hükümetiyle de siyasetiyle de millet olarak dimdik ayaktadır." dedi.

Milletvekillerinin görüş ve eleştirilerine cevap vermek üzere söz alan Ağbal, yasa teklifinde farklı toplum kesimlerine veya bir takım meselelerin çözümüne ilişkin önerilerin bulunduğunu anımsatarak, "AK Parti hükümetleri olarak her zaman için çözümleri getiren ve ortaya koyan bir parti ve hükümet olduk. Bundan sonra da aynı şekilde vatandaşlarımızın, milletimizin, toplumumuzun ihtiyaçlarını, varsa sorunlarını çözmeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Ağbal, AK Parti'nin, 24 Haziran seçimlerinden de bugüne kadar olduğu gibi milletin teveccühüyle galip çıkacağını belirterek, son 16 yıldır ekonomide, siyasette, Türkiye'nin gelişmesi noktasında gayretle sürdürdükleri çalışmalara bundan sonraki süreçte de aynen devam edeceklerini söyledi.

Bakan Ağbal, şöyle devam etti:

"Onun için getirilen düzenlemeyi, seçime endeksli bir şekilde, 'Sanki bir şeyler oluyor, bir kriz havası var' sözleriyle polemik konusu yapmak bana göre haksızlık. Yani bazı şeyleri yazsan suç yazmasan suç, söylesen suç, söylemesen suç. Ne yaptığınız, ne dediğiniz belli değil. Bugün dediğinizin, yarın tersini söyleyebiliyorsunuz. Bu Plan ve Bütçe Komisyonu salonu çok şeye şahit oldu. Çok seçimlerden önce duyduk bunları. 'Şöyle olacak, böyle olacak.' Burada hakem millet. Biz, milletimizin sağduyusuna inanıyoruz. Türkiye içeride ve dışarıda oynanmak istenen bütün oyunlara rağmen, ekonomisiyle de Hükümetiyle de siyasetiyle de millet olarak dimdik ayaktadır. O açıdan kimsenin önümüzdeki günlere dair ekonomiyle ilgili olmayan şeyleri varmış gibi göstererek kriz senaryoları üretmesine gerek yok. Bu ülke bir sürü oyunu gördü, ekonomi üzerinde oynanmak istenen oyunları gördü. Her defasında da Hükümet olarak bu oynanan oyunlara karşı gerekli tedbirleri, kararları aldık ve Türkiye ekonomisi yoluna devam ediyor. Geçen senenin başında bu komisyon salonunda '2017 yılında büyüme yüzde 2-3'ü geçemez' diyenler, yılın sonunda yüzde 7,4 büyümeyi görünce buna da 'hormonlu büyüme' dediler."

Karşı karşıya kalınan meselelerin çözümüne dönük önerilerden gocunulmamasını isteyen Ağbal, 24 Haziran'a giden süreçte, seçimin en adil, demokratik ve katılımcı şekilde gerçekleşmesi için Hükümet olarak her alanda, her türlü çabayı ve gayreti gösterdiklerini bildirdi. 16 yıldır sandıktan AK Parti Hükümetlerinin hep adil seçimler sonucunda çıktığını vurgulayan Ağbal, demokrasi ve hukuk devletinin güçlenmesinin hep AK Parti Hükümetleri döneminde olduğunu ifade etti.

Maliye Bakanı Ağbal, "Bugün bazı meseleleri daha rahat konuşabiliyorsak veya önceden konuştuğumuz meseleleri artık konuşmayı bile gerekli görmüyorsak, bu 16 yılın kazanımlarının sonucu olmuştur." dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisi içerisinde, daha önce 10 yıllığına verilen alanın şimdi 29 yıllığına belediyeye verildiğini belirterek, "Alan 29 yılın sonunda anahtar teslimi AOÇ idaresine devredilecek. İdare de o alanın tekrar bir daha işletmesini kiraya vererek gelir elde edebilecek." dedi.

Tuna, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin, "Atatürk Orman Çiftliği'nin (AOÇ) belli bir arazisinin belediyeye bedelsiz tahsis edilmesi ve üçüncü kişilere kiraya verilmesi" maddesi hakkındaki eleştirilere yanıt verdi.

Teklifle, daha önce 10 yıllığına kiraya verilen alanın şimdi 29 yıllığına belediyeye verilmesi imkanı tanındığını belirten Tuna, "Kiraya verilen alan metrekare olarak artırılmıyor. Sadece bu alan içerisinde, hediyelik eşya, kafe, dondurma ve çay satışı gibi hizmetlerin verilmesi de amaçlanıyor." dedi.

Tuna, bu alanın 29 yılın sonunda anahtar teslimi AOÇ idaresine devredileceğini, idarenin de o alanın tekrar bir daha işletmesini kiraya vererek gelir elde edebileceğini söyledi.

Mustafa Tuna, "Ankara'ya, turizme ve ticarete katkısı olması açısından böyle bir kanuni düzenlemenin komisyonca uygun görülmesiyle, orası hızlı bir şekilde hizmete girmiş olacaktır." diye konuştu.

Teklifle, AOÇ'deki söz konusu arazinin satışının gerçekleştirilmediğini belirten Tuna, şöyle devam etti:

"Teklifte yazılı olan 'günübirlik ihtiyaçlarını karşılayacak yapılar' ibaresi ile kastedilen şudur: Oraya gelecek turistlerin, geniş alanı gezip dolaştıktan sonra iki bardak çay içmesi, yemek yemesi, çocukların dondurma yemesi gibi ihtiyaçları ile turistlerin hediyelik eşya alması söz konusu olacaktır. Orada kastedilen, bu ihtiyaçlar için yapılacak yerlerdir. Bunlar olmazsa, kimsenin termosla çay getirip içecek hali yok."

Mustafa Tuna, "söz konusu alanın bölgede trafik yoğunluğuna neden olacağı" eleştirilerine, "Yeni yol çalışmaları tamamlanmak üzere. Alan şehrin merkezinde illa ki bir yoğunluk olacak." yanıtını verdi.

AOÇ arazisinde bugüne kadar fabrikalar, evler ve binalar yapıldığını dile getiren Tuna, "Ankara'ya katkılarını düşünerek olaya bakmak lazım." diye konuştu.

Plan ve Bütçe Komisyonu, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni kabul etti.

TBMM Başkanvekili ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın ile AK Parti Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın imzasını taşıyan teklife göre, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğler ile diğer genel ve düzenleyici işlemlere aykırı hareket eden kişilere, bu kanunda başka bir yaptırım öngörülmemesi halinde, 10 bin Türk lirasından 50 bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek. Mevcut düzenlemede bu ceza 3 bin liradan 25 bin liraya kadar olarak uygulanıyordu.

Kıymetli maden ve kıymetli taşları, bu kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğlere aykırı olarak yurttan çıkaran, yurda sokan veya buna teşebbüs edenler, fiil, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre suç oluşturmadığı takdirde, söz konusu eşya ve kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde 20'si oranında idari para cezasıyla cezalandırılacak.

Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenler, bu mal ve kıymetleri tayin edilen süreler içinde yurda getirmemeleri halinde, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde 5'i kadar idari para cezasına çarptırılacak. İdari para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere idari para cezası verilecek, ancak, verilecek bu ceza, yurda getirilmesi gereken paranın yüzde iki buçuğundan fazla olamayacak.

İthalat, ihracat ve diğer kambiyo işlemlerinde döviz veya Türk parası kaçırmak kastıyla, muvazaalı işlemlerde bulunanlar, yurda getirmekle yükümlü oldukları veya kaçırdıkları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde 40'ı oranında idari para cezasıyla cezalandırılacak. Bu fiilin teşebbüs aşamasında kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.

Söz konusu kanuna dayanılarak çıkarılan karar, yönetmelik ve tebliğler uyarınca faaliyet izni veya yetki belgesi almaksızın ticari faaliyette bulunanlar, 50 bin Türk lirasından 250 bin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılacak ve yetkisiz faaliyetin gerçekleştirildiği iş yerindeki tüm faaliyetler bir aydan altı aya kadar, tekrarı halinde ise sürekli olarak durdurulacak.

Ancak yetkisiz olarak faaliyette bulunanların ilan ve reklamlarından veya yaptıkları işin mahiyetinden söz konusu iş yerini, sadece faaliyet izni veya yetki verilmesi gereken faaliyet konularında iştigal etmek maksadıyla açtıkları veya işlettikleri anlaşılıyorsa, söz konusu iş yerindeki faaliyet sürekli olarak durdurulacak. Durdurma işlemleri valiliklerce yerine getirilecek.

Bu kabahatlerin özel hukuk tüzel kişisinin organ, temsilcisi ya da bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişi tarafından tüzel kişinin yararına işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında fiilin niteliğine göre, söz konusu cezalar ayrıca uygulanacak.

Kabahatin konusunu yabancı paranın oluşturması halinde, idari para cezasının hesaplanmasında, fiilin işlendiği tarih itibarıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bu paraya ilişkin "döviz satış kuru" esas alınacak.

Teklifle, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunda değişiklik öngörülüyor.

Buna göre, Hazine Müsteşarlığı ve denetim yetkisine haiz kişiler, kanunun uygulaması ile ilgili olarak ihtiyaç duyulan her türlü bilgi ve belgeyi gerçek ve tüzel kişilerden istemeye yetkili olacak.

Hazine Müsteşarlığı, kamu kurum ve kuruluşlarından devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak haller ile meslek sırrı, aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla, özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın her türlü bilgi ve belgeyi uygun süre ve ortamda, sürekli veya münferit olarak istemeye yetkili olacak.

Müsteşarlık, ilgili taraflarla bu husustaki detayları belirleyen mutabakat zaptı düzenleyebilecek.

Belirlenecek usul ve süreler içinde bilgi ve belge gönderme yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 10 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezası verilecek. İstenen bilgi ve belgelerin hatalı veya eksik olarak verildiğinin saptanması halinde, bu yanlışlığın düzeltilmesi veya eksikliğin giderilmesi için 30 günlük süre verilecek. Bu süre içinde yanlışlığın düzeltilmemesi veya eksikliğin giderilmemesi halinde 10 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

İstenen bilgi ve belgelerin yanıltıcı olarak hazırlanması ya da bu kişilere yerinde inceleme imkanının sunulmaması hallerinde, 50 bin liradan 250 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan mevzuat kapsamında faaliyet izni veya yetki verilen anonim şirketler, Türk Ticaret Kanunu kapsamında "özel kanuna tabi anonim şirket" olarak değerlendirilecek.

Teklifle, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının uygun görüşü ile Atatürk Orman Çiftliğinin (AOÇ) belirlenen arazisi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile AOÇ tüzel kişiliğine bir külfet ve yükümlülük getirmemek kaydıyla, AOÇ Müdürlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılacak bir protokolle Ankara Büyükşehir Belediyesine, hayvanat bahçesi, tema park, rekreasyon alanları ile buralara gelecek ziyaretçilerin günü birlik ihtiyaçlarını karşılayacak yapılar yapılmak üzere 29 yıllığına ve bedelsiz olarak tahsis ediliyor.

Tahsis süresinin sonunda alan içerisindeki her türlü yapı tesis ve malzeme, bedelsiz olarak Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğüne devredilecek. Tahsis edilen bu alan, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından tespit edilecek şartlarla 29 yıla kadar üçüncü kişilere kiraya veya işletmeye verilebilecek.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNZİ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.