TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BASIN AÇIKLAMALARI

TBMM GENEL KURULU KUDÜS ÖZEL OTURUMU...


TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında, Kudüs özel gündemiyle toplandı. Genel Kurulda AK Parti, CHP ve MHP tarafından, İsrail'in Gazze'de yaptığı katliama ilişkin ortak bildiri yayımlandı.

15 Mayıs 2018 Salı

TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı İsmail Kahraman başkanlığında, Kudüs özel gündemiyle toplandı.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "2. Dünya Savaşı'nda Nazi kamplarını görmüş bir milletin mensuplarının tarihten ibret almadıkları görülüyor. İsrail devletini yönetenlerden, daha sorumlu siyaset etmelerini ve Filistinlilerin üzerine ateş edilmesi emri verirken Nazi Almanya'sında atalarının katledildikleri gaz odalarını ve sabunlukları düşünmelerini tavsiye ederiz." dedi.

Toplantının açılışında konuşan Kahraman, insanlık adına utanç verici bir durumla karşı karşıya olunduğunu dile getirdi.

Dünün, gözleri kör, kulakları sağır, kalpleri mühürlü, vicdanları kara insanların günü olduğunu belirten Kahraman, bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmek gibi görüldüğü bir inancın mensupları olduklarını, dün de bütün insanlığın öldürüldüğü bir güne daha şahit edildiğini söyledi.

İsmail Kahraman, Filistin topraklarında vücut bulduğu tarihten itibaren kan döküp, katliam yapmayı alışkanlık haline getiren İsrail'in, bu katliamlarına bir yenisi daha eklediğini vurgulayan Kahraman, ABD Başkanı Donald Trump'ın yangına benzin döktüğünü, bile bile büyükelçilik binalarının Kudüs'e taşınması kararıyla başlayan süreçte şu ana 61 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 3 bine yakın kişinin de yaralandığını anımsattı.

1967 yılından beri Filistin topraklarını işgal altında tutan İsrail'in, bu haksız eylemini giderek genişlettiğini vurgulayan Kahraman, İsrail'in Ortadoğu'da barış ve huzuru bozmaya dönük bu eylemlerinin ABD tarafından himaye edildiğini belirtti.

ABD'nin desteğiyle Kudüs'ün tamamını ilhaka etmeye dönük girişim başlatan İsrail'e dün en geniş şekilde tepki gösterildiğini dile getiren Kahraman, Filistinlilerin bir avuç topraklarını koruma gayesiyle demokratik şekilde tepki gösterdiğini ancak silahsız şekilde yapılan gösterilerin İsrail tarafından vahşi yöntemlerle bastırılmak istendiğine dikkati çekti.

Keskin nişancıların ateşi sonucu 61 Filistinlinin şehit edildiğini anımsatan Kahraman, "ABD ve devlet başkanları Trump'tan daha sorumlu siyaset takip etmelerini beklemekteyiz." ifadesini kullandı.

Kudüs'ün 3 semavi din için kutsal kabul edildiğine işaret eden Kahraman, burayı İsrail'in başkenti olarak tanıyıp, büyükelçiliğin buraya taşınmasının Filistin meselesinin çözümüne katkısı olmayacağını tam tersine kördüğüm haline getireceğini söyledi.

TBMM Başkanı Kahraman, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu noktada sorumlu bir devlet gibi hareket etmelerini beklerdik fakat Amerika Birleşik Devletleri yönetiminde bir akıl tutulması yaşandığı görüyoruz. Dünyanın ve bölgemizin, huzura ihtiyacı var. ABD'nin barış, huzur ve güven bozucu girişimlerden kaçınmasını burada tekraren tavsiye ediyoruz. Bizler de içimizi yakan İsrail katliamını en sert şekilde lanetliyoruz. Böylesine insanlık dışı katliamların yapılmasına sebep olan Amerika Birleşik Devletleri'ni aklıselim davranmaya tekrar davet ediyoruz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'daki "One minute" çıkışını hatırlatan Kahraman, bu çıkışa sebep olan hadiselerin tekrar edilmemesini beklerken, İsrail'in Filistinlere karşı katliam yapmayı adet haline getirdiğini söyledi.

Kahraman, "2. Dünya Savaşı'nda Nazi kamplarını görmüş bir milletin mensuplarının tarihten ibret almadıkları görülüyor. İsrail devletini yönetenlerden daha sorumlu siyaset etmelerini ve Filistinlilerin üzerine ateş edilmesi emri verirken Nazi Almanya'sında atalarının katledildikleri gaz odalarını ve sabunlukları düşünmelerini tavsiye ederiz." dedi.

İsrail devletinin bu yıl kuruluşunun 70'inci yıldönümü olduğuna işaret eden Kahraman, "İsrail devletinin tarihi, katliam ve soykırımı tarihi olmaktadır. Filistin haritasındaki gelişmeler gösteriyor ki bu apaçık ortadadır." ifadelerini kullandı.

Kahraman, İsrail'in, Filistinlileri kendi topraklarında parya durumuna düşürdüğünü ve dün de katliamlarına bir yenisini daha eklediğini dile getirdi.

Türkiye'nin katliam karşısında sessiz kalmayarak 3 gün yas ilan ettiğini anımsatan Kahraman, önümüzdeki cuma günü de İstanbul'da Yenikapı mitinginde buluşulacağını hatırlattı.

Meclis Başkanı Kahraman, sözde medeni ülkelerin sessizliğinin manidar olduğuna dikkati çekerek, İsrail'in bu vahşeti karşısında sessiz kalanların bu vahşetin ortakları olduğunu kaydetti.

İsmail Kahraman'ın konuşmasının ardından CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Kahraman'a yönelik, "6. filoya karşı 'kahrolsun Amerika' denildiği zaman, Amerika'ya karşı alkış tutan kişisiniz" dedi.

Bunun üzerine İsmail Kahraman, "O günlerde, benim 6'ıncı Filo hadisesiyle hiçbir ilgim yoktur. Söyleyenler tamamen cahildir, tamamen karalayıcıdır, tamamen ruhsuzdur, vicdansızdır. Ben, Milli Türk Talebe Birliğinin Genel Başkanlığını yaptım ve binamın önüne iki tane bayrak koydum. Biri orak çekik, çarpı çektim, biri Amerikan bayrağı, çarpı çektim. 'Ne Amerika ne Rusya' dedim, ben, 'milli yol' dedim. Ben böyle bir insanım. Benim enselerinde nefesimi hisseden komünistlerin uydurduğu yalanlara kanmayın ." diye konuştu.

Öte yandan, Genel Kurul toplantısına gelen milletvekilleri, yakalarına, "Kudüs onurumuzdur" yazılı rozet taktı.

MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu, ABD'nin büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımasının Ortadoğu'daki en temel sorunun çözüm imkanlarını tahrip ettiğini belirterek, "MHP olarak biz, Filistin davasında ve onun en önemli unsuru olarak gördüğümüz Kudüs'ün statüsünün muhafaza edilmesi ve İsrail'in işgali ve tasallutu karşısında 80 milyon Türk milletinin müşterek hissi ve tavrını paylaşıyoruz." dedi.

İhsanoğlu, TBMM Genel Kurulunun Kudüs özel gündemli toplantısında, MHP adına söz aldı.

Bugün sadece Türk milletinin değil, İslam dünyasının ve vicdan sahibi milyarlarca insanın kınadığı tek taraflı, haksız, hukuku ve uluslararası normları ve uluslararası meşruiyet esaslarını çiğneyen bir durumla karşı karşıya olunduğuna dikkati çeken İhsanoğlu, ABD'nin uluslararası hukuku ve kararları ihlal ederek Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıdığını söyledi.

Ardından yaşananlara işaret eden İhsanoğlu, "Bugün toprakta hakkı olmayanların tarihi gün saydığı; toprak sahiplerinin ise gasbedilen topraklarında, anavatanlarında hayat haklarına son verildiği gündür." diye konuştu.

İsrail ve Filistin arasındaki gelişmelerin tarihi sürecini aktaran İhsanoğlu, Filistinliler için bugüne kadar süren trajedi ve acıların azalmak şöyle dursun, ABD Başkanı Donald Trump'ın son hamlesiyle katlanılmaz bir hale geldiğini vurguladı.

İhsanoğlu, şöyle konuştu:

"Başkan Trump'ın kendi iç politika mülahazalarıyla ondan önceki bütün başkanların atmaktan çekindiği bu adım tarihe kara bir leke olarak geçecektir. Bu haksız tasarruf, Amerika'nın Filistin davasında adil ve tarafsız arabulucu sıfatını ortadan kaldırmıştır. ABD yönetiminin büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıması konusunda ısrar etmesi Ortadoğu'da en temel sorunun çözüm imkanlarını tahrip etmiştir. MHP olarak biz, Filistin davasında ve onun en önemli unsuru olarak gördüğümüz Kudüs'ün statüsünün muhafaza edilmesi ve İsrail'in işgali ve tasallutu karşısında 80 milyon Türk milletinin müşterek hissi ve tavrını paylaşıyoruz. Bu konuda Dışişleri Bakanlığının dün yaptığı açıklamayı isabetli buluyoruz. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı'nın (Recep Tayyip Erdoğan), İslam İşbirliği Teşkilatı'nın dönem başkanı olarak gelecek cuma zirveyi İstanbul'a davet etmesi önemli bir gelişmedir."

İhsanoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatının gerçekleştireceği zirvede yeni ve farklı yaklaşımlar sergilenebileceğini belirterek, çekişen Filistinli güçlerin çatışmasını önlemek ve milli beraberliklerini yeniden sağlamak, uluslararası forumlarda hak aranması ile Kudüslülere kendi topraklarında yaşama imkanı temin edilmesi önerilerinde de bulundu.

İhsanoğlu, şunları kaydetti:

"Filistin'le ilgili İslam İşbirliği Teşkilatı içerisinde, kurulduğu günden yani 1969'dan bu yana, pek çok kararlar alındı, pek çok zirveler yapıldı. Bu kararların maalesef çok azı uygulanmıştır. Önümüzdeki zirvenin farklı olması ve ülkemizin bu hususta önceliğinin somut bir şekilde tecelli etmesini dilerim. MHP adına bu hukuksuz, gaddar ve hunhar saldırıları bir kez daha kınıyor, mübarek ramazan ayının yaklaşmasıyla Cenabıallah'tan ülkemize, İslam alemine ve özellikle Filistinli kardeşlerimize huzurlu ve güvenli yarınlar diliyorum."

Meclisin seçim öncesinde çalışmalarını tamamlamaya hazırlandığını hatırlatan İhsanoğlu sözlerini, "Bu Genel Kuruldaki son görevlerimden bir tanesini yerine getirmiş oluyorum. Bu Genel Kurulun sona ermesiyle beraber benim görev sürem de bitmiş olacak. Bu çatı altında, sizlerle beraber 3 yıla yakın zaman geçirmiş bulunuyorum. Milli iradenin tecelligahı olan TBMM’nin ve Türk devletinin ilelebet payidar olması temennisiyle hepinize sevgi, saygı ve en halisane temennilerimi kalbi şükranlarımla sunar; burada olan ve olmayan milletvekili kardeşlerimizin varsa haklarını helal etmesini isterim. Bu 3 sene içerisinde sürçü lisan ettiysek affola." şeklinde tamamladı.

Birleşimi yöneten Meclis Başkanı İsmail Kahraman ise "Sayın İhsanoğlu, siyasette veda yok. Belki burada bulunmayacaksınız ama fikirlerinizden her zaman istifade edeceğiz." dedi.

HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, "İğneyi kendimize batıracağız. Halka anlatılacak bir şey yok. Mavi Marmara metninde Kudüs ve Ankara ibarelerinin altına imza atan ve bunu onaylayan bu parlamentodur." dedi.

Bilgen, TBMM Genel Kurulunun Kudüs özel gündemli toplantısında, HDP adına söz aldı.

Filistin konusunda en güzel şeyin kulağa hoş gelen şeyler söylemek olduğunu belirten Bilgen, "20 yıldır Filistin sorununda tartışılan şeylerin aynısını dönüp dönüp tartışmak, kınamak ve lanetlemekten bir adım ileriye gidilmiş değildir." ifadesini kullandı.

Heyecanlı konuşmalar yaparak alınabilecek hiçbir mesafenin olmadığını aktaran Bilgen, caydırıcı, güçlü bir aracın, aparatın olunmaması halinde sadece konuşulacağını bildirdi.

Türkiye'de, "İsrail doğru yapıyor, Filistinliler bunu hak ediyor" diyen kimsenin olmadığına işaret eden Bilgen, şöyle devam etti:

"Peki biz, kime ne propagandası yapıyoruz? İslam dünyasının neredeyse tamamına yakını Filistin konusunda kararlıysa, samimiyse niye bu sorun çözülmüyor? Açık konuşalım; İsrail'in politikalarının sorumlusu, müsebbibi sadece İsrail hükümeti değildir. Körfez ülkeleridir. Körfez ülkelerinin cesaretlendirmesi, gizli desteği olmasa İsrail bunu bütün İslam dünyasına, Ortadoğu halklarına rağmen yapıyor olabilir mi?"

Bilgen, ciddi bir muhasebe yapmaya ihtiyaç olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"İğneyi kendimize batıracağız. Halka anlatılacak bir şey yok. Mavi Marmara metninde Kudüs ve Ankara ibarelerinin altına imza atan ve bunu onaylayan bu parlamentodur. 'Hayır değil' diyorsanız çıkın söyleyin. Biz burada bunu uyardığımızda, 'hayır öyle bir metin bulunmuyor' dediniz. Şimdi metin ortadadır. İngilizce metin her tarafta dolaşıyor. Bari şuraya getirin bu anlaşmayı yeniden tartışalım, geri çekelim. Ticari anlaşmalarda bir sorgulama var mı? Yok.

Kudüs konusu çok net biçimde, uğrunda bedel ödemeyi göze alamayan Ortadoğu'daki İslam ülkelerini yöneten siyasetçilerin diyetidir, vebalidir. Ortadoğu'da İslam ülkeleri, kendilerinin ne yapacaklarına dair somut hiçbir şey konuşmuyorlar, önermiyorlar. Bugün buradan da muhtemelen bir güçlü kınama, lanetleme çıkacak. 2-3 gün sokaklarda heyecanlı nutuklar atılacak ama İsrail işgal etmeye devam edecek. Filistinliler yurtlarından kovulmaya ve İsrail'i şımartan devletlerle bizim ikili ilişkilerimiz gayet iyi seyretmeye devam edecek."

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, "Kudüs" özel oturumuyla toplanan TBMM Genel Kurulu'nda hükümet adına bilgilendirme yaptı.

Bozdağ, ABD'nin, tüm uluslararası hukuk kurallarını, yerleşik bütün parametreleri, Birleşmiş Milletlerin (BM) ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) kararlarını ve kendisinin altında imzası bulunan bütün kararları; uluslararası toplumun İstanbul'da ve BMGK çatısı altında ortaya koyduğu bütün iradeyi de hiçe sayarak Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıdığını ve bu haksız, hukuksuz, keyfi taşıma sırasında pek çok Filistinlinin hayatını kaybettiğini anımsattı.

Bu yıkıcı tasarruf için Filistinlilerin "büyük felaket" olarak nitelendirdikleri bir günün seçilmesinin, gerilimin yüksek olduğu bölgede pek çok olumsuzluğun da fitilini ateşlediğini dile getiren Bozdağ, ABD'nin büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşımasının, Filistin halkının, tarihi, hukuki, doğal ve milli haklarına açık bir saldırı olduğunun altını çizdi.

"ABD'nin elçiliğini Kudüs'e taşıması, sadece Filistinlilere, sadece Kudüs'e değil, bütün Müslümanlara yapılmış ortak bir saldırıdır." diyen Bozdağ, "ABD'nin elçiliğini Kudüs'e taşıması, sadece İslam'a, Müslümanlara değil, aynı zamanda Hristiyanlara ve buranın kutsiyetine inanan samimi herkese ve her kesime yapılmış ortak bir saldırıdır." ifadesini kullandı.

Dün bir yandan açılış yapılırken öte yandan barışçıl bir gösteri yapan, haksızlığa, hukuksuzluğa karşı hakkını, hukukunu savunan ve dünyanın dikkatini bu haksızlığa ve zulme çekmek isteyen Filistinli masum kadınlara, çocuklara, yaşlılara, silahsız insanlara terörist İsrail devletinin askerlerinin kurşun attığını, ölüm yağdırdığını belirten Bozdağ, "60 civarında Filistinli kardeşimizin şehit olurken 3 bin civarında Filistinli kardeşimiz de yaralanmıştır. Şehit olanlara öncelikle Allah'tan rahmet diliyoruz, yaralılara acil şifalar diliyoruz." dedi.

"Bir insanlık dramını yoktan var eden bir zulümle insanlık olarak ortak mücadele etmek mecburiyetindeyiz." diyen Bozdağ, Filistin meselesi adil şekilde çözülmeden Ortadoğu'ya barış ve huzurun asla gelmeyeceğini söyledi.

Ortadoğu'daki sorunlar çözülmeden ise küresel ölçekte sürdürebilir istikrara, refaha ve barışa asla kavuşulamayacağına dikkati çeken Bekir Bozdağ, "Oysa bugün bazı çevrelerin Filistin meselesini çözmek için çaba harcamak yerine bölgemizdeki huzursuzluğu, istikrarsızlığı, krizleri daha da derinleştiren, çatışmalara, buhranlara kapı aralayan adımlar atmış olması, bölgedeki bütün olumlu ortamı maalesef yok etmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin, aldığı karar ve attığı bu adımla, bölgede bugüne kadar zar zor da olsa işletilen, devam eden barış sürecini tamamen imha ettiğini, barış umutlarını yok ettiğini vurgulayan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD aldığı bu kararla, attığı bu adımla, İsrail askerlerinin dün gerçekleştirdiği katliamlarda İsrail ile beraber birinci derece faildir. İsrail askerleri ve İsrail hükümeti bu katliamdan elbette birinci derecede sorumludur ama bu katliama sebep olan ABD yönetiminin attığı adımdır, aldığı tavırdır, yaptıklarıdır. Dolayısıyla İsrail askerleri kadar İsrail hükümet kadar ABD yönetimi de oradaki katliamlardan, yaralanmalardan birinci derecede sorumludur."

"İsraillilerin ellerinde Filistinlilerin kanı damlıyordu ama artık ABD'nin elinde de masum Filistinlilerin kanı vardır." ifadesini kullanan Bozdağ, "ABD yönetimini ve ABD'yi, terörist İsrail devletini, yaptıkları bu haksızlıktan, zulümden, katliamdan dolayı şiddetle ve nefretle Türkiye olarak bir kez daha kınıyor, lanetliyoruz." diye konuştu.

Türkiye olarak sadece İslam alemine değil tüm insanlığa bir çağrı yapmak durumunda olduklarını belirten Bozdağ, şunları söyledi:

"Vicdan sahibi tüm Hristiyanlar ve diğer din mensupları, Müslüman olmayan insanlar da ABD'nin ve İsrail'in, hukuk dışı, vicdanları sızlatan bu tutumuna karşı, ortak ve etkin tutum almak, tepkilerini ortaya koymak zorundadırlar.

Eğer biz ölümler, zulümler, haksızlıklar karşısında susarsak, bu ölümleri, zulümleri, haksızlıkları yapanlar daha büyük haksızlıklara, daha büyük zulümlere daha büyük katliamlara imza atacaklardır. Susanlar da bunları gerçekleştirenlerin yaptıkları suçlardan, manevi olarak mesuliyetten kurtulamazlar. Konu sadece bir dinin kutsal saydığı şehre ve kutsal kabul ettiği yerlere saldırı, bir dine saldırı değildir. Aynı zamanda dün itibarıyla, uluslararası hukuk tamamen ayaklar alına alınmıştır. Gelinen noktada, kurallara dayalı uluslararası düzenin temellerinden sarsıldığı ortaya çıkmıştır. Uluslararası toplumun, tarih boyunca edindiği tecrübelerle, ilmek ilmek dokuduğu, uluslararası anlaşmazlıkların, ülkelerarası sorunların görüşülerek, diplomasi yollarıyla, barışçıl yollarla çözülmesi ve bunu sağlayacak şekilde ihdas edilen uluslararası hukuk kuralları ve uluslararası sistem, maalesef dün itibariyle iflas etmiştir.

İsteyenin istediği gibi hareket ettiği, kafasına estiği gibi davrandığı bir düzenin, bir dünya sisteminin hayata geçmesi, dünyamızı bu günden daha güvenli hale getirmeyecektir, aksine daha kötü bir noktaya götürecektir."

ABD'nin, bu adımıyla, uluslararası hukukun en temel ilkelerini ve tarihi gerçekleri yok saydığını dile getiren Bozdağ, bunun aynı zamanda 21 Aralık 2017'deki Birleşmiş Milletler Genel Kurul kararı ve 13 Aralık'taki Olağanüstü İslam Zirvesi'nde ifadesini bulan uluslararası toplumun iradesini de yok saymak anlamına geldiğini bildirdi.

ABD'nin, bu adımıyla, uluslararası hukuku, ikili anlaşmaları, Birleşmiş Milletler (BM) ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) kararlarının tamamını ayaklar altına aldığını, çiğnediğini, "ben bunları tanımıyorum" diyerek adeta bütün dünyaya meydan okuduğunu ifade eden Bekir Bozdağ, "Sayın Cumhurbaşkanımızın uzunca bir zamandır dilendirdiği 'dünya beşten büyüktür' anlayışının ne anlama geldiğini, bu pervasız tutum bir kez daha gözler önüne sermektedir. Onun için biz dünyanın dört bir yanında adaletin ayakta tutulması ve yaşatılması için mazlumların ve adalet arayan herkesin Türkiye olarak vicdanı ve sesi olmaya devam edeceğiz." dedi.

ABD'nin, ayrıca barış istediğini defalarca kanıtlayan Filistinin tarafını, attığı bu adımlarla haksız bir şekilde cezalandırırken, barış umutlarını her defasında yok eden, Birleşmiş Milletler kararlarını bugüne kadar hiç tanımayan ve yaptıkları zulümle, katliamla tarihe geçen terörist İsrail devletini ödüllendirdiğini kaydeden Başbakan Yardımcısı Bozdağ, adaletin olmadığı yerde kalıcı barışın sağlanmasının mümkün olmadığına işaret etti.

Bozdağ, "ABD, barışın en temel koşulu olan iki devletli çözüm zeminini de maalesef yaptığı bu tasarrufla yok etmiştir. ABD, artık gelinen noktada çözümün değil sorunun parçasıdır. Böyle bir ülkenin ortaya koyacağı çözüm planında, inandırıcı ve gerçekçi olması mümkün değildir. ABD, bu tutumuyla, bölgemizdeki bütün sorunlarda objektif, adil, tarafsız bir tutum yerine subjektif, taraflı bir tutum takınacağını da bütün dünyaya göstermiştir." değerlendirmesini yaptı.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Haber Tarihi (dd/mm/yyyy)
Anahtar Kelime






Türkiye Büyük Millet Meclisi Resmi İnternet Sitesi
© 2009 TBMM
Tasarım Hacettepe Üniversitesi


Sitemiz en iyi Mozilla Firefox 3.0, IE 7.0 ve üzeri ile görüntülenebilir.