TBMM İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU'NDAKİ TARTIŞMA...
|
|
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu toplantısında yaşanan tartışma ile ilgili olarak,
''Şiddet benim işim değil, benim şiddete başvurduğum görülmemiştir ama komisyon yönetmekteki aczine elbette ki bir tepki göstermem lazımdı'' dedi. |
| 11 Mart 2010 Perşembe |
|
|
Komisyon toplantısında yaşanan tartışmayla ilgili gazetecilerin
sorularını yanıtlayan Ersin, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir'in,
''Erzurum özel yetkili savcısının, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk
hakkında ileri sürdüğü iddialarla'' ilgili komisyonda görüşme açılmasını
istediğini söyledi. Ersin, bu taleplerinin kabul edilmediğini ifade etti.
Komisyona, 1,5 ay önce, ''Ergenekon davası'' tutukluları Prof. Dr. Fatih
Hilmioğlu ve Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın hastalıklarıyla ilgili başvurularının
olduğunu anlatan Ersin, bu konunun görüşülmesi sırasında tartışma yaşandığını ve
kendisinin toplantıdan ayrıldığını söyledi.
Tartışmanın şiddete vardığı yönündeki soru üzerine, Ersin, ''Şiddet benim
işim değil, benim şiddete başvurduğum görülmemiştir ama komisyon yönetmekteki
aczine elbette ki bir tepki göstermem lazımdı'' dedi.
''Buradaki Mehmet Üskül'dür, acz içindedir; bu komisyonu yönetebilme
ehliyetini gösteremiyor'' iddiasında bulunan Ersin, şöyle devam etti:
''Komisyon başkanlığı ve üyeliğinden en kısa zamanda ayrılması lazım.
Komisyonu hadım etmiştir, bu komisyonun işlevini bitirmiştir. Komisyon görevini
yapmadığı için Hükümet, İnsan Hakları Kurulu kurmak için hazırlık yapıyor.
Komisyon görevini tam yapsaydı, böyle bir ihtiyaç doğmazdı.''
CHP'li Ersin, ''Zafer Üskül''ün adını neden sürekli ''Mehmet Üskül''
olarak söylediğini soran gazetecilere şu karşılığı verdi:
''Zafer Üskül biliyorsunuz daha önceden CHP'de siyaset yapan, sol
cenahtan birisiydi. Şimdi AKP'lileri bile çileden çıkaracak kadar milli görüşçü
oldu. AKP'liler bile 'olmaz bu kadar' diyor. Daha önceki yıllarda Atatürk
hayranlığını sık sık dile getiren Zafer Üskül, AKP'li olduktan sonra, 'Atatürk'ü,
Anayasa'dan çıkarmak gerekir' demiştir. O nedenle bizim bildiğimiz Zafer Üskül
değil o... O, Mehmet Üskül'dür.''
Alınan bilgiye göre, CHP'li Özdemir, toplantıda, Erzincan Cumhuriyet
Başsavcısı İlhan Cihaner ve Orgeneral Berk hakkındaki iddianamenin ''Alevilere
yönelik ayrımcılık'' olduğunu söylediği ilgili sayfasını okuduktan sonra, ''Sayın
Başbakan, siz... Dokunulmazlığınıza güvenmeyin. Başsavcı İlhan Cihaner'i, başka
bir savcı, başsavcının deyimiyle 'giderek, eşkıya gibi gidip odasında tutuklayıp'
götürdü. Yarın sizin de Başbakanınıza, makamına birisi gelip, 'hadi kardeşim
topla şu pijamaları gidiyoruz' diyebilir'' dedi.
AK Parti'li komisyon üyelerinin tepki göstererek, ''Bu ne biçim konuşma''
demeleri üzerine, Özdemir, ''Bu yaşanan olay, yarın size de gelebilir, onun için
gülmeyin, sırıtmayın ve benim bu söylediklerimi ciddiye alın'' diye konuştu.
CHP'li Özdemir, medyada yer alan bazı haberlerin, ''masumiyet karinesini
ihlal ettiği'' iddialarının araştırılması ile ilgili inceleme raporunun kabul
edildiğini anımsatarak, TRT'nin, dün Ankara'da mühimmat ve silah yüklü bir
kamyonun yakalanıp Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürülmesi ile ilgili yaptığı
haberleri eleştirdi. ''Türkiye'de bir paranoya yaşanıyor'' diyen Özdemir, ''TRT,
kamyondaki silahların seri numaralarının silindiği yönünde haber yaptı. Ancak
daha sonra bu silahların askerlere ait olduğu ortaya çıktı. Bu nasıl yayıncılık
anlayışıdır?'' diye sordu. (16:31)
|
|
ABONE GİRİŞİ
Siteye kayıt yaptırmanız halinde
yayınlanan yeni haberler elektronik posta olarak adresinize iletilecektir.
Kayıt olmak için tıklayınız >>
|